1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.03.2012 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınından bugün sizin seçtiğimiz yorum konuları Almanya’daki Avrupa Mali Paktı tartışmaları, Arap Birliği zirvesi, Suriye’nin durumu ve İspanya’daki grev.

İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung gazetesi Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) finansal işlem vergisi getirilmesi koşuluyla Mali Pakt’ı onaylama stratejisini yorumuna konu alıyor.

“Sosyal Demokrat Parti muhalefetin dozunu iyi hesaplamalı. AB düzeyinde imzalanmış Mali Pakt’ı kabul etmemesi ihtimal dışı. 2010’da Yunanistan için kararlaştırılan ilk yardım paketine karşı çıktıkları zaman Avrupa’ya az sempatileri olduğu imajı oluştu. Bunun ikinci kez olmasını istemezler. Öte yandan Maliye Bakanı Schäuble’nın söylediği gibi finansal işlemler vergisi hakikaten gerçekçi sayılmaz. Bu, Sosyal Demokratların geçmişi tekrarlama riskini göze aldıkları ve Avrupalı siyasetçiler tarafından kararsız davranmakla itham edilen Başbakan Merkel’i memnun edecekleri anlamına gelir.”

Avusturya gazetesi Der Standard Bağdat'ta düzenlenen Arap Birliği zirvesini yorum köşesine taşıyor.

“Irak’ın 1990 yılından bu yana zirveye yaptığı ilk ev sahipliğinin bilançosu oldukça karışık: 1990’da Saddam Hüseyin’in işgal ettiği Kuveyt’in devlet başkanının Bağdat’a gelmesi uzlaşmayı pekiştirdi. Irak’ın 2003 yılında Saddam rejiminin devrilmesinden sonra komşularıyla ilişkileri gergindi. Altı Körfez İşbirliği Konseyi ülkesinden yalnızca Kuveyt Emiri Şeyh Sabah’ın gelmesi Irak Başbakanı Nuri El Maliki açısından bir fiyaskodur. Ancak yine de Maliki’nin önemli bir başarısı oldu. Irak’ın önderliğinde Körfez İşbirliği ülkelerinin Arap Birliği’ndeki üstünlüğü frenlenmiş oldu. Arap Birliği’nin Suriye Planı, Annan Planı’nın desteğiyle rafa kaldırılmış oldu. Daha önce BM Güvenlik Konseyi'nde onay vermeyen Rusya ve Çin de bunu kabul etmek zorunda kalacak.”

Fransız Le Monde gazetesi de Suriye’nin durumu için şu yorumu yapıyor:

“Suriye trajedisinde nüfuzunu kullanabilecek bir güç varsa o da Rusya’dır. Ülke, ABD ve Avrupa’yı hedef alan gerçek dışı isnatlarının ardından Kofi Annan’ın barış planını kabul etti. Buna karşılık Rusya’nın iki kazancı oldu: Birincisi silahların bırakılması talebi, hem rejim yanlılarını hem de isyancıları kapsıyor. Diğeri de Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevini bırakması artık talep edilmiyor. Durum cesaret kırıcı. Şam, Annan’ın arabuluculuğunu ve çatışmalara son verilmesi talebini kabul ettiyse de baskı acımasızca sürüyor. Tam bu noktada Rusya’nın Şam’a nüfuzunu kullanıp kullanmayacağı, kullanacaksa hangi yönde kullanacağı yakında belli olacak.”

Fransa’da yayımlanan Muhafazakâr Figaro gazetesi, İspanya hükümetinin planladığı reformlara karşı yapılan grev ve eylemlere şu satırlarla değiniyor:

“İspanya Başbakanı Mariano Rajoy muhalefetin sırtını yere getireyim derken, İspanya’yı yeniden doğru yola sokmak olan asli görevinden sapmış oldu. Rajoy iddiayı kaybetti ve artık hata yapma lüksü kalmadı. Seçimleri izleyen günlerin belirleyici olacağı tezi bir kez daha doğrulanmış oldu. Kriz dönemlerinde sert reformların geciktirilmeden uygulanması gerekir. Yeni yönetime tanınan toleransın süresi tükenmeye yüz tuttuğunda reform yapmak zorlaşır. İspanya’da gerçekle yüzleşme zamanı gelmiştir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız