1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.01.2012 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde bugün ön plana çıkan konu Brüksel'de yapılan AB liderler zirvesi. Suriye'deki gelişmeler ve Fransa'da yavaş yavaş başlayan seçim kampanyasına ilişkin yorumlar da dikkat çekiyor.

default

Sol - liberal eğilimli İspanyol El Pais gazetesi, Avrupalı liderlerin Euro krizi karşısında hiçbir şey yapamadığı eleştirisinde bulunuyor:

"Zirvelerden yüksek beklentiler içine girip neredeyse hiçbir somut sonuç elde edilememesi, Avrupa Birliği'nde günlük hayatın bir parçası haline geldi. Euro'yu yöneten kurumlar, hızlı hareket etmiyor. Mali krizin başlangıcından bu yana tam 17 zirve düzenlendi ve Yunanistan sorunu hâlâ çözülebilmiş değil. Yunanistan meselesi yine ertelendi, tıpkı İtalya, İspanya ve Fransa'nın borçlanma sorunları gibi. Piyasalar İspanya ve Portekiz'i kısa süre içinde risk primlerini artırarak cezalandırmıştı. Zirvelerde sadece gevşek vaatlerde bulunulması ve Euro'nun ağır sorunlarının sürekli ertelenmesi, malî piyasaların anlayış gösterebileceği birşey değil."

İsviçre gazetesi Tagesanzeiger de Yunanistan'ın durumuna dikkat çekiyor. Yorum Almanya'nın Yunanistan için bir Avrupa Birliği komiseri atanması önerisini değerlendiriyor:

"Yunanların bir AB bakıcısına ihtiyacı var mı? Berlin'in Atina için bir tasarruf komiseri atanması fikri, ilk aşamada daha çok kendi kamuoyu için düşünülmüştü. Ancak bu öneri Brüksel'de dün yapılan zirvede gerilimin yatışmasına katkı sağlamadı. Almanya'nın Avrupalı ortaklarına karşı daha temkinli davranması yerinde olurdu. Çünkü Avrupa Birliği, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in tasarruf politikası doğrultusunda hareket ediyor ve Merkel Avrupalılar tarafından bu kabul görmüşlüğünü kaybedecek olursa, verilen tüm çabalar heba edilir. Polemik ve körü körüne tasarruf, bir çıkmaza götürüyor. İhracat şampiyonu Almanya ise aslında ekonomik patlama yaşıyor ve düşük faizler sayesinde Euro krizinden dolaylı olarak faydalanıyor. Merkel daha cömert davranabilir."

Rus gazetesi Wedomosti'de de Suriye'deki duruma ilişkin bir yorum yer alıyor. Yorumda Batı'nın Şam üzerinde baskıyı artırdığına işaret ediliyor:

"Suriye'de durum giderek kritikleşiyor... Suriyeli taraflar arasında Moskova'nın öncülüğünde temas kurulması önerisi güzel, ancak aynı zamanda pek hayata geçirilebilir bir fikir değil. Ölü sayısının çokluğu nedeniyle taraflar arasındaki husumet oldukça büyük. Gerçi Batı da Irak, Afganistan ve Libya'dan sonra başka Müslüman bir ülkede dördüncü cepheyi açmanın İslam dünyası ile ilişkilerini daha da kötüleştireceğini kavradı. Ancak öte yandan kısa ya da uzun vadede uluslararası toplumun Suriye'ye müdahale etmekten başka seçeneği kalmayacak. Ve görünen o ki, Rusya, Arap dünyasındaki son müttefikini de kaybedecek."

Fransa'da seçim heyecanı başladı. Bağımsız Fransız gazetesi Le Monde, Fransa'daki seçim kampanyasında Almanya'nın rolünü irdeliyor:

"Mali krizin başlamasından bu yana Sarkozy'nin tek seçim argümanı Almanya oldu. Sarkozy, Almanya yaptığı için katma değer vergisini yükseltiyor. Sağ ve sol arasında fark kalmadığını düşündüğünden Almanya modeline yönelmekte. Artık günümüzde tartışma, dünyaya açılma ve küreselleşme taraftarları ile karşıtları arasında yaşanıyor. Sarkozy ise açılım cephesinin liderliğini üstlenmek istiyor, ayrıca Fransa'da Almanya'nın iyi bir imajı olduğunu görüyor. Sarkozy'nin rakibi François Hollande da seçim kampanyasındaki tutumundan bağımsız olarak Angela Merkel'le 'uyum içinde işbirliği yapma' arzusunda. Hollande arkasına Alman düşmanlığını almayacak, ancak Almanya'yı takip etmek niyetinde de değil. Fransa Almanya değil, seçim kampanyası yakında bunu gösterecek."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız