1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.12.2010 - Avrupa basınından özetler

Rusya'da milyarder işadamı Mihail Hodorkovski'nin mahkum edilmesi, Nijerya'daki çatışmalar, Afganistan'da bir yıl önce kaçırılan Fransız rehinelerden hâlâ haber alınamaması, Avrupa basınının yorum konuları arasında.

default

Bugünkü Avrupa basını birbirinden farklı konuları ele alıyor. Rusya'da milyarder işadamı Mihail Hodorkovski'nin mahkum edilmesi, Nijerya'daki çatışmalar, Afganistan'da bir yıl önce kaçırılan Fransız rehinelerden hâlâ haber alınamaması yorum konuları arasında.

İtalya'dan sağ liberal Corriere della Sera gazetesi, Nijerya'da Müslümanlarla Hrıstiyanlar arasında çıkan çatışmaları ele alıyor. Yorumda olayların arkasında İran'ın olduğu iddia ediliyor:

"Tahran'ın Gambia'dan Senegal'e kadar bir 'Afrika Planı' var ve bu nedenle bölgedeki silah ve uyuşturucu ticaretinin ucu Molla rejimine uzanıyor. Tahran, Batı Afrika'daki gelişmeleri, kendi çıkarlarını gözeterek ve endişe ederek izliyor. Tahran yönetiminin çıkarları, Molla rejiminin çıkarları, bölgede yaptıklarıyla yakından ilintili: İsyancılara silah temin edilmesi, radikal Nijeryalı grupların desteklenmesi ve militanlar için eğitim kampları kurulması. İran yönetiminin kaygılı olmasının nedeni ise agresif açıklamalar yaparak başına iş açması ve diplomatik alanda öfkeye neden olması. Nijerya BM'ye, Humeyni rejiminin taraftarlarının gizli faaliyetleri nedeniyle şikayette bulunurken, Gambia ve Senegal Tahran yönetimiyle ilişkilerini sınırlandırma kararı aldı."

İspanya'nın El Periodico de Catalunya gazetesi bugünkü sayısında, Kremlin'i eleştiren, Rus milyarder Mihail Hodorkovski'nin mahkum edilmesini yorum sütunlarına taşıyor. Gazete, 'Rusya'nın büyük sanayicileri, toprak ağaları yargılanmalı' başlıklı yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Kremlin'i eleştiren Mihail Hodorkovski'nin mahkumiyeti, Rusya'nın bir hukuk devleti olmadığını gösteriyor. Bu büyük sanayici kuşkusuz suçsuz bir melek değil. Eski Sovyetler Birliği'nin mallarını üstüne geçirenler, oligarşistlerden başkası değil. Sovyetler Birliği döneminde Komünist Parti'ye olan yakınlıklarını, zenginliklerine zenginlik katmak için kullanan milyarderlerin tamamı yargı önüne çıkmalı. Hodorkovski muhalefeti destekleme riskini aldı. Vladimir Putin'in otoriter rejiminde bunun bedeli ağır biçimde ödenmeli. Başbakan'ın kendisi Hodorkovski'yi televizyonda daha öncesinde yargılamış, mahkum etmişti. Rusya'da iktidarın bölünmesi, hiç de uzak değil."

Fransa'dan La Croix bugünkü sayısında, iki Fransız'ın Afganistan'da kaçırılmalarının birinci yıldönümünü analiz ediyor. Gazete rehinelerden haber alınamamasının, aileleri için ne kadar zor bir durum olduğuna işaret ediyor:

"Alternatifler çok acı verici: Terörist, korsan ya da üç kağıtçılarla müzakere etmek ya da etmemek. Müzakere etmememin anlamı, rehinelerin hayatının riske atılması, müzakere etmenin anlamı ise teröristlere silahlanmaları ya da yeni rehineler almaları için malzeme sunulması. Gizlice müzakere etmek ya da hem rehinelerin yakınlarının, hem de kamuoyunun bilgi ihtiyacını gidermek? Arabulucuları kabul etmek ya da doğrudan müzakere etmek? Bu konuda aileler de büyük bir çıkmazın içinde: Yakınlarıyla iletişim kurabilmek için gizli saklı davranmak ya da medyaya mümkün olduğunca yoğun biçimde baskı yapmak? İlgili devlet birimlerine güvenmek ya da sürekli olarak onların etrafında olmak, kapılarını çalmak. Aileler en azından yetkili birimlerin bu konuda çaba harcayıp harcamadığını bilmeli. Ailelerin bu rehin alma olayının mutlu sonlanacağı umuduna ihtiyacı var. Onlar için her gün, sanki yıl gibi, geçmek bilmiyor."

Yine Fransa'dan Dernieres Nouvelles d'Alsace ise aynı konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Rehineleri ellerinde tutanlara karşı hangi politika uygulanmalı? Bu soru terörizmle mücadelenin nasıl olması gerektiği sorusuna benziylor ve bütün hükümetler bunu kendilerine soruyor. Sert bir devlet anlayışına sahip olanlar, suçlular, rehin alma eyleminin emrini verenler, terör örgütü El Kaide ve onun katilleriyle asla müzakere edilmemesini talep edecektir. Peki ama hangi demokrasi böylesine bir hoşgörüsüzlüğü, müsamahasızlığı kabul edebilir? Medeni ülkelerde evrensel sağduyu, suçsuz insanların kurtarılması için her yolun denenmesini talep talep eder. Buna, rehineleri kaçıranların bu insani olmayan uygulamalarını destekleyen fidye parası ile içinde tehlikeler barındıran askerî müdahaleler de dahil."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Murat Çelikkafa