30.04.2009 - Avrupa basınından seçmeler | BASIN | DW | 30.04.2009
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.04.2009 - Avrupa basınından seçmeler

Hızla yayılan domuz gribine karşı önlem alma çabaları ve ABD Başkanı Obama’nın ilk 100 günü, bugün Avrupa basınında öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

default

İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung gazetesi, dünyaya korku salan domuz gribi konusunda uyarıyor:

“Yeni virüsün etkisini, korktuğumuzdan daha hafif atlatmak hepimizin arzusu. Gerçekten de yatıştırıcı haberler gelmeye başladı. Meksika dışındaki domuz gribi vakalarının nispeten hafif atlatılması, ya da ölü sayısının son günlerde anormal bir şekilde artmamış olması, salgınının pandemiye dönüşmesi durumunda bile bunun hafif bir pandemi olacağı şeklinde yorumlanabilir. Ancak şimdiden tehlikenin atlatıldığını sanmak büyük hata olur. Virüs nitelik değiştirip daha saldırgan bir özellik kazanabilir. Ama bunun aksi de olabilir. Virüs, insana alışıp, çok tehlikeli olmaktan çıkabilir.”

İspanyol El Mundo gazetesinin yorumunda ise küresel salgının kapıda beklediği öne sürülüyor:

“Domuz gribi son derece hızlı bir şekilde bütün dünyaya yayılıyor. Hastaların virüsü yakın ve akrabalarına bulaştırmış olması mümkündür. Bu nedenle domuz gribi vakaları artacak. Küresel salgın kapıya dayandı. Ama bu yüzden paniğe kapılmamalıyız. Grip çok az hastanın canını alıyor ve etkili ilacı da var. Virüsün bulaştığı kişilerin derhal karantinaya alınması doğruydu. Şimdi sıra Meksika ve ABD’ye yapılacak uçak yolculuklarının yasaklanıp yasaklanmamasına geldi. Böyle bir yasak hastalığın hızla yayılmasını önler. Ama bunda geç kalındı. Öte yandan yol açacağı ekonomik kaybı da kimse göze alamazdı.”

Domuz gribi tehlikesini konu alan son yorumu Fransız L'Alsace gazetesinden aktarıyoruz:

“Hava limanlarında uygulanan emniyet tedbirleri yerindedir. Küreselleşme dünyayı köye çevirdi. Kuş gribiyle mücadelede kazanılan tecrübelerden, önlenemeyeceği anlaşılan küresel salgında yararlanılması gerekecek. Her yerde solunum maskeleri ve virüsle mücadele ilaçları stoklandı. Bazı ülkelerin tehdit karşısında aldığı acil tedbirler abartılı gibi gelebilir. Ancak bu erken seferberliğin, enfeksiyon kaynaklarını izole etmek suretiyle çok büyük bir felaketi savuşturmuş olması da mümkündür.”

Basın özetlerine, görevdeki ilk 100 gününü tamamlayan ABD Başkanı Barack Obama’nın ara bilançosunu konu alan yorumlarla devam ediyoruz.

Sağ liberal Danimarka gazetesi Jyllands Posten, Obama’nın ne istediğini bilen bir lider olduğunu yazıyor:

“Barack Obama bundan yüz gün önce 44. ABD Başkanı olarak görevi devraldığında dünya politikasında tatlı rüzgârlar esmişti. Daha ilk konuşmasında ABD’nin, geleceği barış ve haysiyet içinde yaşamak isteyen bütün devlet ve milletlerle dost olduğunu söylemişti. Güçlü olması ne ABD’yi korumaya yeter, ne de ona keyfi davranma hakkını verir. 100 gün bir Amerikan Başkanı için ciddi ölçek olamaz. Ama ne istediğini bilip bilmediği hususunda değerlendirme yapmaya yeter. Obama’nın ise ne istediğini bilen bir lider olduğu anlaşılıyor.”

Paris Normandie adlı Fransız gazetesinin aynı konudaki yorumu ise şöyle:

“Her yeni Başkan’ın ilk yüz günün sonunda sınavdan geçmesi, Amerika’da gelenek haline gelmiştir. Barack Obama bu sınavı verdi. Hem Amerikalıların %63’ü tarafından desteklenmesi bakımından, hem de Amerikan medyasının ondan ekseriyetle övgüyle söz etmesinden ötürü. Bütün dünyayı saran Obama coşkusu da hala sürüyor. Obama hiç şüphesiz, üç ayda ülkesinin dünyadaki prestijini arttırdı. Beyaz Saray’a taşındığından beri çok konuşma yaptı, dört bir yana dostluk elini uzattı, mütevazı ve sempatik göründü. Selefi ise ‘büyüklük duygusundan’ başka izlenim bırakmamıştı.”

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa