1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.08.2009 - Alman basınından özetler

31 Ağustos 2009 tarihli Alman gazetelerinin ortak yorum konusunu dün Almanya'da üç eyalette yapılan parlamento seçimleriyle bir eyaletteki belediye seçimleri oluşturuyor.

CDU taraftarı gençler, seçim sonuçlarını üzüntüyle takip ediyor

CDU taraftarı gençler, seçim sonuçlarını üzüntüyle takip ediyor

Başkent gazetelerinden Berliner Morgenpost, dünkü seçimlerden, Berlin'deki büyük koalisyon hükümetinin çıkarması gereken bazı dersler olduğu görüşünde:

"Berlin'e verilen mesaj çok açık: Sosyal Demokratlar tarihî bir zafiyet dönemi yaşamasına rağmen, Hrıstiyan Demokratlar henüz zafer kazanmadı. Daha şimdiden bakanlık koltuklarını paylaştıranlar yanılgı içinde. Diğer yandan Sosyal Demokratların başbakan adayı Steinmeier de çözümü imkansız bir denklemle yeniden karşı karşıya: Sol Parti ve Yeşillerle üçlü bir koalisyon ihtimalini, inandırıcı bir şekilde nasıl dışlayabilirim? Günün birinde bu ihtimalin gerçek olacağı herkesin malumu. Sadece ne zaman olacağı meçhul. Kesin olan şu ki, önümüzdeki dört hafta çok heyecanlı geçecek. Çünkü henüz yarış bitmedi. Sıkıcı seçim kampanyası dönemi de böylece geçmişte kaldı."

Münchner Merkur gazetesi de dünkü seçimleri 27 Eylül'de yapılacak genel seçimler ışığında değerlendiriyor:

"Pazar günkü seçimlerin sonuçları Hrıstiyan Demokrat Parti Gnel Başkanı Angela Merkel ve Sosyal Demokratların lideri Franz Müntefering'i kara kara düşündürmüş olmalı. Muhafazakârlar, eyalet parlamento seçimlerindeki kan kaybını dün Thüringen ve Saarland'da da sürdürdü. Partinin tabanındaki erozyonun önüne geçilemedikten sonra parlak bir başbakanınız olmuş, neye yarar! Üstelik Hür Demokrat Parti giderek güç kazanırken... Birlik Partileri, daha fazla gecikmeden şapkayı önlerine koyup durumu iyice analiz etmelidir. Diğer yandan gerçekçi bir yaklaşımda bulununca Sosyal Demokratların da sevinç çığlıkları atmaları için de ortada pek fazla neden olmadığı görülüyor. Saarland eyaletindeki kayıplar sınırlı kalırken, doğudaki Thüringen ve Saksonya eyaletlerinde 'kitle partisi' olma özelliğini çoktan yitirdi. Hal böyleyken, Hrıstiyan Demokratların kan kaybına sevinmek safdillilikten başka birşey değildir. Pazar günkü seçimlerin ardından Sosyal Demokratların Sol Parti'ye olan bağımlılığı daha da artmıştır."

Bielefeld merkezli Neue Westfälische gazetesi, dört hafta sonraki genel seçimler gözönüne alındığında, dünkü seçimlerden çıkarılması gereken sonuçları şöyle sıralıyor:

"Birincisi; hiçbir çoğunluk olasılığı garanti değil. İkincisi; Hrıstiyan Demokratlar, Başbakan Merkel'in popülaristesine rağmen büyük oranda kan kaybını önleyemiyor. Üçüncüsü; Sosyal Demokratlar darboğazdan kurtulmayı başaramadı. Dördüncüsü; iki eyalette Sosyal Demokrat-Sol Parti-Yeşiller'den oluşan üçlü bir çoğunluk söz konusu. Üstelik ilk kez batıdaki bir eyalette de böyle bir manzarayla karşı karşıyayız. Netice itibariyle genel seçim yarışının daha da kızıştığı söylenebilir."

Son olarak Berlin merkezli Tagesspiegel'den bir alıntı yapıyoruz. Gazete, oy kaybına uğramasına rağmen aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti'nin (NPD) Saksoyna'da eyalet parlamentosuna girmeyi başarmasını büyüteç altına alıyor:

"NPD, yasa dışı tavır ve eylemlerinin de etkisiyle borç batağına sürüklenmiş durumda. Buna rağmen, kitle partilerinden hoşnut olmayan pek çok seçmen bu partiye oy verebiliyor. Amaç, demokratik partilere bir ders vermek belki. Doğru, NPD'ye verilecek her oy kitle partilerine bir ders niteliği taşıyor - ama verilebilecek en aptalca ders! Radikal Neo-Naziler bir yana, bu partiyi seçenlerin kaçı acaba nasyonal-demokratik temellere dayalı bir dikta rejimi istiyor? Öyle görünüyor ki, pek çok 'protestocu' seçmen, NPD'ye verdikleri oyun doğurabileceği olası sonuçları tam olarak idrak edemiyor. Demek ki Berlin Duvarı'nın yıkılmasından 20 yıl sonra bile insanların aydınlatılması için daha çok gayret gösterilmesi gerekiyor."


Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Baha Güngör