1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.08.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınına damgasını vuran konular Libya konusunda yaptığı açıklamalar nedeniyle Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’ye yöneltilen eleştiriler ve Euro krizinden nasıl çıkılacağına ilişkin tartışmalar.

default

Die Welt gazetesi, NATO’nun Libya’ya askerî operasyon düzenlemesine sıcak bakmayan Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin, Libya lideri Kaddafi'nin devrilmesinde Almanya'nın payının bulunduğu yönünde tepki çeken açıklamalarını şöyle değerlendiriyor: 

"Westerwelle’ye her türlü eleştiriyi yöneltenlere bakıldığında, ortaya şaşırtıcı bir durum çıkıyor. Birdenbire herkes müttefiklerin askerî müdahalesinin iyi bir fikir olduğunu ve  bunun Libya’da demokratikleşmenin yolunu açtığını dile getirmeye başladı. Ancak bunu söyleyenlerin bir kısmının açıklamaları çıkarcı, fırsatçı ve ucuz bir cesaretten başka birşey değil. Şu sıralar Libya konusunda bu tür açıklamalar yapanların birçoğu, müttefikler Bingazi’nin kurtarılması için müdahalede bulunduğunda çenelerini özenle kapamıştı. Ancak o dönemde risk almak istemeyen ve Libya’daki gelişmeler ışığında haksız çıkanlar, şimdi en azından dürüst davranıp Westerwelle’yi azarlamaktan kaçınmalı.“

Neue Osnabrücker Zeitung’da ise şu satırları okuyoruz:

„Bir kez daha söylemek gerekirse: NATO, Almanya olmaksızın Libya’yı bombaladığında Westerwelle bu tavrında yalnız değildi. Başbakan Angela Merkel ile Başbakan Yardımcısı ve Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Philipp Rösler de NATO operasyonuna Almanya'nın katılmasını reddetme kararını onayladılar. Şu günlerde Westerwelle’nin beceriksizliği konusunda ortalığı küstahça kışkırtan Sosyal Demokrat ve Yeşiller de iktidar dönemlerinde askerî operasyonlardan kaçınılması tavrını onaylıyorlardı. Eğer Yeşiller Partili, akıllı bir politikacı olarak bilinen eski Dışişleri Bakanı Joschka Fischer bile emeklilik günlerinde Hür Demokratları fırçalıyorsa, bu dikkafalı ve kibirli bir tavırdır.“

Frankfurter Allgemeine ise yorumunda, Libya operasyonunun önemini şu satırlarla özetliyor:

"NATO’nun operasyonu olmasaydı, isyancıların bu despot lideri devirmesi mümkün olmazdı. Kaddafi’nin, tıpkı Suriye’de Beşar Esad’ın yaptığı gibi, çılgınca etrafına saldırmasını engelleyen NATO’ydu. İşte bu nedenle yeni Libya yönetiminin NATO’nun desteğine bundan sonra da ihtiyacı olacak. Edinilen tecrübeler ışığında Libya başka kime güvenebilir? Almanya Başbakanı Merkel, Paris’te düzenlenecek Libya’ya yardım konferansında ülkesinin uluslararası itibarının nasıl zarar gördüğünü öğrenecek. Oluşan zarar konusunda ise muhtemelen bir açıklama yapmayacak. Dışişleri Bakanı Westerwelle de kısa bir süre öncesine kadar Almanya’nın uğradığı zararı kabul etmek istemiyordu. Alman diplomatlar ise durumu farklı değerlendiriyor. Onlara göre, Başbakan, Almanya'nın en azından Libya’daki geçiş sürecine cesurca katılacağı sözü vererek ülkesine yönelik şüpheleri ortadan kaldırmaya çalışmalı."

Bugünkü Alman gazeteleri, Euro kriziyle mücadelede alınacak önlemler konusunda Almanya'da devam eden tartışmaları da ele alıyor. Münster'de yayımlanan Westfälische Nachrichten'in yorumu şöyle:

“Uzlaşma zamanı. Merkel kendisini izlediği politikalar nedeniyle eleştirenlere adım atmalı. Özellikle de kardeş Hrıstiyan Sosyal Birlik bu durumdan yararlanmayı çok iyi biliyor. Başbakan'a belirli koşullar öne sürüyor ve onu sığabileceğinden daha dar bir korse giymeye zorluyor. Kurtarma paketine 'evet' diyor, ama Euro tahvilini onaylamıyor, aynı şekilde ekonomi hükümetine de sıcak bakmıyor. Merkel bugüne dek izlediği belirsiz Avrupa politikasının bedelini ödüyor.” 

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız