1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.01.2005 - Avrupa basınından özetler...

Bugün Almanya’dan ve dış basından aktaracağımız basın özetlerine Irak seçimleri damgasını basıyor. Süddeutsche Zeitung gazetesinden aldığımız yorumda özetle şu satırları okuyoruz:

„Irak’ta seçimler sonuçlandı, ama seçimde, sevinçle burukluğun karıştığı duygular yaşandı. Kuzey ve güneyde insanlar kararlı bir biçimde sandık başına koşarken, bombaların patladığı Bağdat ve Basra’da ve çatışma çıkan diğer yörelerde oylardan önce ölü sayısı sayılmaya başladı. Demokrasi ağır ateş altında kaldı. Ama herşeye rağmen direnişçiler seçimi engellemeyi başaramadılar. Ve bu iyi haberde, yaşamını tehlikeye atarak sandık başına giden her Irak’lı seçmenin payı var.“

Berliner Zeitung gazetesi de yorumunda Irak seçmenini övüyor:

„Irak’lı seçmenin sandık başına gitme cesaretini göstermesi ve ülkenin her köşesinde görülen yüksek katılım oranı, her şeyden önce seçimleri engellemek isteyen teröristlere verilmiş iyi bir yanıtttır. Ama aynı zamanda Irak’ta değişim için büyük umutlar beslendiğinin de göstergesidir. Seçime katılım, Iraklı seçmen tarafından bu durumda yapabilecek en akılcı çözüm olarak algılanmıştır. Seçmenin bu yöndeki umutlarına şimdi Washington Yönetimi’nin, Amerikan işgal makamlarının, yeni Irak hükümetinin v e sertlik yanlısı dini çevrelerin karşılık vermesi gerekmektedir.“

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesi ise Irak seçimlerine ilişkin şu görüşlere yer veriyor:

„Seçimden çıkan en önemli sonuç şimdiden belli: Seçim yapılmıştır ve -tüm sınırlamalara karşın- Irak’ı en geç 2006’da tam egemenliğine kavuşturacak siyasi süreci başlatmıştır. Seçmen, terörist örgütlerin tehditlerine pabuç bırakmamış, Irak geçici hükümet temsilcileri de bu sınavdan başarıyla çıkmışlardır. Gerçi teröristler bundan sonra da korku ve gözdağı verme çabası içinde olacaklardır ama, barış, huzur ve kendi kaderini tayin hakkı arzulayan büyük çoğunluğun bu isteğini ortadan kaldırmaya güçleri yetmeyecektir.“

Düsseldorf’ta yayımlanan Handelsblatt gazetesi yorumunda, Şii’lerin bundan sonraki tavrının ne olabileceğini irdeliyor:

„Bu seçimle birlikte Şii’lerin dönemi açılmış bulunuyor. Yıllarca baskı altında tutulan Irak’ın çoğunluk halk grubu, şimdi kendisine yakışan büyüklüğü göstererek, siyasi açıdan ikinci kümeye düşen Sünnilere elini uzatması gerekmektedir. Bu pratikte, Sünni politikacılara önemli bakanlık görevleri verilmesiyle, onların güvenlik sisteminde yer almalarıyla ve herşeyden önce de anayasayı oluşturacak komisyonda etkili rol almaları için teminat verilmesiyle mümkün olacaktır. Bu belki biraz aşırı bir istek gibi görülebilir, ancak bundan başka bir seçenek bulunmamaktadır.“

İtalyan Corriera della Sera gazetesi, Irak’ta seçimlerin yapılmasının gerekli olduğu görüşünü dile getiriyor, ancak demokrasinin oluşması için seçimlerin yeterli bir önşart olmadığına dikkat çekiyor. Gazete, demokrasiye giden yolun dikenlerle dolu olacağını, terörizmin devam edeceğini ve Irak’ın komşularının da Irak’ı rahat bırakmayacağını belirtiyor ve önümüzdeki aylarda zorlu adımların atılıcağına dikkat çekerek, Irak’ı bir İslam Cumhuriyeti’ne dönüştürme yönünde yoğun baskıların da gelme olasılığına işaret ediyor.

Fransız Le Figaro gazetesi, Irak seçimlerinin galibinin Başkan Bush olduğunu belirttiği yorumuna şöyle devam ediyor:

“Başkan Bush, seçimlerin tüm tehdiklere karşın yapılmış olması dolayısıyla kendisini bu seçimin ilk galibi olarak görüyor. Başkan Bush’un dikkafalılığı en azından bu konuda işe yaradı. Seçimlerin ertelenmesi çağrılarına kulak asmayarak, doğru bildiğini okudu. Ancak bu seçimler uzun ve zorlu bir sürecin de başlangıcı. Şiiler, Sünniler ve Kürtler şimdi ortak bir politika geliştirme0k zorundalar. Fransa ve diğer müttefik güçlerin ise, Amerika’nın Irak bataklığından çıkmasına yardımcı olmaları gündemde bekliyor.”

Muhafazakar İngiliz gazetesi The Times, Irak’ta ilk kez özgür seçimlerin yapıldığına dikkat çekerek, seçimlerden kimin zaferle çıktığının değil, seçime katılımın yoğun olmasının önemine işaret ediyor:

“8 milyon Iraklı hayatını tehlikeye atarak sandık başına gitmiştir. Onların bu kahramanlığı, özgürlüklerini normal birşeymiş gibi gören diğer uluslara ders olmalıdır.”