1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.04.2012 - Alman basınından özetler

Avrupa futbol şampiyonası karşılaşmalarını boykot etme çağrısı, Fransa’daki seçimler, Avrupa’da resesyon tehlikesi ve 1 Mayıs İşçi Bayramı, yorum konularını oluşturuyor.

Mannheimer Morgen gazetesi Ukrayna’daki gelişmelere şu satırlarla değiniyor:

“Avrupa futbolunun asları yeşil sahada top koştururken Timoşenko’nun hücresinde bekletilmesine futbol meraklısı da sevinemez. UEFA yetkililerinin meşin yuvarlağın siyasetle ilgisi olmadığını iddia etmeleri kadar saçma bir şey olamaz. 1978 dünya futbol şampiyonasının işkence ülkesi Arjantin’de düzenlenmesiyle bu vurdumduymazlık doruğa ulaşmıştı. Diğer spor branşlarında da bu hataya düşülüyor. Yoksa Bahreyn’de Formula 1 yarışı yapılmazdı. Bu nedenle, UEFA Başkanı Michel Platini’nin Ukrayna’daki durum hakkında açık konuşma zamanı gelmiştir.”

Fransa’daki ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde adayların yaptıkları açıklamaları Süddeutsche Zeitung şöyle yorumluyor:

“Sosyalist aday Hollande geçenlerde popülist alkışlar altında Avrupa’yı Almanya’nın tek başına yönetmediğini söylemişti. Şimdiye kadar da bütün kararların tek başına Almanya tarafından alınmadığı bir yana, bu sözler muhtemel cumhurbaşkanının Alman – Fransız dostluğuna önem vermediğini gösteriyor. Hollande ekonomiyi kurtarma girişimlerine karşı çıkıyor ve ortaklarını tasarrufa zorlayan Almanya’yı düşman ilan ediyor. Seçmen böyle çıkışları beğeniyor. Tıpkı Hollanda’daki sağ popülist Geert Wilders’e bu yüzden destek verdiği gibi.”

Nordsee – Zeitung Avrupa Birliğinin resesyon tehlikesini savuşturma planlarını konu alan yorumunda şu görüşe yer veriyor:

“Avrupa Birliği Komisyonu altyapı projeleriyle Avrupa’yı büyüme rayına oturtmak istiyorsa, o zaman sürdürülebilirlik ve kalıcılık esas alınmalıdır. Önemli olan, Portekiz’in karayolu bağlantıları değil, büyük yatırım gerektiren eğitimdir. Örneğin enerji ihtiyacının karşılanması gibi geleceğin teknolojileri için ne kadar mühendis yetiştirilse azdır. Bu başarılabilirse, borç kaosunda batma tehlikesi geçiren Avrupa, entegrasyon yolunda önemli mesafe kat etmiş olur.”

Neue Osnabrücker Zeitung ‘Avrupa Birliği ve Almanya’ başlıklı yorumunda Başbakan Merkel’in Avrupa politikasını eleştiriyor:

“Angela Merkel, Avrupalı başbakanların artan baskısı karşısında ‘kayıtsız şartsız tasarruf’ çizgisinde saplanıp kalan argümanını yumuşatıyor. Merkel, büyüme ajandasıyla borçlu ülkelere bütçe disiplinini beğendirmeye çalışıyor. Dolayısıyla rotasını düzeltiyor. Ama bunu çok önce yapması gerekirdi. Almanya’nın son sözü söylediği Avrupa kriz tartışmasında hep daha az ilkesinden hareket edildi. Aynı zamanda daha fazlanın temelleri atılmadan bu tutum yarar sağlamaz. Kemerleri iyice sıkan devlet, ekonomik katma değerin tükendiğini görecektir. Duygular da en az rakamlar kadar önemlidir. Avrupalı politikacıları bekleyen en önemli görev halka umut vermektir.”

Stuttgarter Zeitung 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın Almanya açısından değişen önemini şöyle özetliyor:

“1 Mayıs Sendikalar açısından sembolik önemini kaybetmedi. Ama büyük bir ikilemle karşı karşıyalar. Akıllı davranarak Alman sanayi sektörünün zirveye oturmasına yardımcı oldular. Ama ödünç işçilik, mini iş, süreli istihdam, göstermelik serbest işçilik ve keyfi mesai uygulamalarını önleyemediler. Sendikalar, bütün Avrupa'da kitleleri harekete geçiren popülist partiler gibi davranamazlar. 1 Mayıs mitinglerinde yapılan iddialı konuşmalarla işçinin durumu düzeltilemiyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız