1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.12.2005 - Avrupa basınından özetler...

Avrupa basınında bugün, Avrupa’nın gündeminde uzaya gönderilen Galileo test uydusu, Rusya - Ukrayna arasındaki doğalgaz kavgası ve Ortadoğu’daki son gelişmelere yer veriliyor. Ayrıca Almanya, arkeolog Susanne Osthoff vakasından sonra, Almanya şimdi de başka bir kaçırılma olayını, eski bir dipolamat olan Jürgen Chrobog’un ailesiyle birlikte Yemen’de kaçırılmasını konuşuyor.

Eski büyükelçi Jürgen Chrobog ve ailesinin Yemen’de kaçırılması olayına ilişkin Berliner Zeitung’da şu yoruma yer verilmiş:

“Devletin yayınladığı seyahat uyarılarını diplomatlar bile dinlemezse kim dinleyecek? Chrobog, Arap dünyasını iyi tanıyor, suçlular konusunda da deneyimli. İki yıl önce Sahra Çölü’nde kaçırılanların kurtarılmasına o öncülük etti. Daha birkaç gün önce de, maceracı turistlere çıkışmıştı… Peki şimdi neden Yemen’e gitti, neden bu kadar sorumsuz davrandı?“

Yerel ölçekli Westdeutsche Zeitung’da ise şöyle deniliyor:

“Chrobog ve ailesi yoksa kendilerini kaçıranları tanıyorlar mıydı? Eğer bu sorunun cevabı evetse, o zaman olayı bambaşka bir zeminde tartışmak gerekir. Şimdiye dek aşiretler kaçırdıkları kişileri değiş tokuş için kullanıyorlardı. Kimi zaman rehinelerin serbest bırakılması karşılığında okul yapılmasını istiyorlar, kimi zaman da tutuklu aşiret mensuplarının salıverilmesini… Bu açıdan Yemen’de ki kaçırma olayı ile Irak’kaki kaçırma olayları farklı. Umarız ki Yemen’deki rehineciler ellerinde sıradan vatandaşları tuttuklarını düşünürler…

Neue Ruhr gazetesinde de aynı konuya ilişkin olarak şöyle yazıyor:

„Sahra Çölü’nde kaçırılan Alman turistler serbest kalmalarını Chrobog’un diplomatik becerisine borçlu. Şimdi Chrobog, kendisi kurban durumunda ve aracıların becerisi onun ve ailesinin kaderini belirleyecek. Bu arada Chrobog’un Susanne Osthoff’un kaçırılması olaylı ilgili olarak yaptığı açıklama, acı bir şaka gibi kulaklarda yankılanıyor: Chrobog’un devleti sigorta şirketi gibi görüp tehlikeli bölgelere giden Alman vatandaşlarını eleştirmiş, „bu kişiler riski göza almalı,“ demişti. Ama anlaşılan o ki, kimse yüzde yüz güvende değil.

Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler de Avrupa basınında sıkça yer verilen bir konu. Hollanda gazetesi De Volkskrant, Filistililer’in Hamas örgtüne olan desteğinin artmasına ilişkin şu yorumu yapıyor:

“Hamas’a olan desteğin giderek artmasının nedeni, Filistinliler’in giderek daha çok dine kaymaları değil, şimdiki yönetimin beceriksizliği. Bunu göz önünde bulundurarak herkesi şapkasını önüne koyup düşünmeli. Evet Ortadoğu zor bir bölge ve herkes uyanık davranmalı.“

Almanya’nın yüksek tirajlı yayın organı Süddeutsche Zeitung’a göz atıyoruz:

„Filistin Devlet Başkanı El Fetih örgütünü reforme edemedi. Gerekli olan değişiklikler yapamadı; örneğin lider kadrosu gençleştirilemedi. Arafat’ın ve Abbas’ın kadroları bir türlü değişmedi. Genç El Fetihçiler de başka odaklara yönelmeye başladı. Sonuçta örgüt içinde bölümeler başgösterdi. Abbas, sadece dış mihraklara karşı değil, içteki rakiplerine karşı verdiği mücadelede de başarılı olamadı. Hamas militanları ile başa çıkamadı.“

Rusya ve Ukrayna’nın doğalgaz kavgası Avrupa basının bugün eğildiği bir başka konu. İsviçre’de yayımlanan Tages-Anzeiger gazetesinde şu satırlar dikkat çekiyor:

“Ukrayna sürekli olarak Rusya’nın içişlerine karışmasından şikayet ediyor ama diğer taraftan da Rusya’nın sübvansyonlarıyla yaşıyor. Kiev, Moskova ile masaya oturup doğalgaz fiyatlarının yükseltilmesini tartışmalı, pazarlık yapmalı. Ukrayna, Rus doğalgazını şimdiye dek gerçekten çok ucuza alıyordu. Ama tabii Moskova’nın Ukrayna’ya resmen şantaj yaptığı su götürmez bir gerçek. İşte bu yüzden Ukrayna gerçekten bağımsız olmayı aklına koymalı.“

Avrupa Birliği ve Avrupa Uzay Avansı ESA’nın ortak projesi Galileo’da ilk adım atıldı. Test uydusunun uzaya fırlatıldı. Almanya’da yayımlanan yerel ölçekli gazete Nordkurie’de şöyle deniliyor:

“Galileo projesi siyasi açıdan gayet büyük önem taşıyor, çünkü Galileo sayesinde Avrupa ABD’ye bağımlı olmaktan kurtuluyor. ABD, 70’li yıllarda geliştirdikleri GPS tekniğini isteği zaman istediği gibi kullanıyor. Kosova ve Irak savaşları sırasında bunun örneğini gördük. Galileo ile Avrupa ABD’ye meydan okuyor. Tıpkı Airbus tipi uçakların Boeing’lerin tahtını salladığı gibi, Galileo’nun da GPS’in tahtını sallayıp sallayamayacağı kesin değil ama en azından birleşik Avrupa için güzel bir simge...“

Başka bir yerel gazete, Wilhelmshavener Zeitung ise Galileo projesinin Almanya ekonomisine yaramasını temenni ediliyor:

“Bu Galileo projesiyle birlikte vaat edildiği gibi Almanya’da yeni iş sahaları açılsa çok iyi olur. Çünkü bu alanda eğitim görmüş birçok insan işsiz maalesef. İnşallah uydu navigasyon sistemleri konusunda hayli deneyim sahibi olan Amerikalılar istihdam edilmez! Ne de olsa Galileo projesinin yoluna taş koyanlar, projenin gecikmesini sağlayanlar da Amerikalılar’dı.“

  • Tarih 29.12.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Yeşim Kasap
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abo0
  • Tarih 29.12.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Yeşim Kasap
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abo0