1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.12.2008 - Avrupa basınından özetler

29.12.2008 tarihli Avrupa basınındaki tüm yorumlar Ortadoğu'daki gelişmelere ayrılmış.

default

Amsterdam'da yayımlanan Hollanda gazetesi de Volkskrant, İsrail'in, Gazze Şeridi'ni bombalayarak, dönüşü olmayan bir yola girdiği yorumunu yapıyor:

"İsrail şu anda bölgeye 6500 yedek askeri yerleştirmiş durumda. Amerika ve Avrupalılar, Ehud Omert hükümetine dönüşü olmayan bir yola girdiğini belirtmeliler. İsrail'in gerçekleştirdiği bu saldırılar aynı zamanda manevi anlamda da büyük bir yıkıma neden olurken, içinde bulunulan politik durumu değiştirmiyor. Bu şekilde Hamas'ı ortadan kaldırmak değil, sadece yıpratmak mümkün. Zira bölgenin gerek demografik özellikleri, gerekse Gazze şeridinde yaşanan imkansızlıklar sonucu; Hamas sürekli kendine yeni ‘şehit adayları’ bulma şansına sahip. Durum bu şekilde devam ettiği sürece, tüm dünya ve İsrail, Hamas'la ateşkes ilan etmek için diplomatik yollar aramak zorunda."

Madrid'de yayımlanan sol liberal görüşlü İspanyol gazetesi El Pais'in konuyla ilgili yorumuysa şöyle:

"Barış çağrıları ve güzel sözler Ortadoğu problemini çözme konusunda artık yetersiz. Bu anlamda uluslararası toplumun somut eylemler sergilemesi, bu drama bir son vermek için eldeki son seçenektir. Şiddet eylemlerinden vazgeçene kadar Hamas'ın Arap ülkeleri tarafından izole edilmesi ve kaynaklarına el konulması gerekiyor. Amerika ve Avrupa bu gerginlik karşısında izleyici rolü oynamaya devam edemezler. Washington, İsrail'in tüm eylemlerini desteklemeye bir son vermeli. Bu nedenle İsrail, ciddi müzakerelerde bulunmaya hazır olana kadar, Batı'nın İsraillilere ticari kısıtlamalar getirmesi, politik yaptırımlar uygulaması ve İsrail'i baskı altında tutması gerekiyor."

Budapeşte'de çıkan sol liberal Macar gazetesi Nepszabadsag'ın yorum sütununda ise şu satırları okuyoruz:

"İsrail, şiddet kullanarak Hamas'tan kurtulabileceğini sanıyorsa, yanılıyor. Bu organizasyona tepkiyi bizzat Filistin halkının kendisinin vermesi gerekiyor. Ancak bu hemen bugünden yarına gerçekleşebilecek bir durum değil. İslam dünyasının bu bölümünde radikal İslamcılar, Mısır'dan Pakistan'a kadar uzanan ve Batı'yla iyi ilişkiler içerisinde bulunan ülkelerle karşılaştırıldığında, azımsanamayacak bir çoğunluğa sahipler."

Milano'da yayımlanan İtalyan gazetesi Corriere della Sera ise Ortadoğu barış sürecinde İran faktörünün önemine dikkat çekiyor:

"Ariel Şaron tarafından yıllar önce yapılan önerinin özünde çeşitli Filistinli grupların El Fetih çatısı altında birleşip silahlı mücadeleye son vermeleri, böylece Avrupa ve ABD tarafından arzulanan barış sürecine katılmaları şartı yatıyordu. Ancak son günlerdeki gerginlikler, Filistinli gruplar arasındaki iç çekişmenin yeniden ivme kazandığını ve bunun da çatışma ortamını körüklediğini gösteriyor. Burada daimi bir misafir konumunda olan ve her türlü barış girişimin bloke eden bir ülke önemli rol üstleniyor: İran! Tahran yönetimi bir yandan Hamas'ı destekliyor, diğer yandansa giriştiği nükleer silahlanma yarışıyla sadece Batılı ülkeleri değil aynı zamanda neredeyse tüm Arap âlemini de derin bir endişeye sevk ediyor."

Paris merkezli Fransız gazetesi Le Figaro Ortadoğu'nun kaderinin büyük ölçüde müstakbel ABD Başkanı Barack Obama'nın izleyeceği politikaya bağlı olduğunu savunuyor:

"Çözümün anahtarı Barack Obamada'dır; bunun aksini kimse inkâr edemez. Mali kriz, Afganistan ve İran'ın yanı sıra Obama'nın öncelikli konularından biri de Ortadoğu olacaktır. İsrail ve Hamas arasındaki sorunların geçmişi hayli derinlere uzandığı için, yeni Başkan'ın biran önce her iki tarafı için de kabul edilebilir öneriler ortaya koyması gerekecek. Obama'nın seçim kampanyası süresince desteklediği İsrail'in en önemli talebi güvenlik garantisidir. Tarafların güvenini kazanmak hiç de kolay olmayacak. Çünkü George Bush dönemindeki icraatların intikamını almaya çalışacak farklı aktörler de bu sürece dahildir. Üstelik bu aktörler sadece Filistin tarafıyla da sınırlı kalmıyor."