1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.11.2009 - Alman basınından özetler

İsviçre'de yapılan referandumda halkın büyük çoğunluğunun minare yapımının yasaklanması yönünde oy kullanması Alman basınında da yankı buldu. Gelişme manşetlerden verildi, konu yorum sütunlarında ağırlıkla yer buldu.

default

“Die Welt” gazetesinde “İslam korkusu” başlığıyla kaleme alınan yazıda şu yorum yapılıyor:

“İsviçre'de minare yapmanın yasaklanması yönündeki karar, doğru soruya yanlış cevap veriyor. Avrupa'da cami yapımına karşı çıkanlar, bazı Müslüman ülkelerde kilise inşa etmenin yasak ya da çok zor olduğuna dikkat çekiyor. AB haklı olarak Türkiye'nin bu tutumunu AB üyeliği açısında bir engel olarak görüyor. Bununla birlikte Batı ancak din özgürlüğünü ciddiye aldığını ortaya koyduğu takdirde inandırıcı olabilir. Referandum sonucu Avrupa'da İslam korkusunun ne denli kökleştiğini ve bunun siyasi elitler tarafından yeterli düzeyde ciddiye alınmadığını gözler önüne seriyor.”

Yine Almanya'nın önde gelen gazetelerinden “Süddeutsche Zeitung” gazetesi de İsviçre'deki referandum sonucuna ışık tutuyor ve “İsviçre için feci sonuç” başlığıyla şu değerlendirmeyi aktarıyor:

“Bu yasak Avrupa'nın başka hiçbir ülkesinde yok. ‘Minare yapımı yasaktır' ifadesi artık Anayasa'da yer alacaksa bu sadece Anayasa'ya aykırılık teşkil etmeyecektir. Aynı zamanda din özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı da ihlal edilmiş olacaktır. İsviçre aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal etmiş olacak ve İsviçre'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet edilmesi de gecikmeyecektir. Ve orada da İsviçre açısında utanç verici bir karar çıkacak hatta bu ülkenin Avrupa Konseyi'nden atılması tehdidini içeren kararlar da bunu izleyecektir. Şimdi özellikle İslam dünyası yoğun tepki gösterecektir. En büyük hata İsviçre'nin bu tepkiler üzerine daha da sertleşmesi olacaktır. Çünkü aslında İsviçre, kalbinin derinliklerinde dünyaya açık ve liberal bir ülkedir.”

“Frankfurter Allgemeine” gazetesinin “İsviçre bilmecesi” başlığıyla yer alan yorumundaysa, hoşgörülü olmakla övünen İsviçrelilerin minare yapmanın yasaklanması yönünde neden oy vermiş olabileceği irdeleniyor:

“Minare karşıtlarının bu denli başarı sağlamasının bir nedeni, taraftarlarını daha etkin bir şekilde harekete geçirmiş olabilmelerinde yatıyor. Özellikle İsviçre'nin kırsal bölgelerinde yasaktan yana oy kullananlar oldu. İsviçre'de nüfusun yüzde beşine tekabül eden Müslümanlar ülkeye gayet iyi bir şekilde entegre olmuş durumda. Müslümanlarla yaşanan sorunların minarelerin yasaklanması yoluyla çözümlenmesi de mümkün değil. Kosova'dan gelen göçmenlerle yaşanan sorunlar doğrudan din konusuyla ilişkilendirildi. Bu referandum sonucu Almanya'da referandumun popülist yönünü küçümseyen herkesi bir kez daha düşünmeye zorlamalı.”

Berlin'de yayımlanan “Tagesspiegel” gazetesi de yorum sütununda referandum sonucunu ağır ifadelerle eleştiriyor:

“Sonuç, şok ve siyasi depreme yol açtı. Aydınlanmanın gerisine düşülmüş ve akıl ve bilgiye büyük bir darbe indirilmiştir. Danimarkalı ve Hollandalı İslam düşmanları İsviçre'de kendi tezlerine destek bulmuştur. Bu kararla birlikte, İsviçre'nin uluslararası alandaki imajı büyük zarar görürken, ülke içinde de ciddi bir zehirlenme yaşandığı gözlemlenmektedir.”

“Neue Osnabrücker Zeitung” gazetesi ise referandumun demokrasilerde oynadığı role odaklanıyor:

“İsviçreliler bu kadar güçlü bir demokraside “popülizmin” nasıl büyük bir tehlike olabileceğini ortaya koydular. Minarelerin yasaklanması öngören referandum sonucu bir şeyi çok açıkça gösteriyor. Aydınlanma ve hoşgörü her gün yeniden savunulması gereken değerlerdir. İsviçre ve hatta Almanya gibi ülkelerde bile bu böyledir.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay