1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.10.2009 - Avrupa basınından özetler

Afganistan ve Pakistan’daki son saldırılarla yeniden alevlenen terörle mücadele tartışmaları ve bugün başlayacak olan AB liderler zirvesi bugünkü Avrupa gazetelerinin başlıca yorum konularını oluşturuyor:

default

Avusturya'nın Die Presse gazetesi, Amerikan-Pakistan ilişkilerinin durumunu mercek altına alıyor:

“ABD, Pakistan’ın kaosa sürüklenmesine izin veremez. Ancak iki müttefik arasındaki ilişkiler büyük zarar gördü. Amerika Pakistan’ı Taliban’a karşı mücadelede yeterince kararlılık göstermemekle suçluyor; Pakistan ise baş düşmanı Hindistan ile Amerika arasındaki flört havasını kaygıyla izliyor ve Afganistan’daki çıkarlarının tehlikeye girdiğini görüyor. Nedeni, Amerika’nın Taliban'ın müttefiki olduğu gerekçesiyle Afganistan’ın güneyindeki Peştun aşiretleri düşman olarak görmesi. Diğer yanda Peştunlar geleneksel olarak Pakistan tarafından destekleniyor. Tüm bu çıkar çatışmalarının yarattığı karmaşaya, Pakistan’ın Çin açısından giderek daha fazla önem kazanması da ekleniyor. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın işi kolay değil. ABD ile Pakistan arasındaki ilişkiler daha da zorlaşacak.”

İtalyan Corriera Della Sera gazetesi ise Pakistan’ın Peşaver kentinde yüz kişinin öldüğü kanlı terör saldırısının asıl hedefinin Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari olduğu görüşünü savunuyor:

“Ortada yanıtlanması zor tek bir soru kalıyor: Peşaver’de kadın ve çocuklarla dolu bir pazar yerine, sivil bir hedef olduğu belli bir yere ne için saldırı düzenlendi? Bu sorunun olası yanıtı son derece endişe verici nitelikte. Zerdari hükümetinin Washington ile ittifakı Pakistan’da hiç hoş karşılanmıyor. Saldırının hemen ardından parmakların ABD’yi işaret etmesi de bunu gösteriyor. Bu durum teröristlerin mantığını da açığa çıkarıyor: Katliamlar işe yarıyor! Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi terör, korku ve dehşet saçıyor ve Washington’ın koruması altında ülkeyi normalleştirmeye çalışanların çabalarını baltalıyorlar.”

Bugün başlayacak olan AB liderler zirvesi ve Birlik’in geleceğinin temellerini oluşturacak idari refomları içeren Lizbon Antlaşması’nın kaderi ile ilgili yorumlar da bugünkü Avrupa basınında geniş yer buluyor.

Luxemburger Wort gazetesi, Lizbon Antlaşması’nda oluşturulması öngörülen Konsey Başkanı ve Dışişleri Bakanı koltuklarına kimlerin getirileceği tartışmalarını ele alıyor:

“Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, AB’de daha güçlü bir siyasi birlik isteyenler arasında yer alıyor. Juncker’in konsepti, içte bütünleşmiş ve tüm ortak ülkelere saygıyla yaklaşan bir AB. 27 üye ülke Avrupa’nın daha güçlenmesini istiyorsa Juncker doğru seçim olacaktır. Karşıt program ise İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair’de vücut buluyor. Onun kim olduğunu herkes biliyor. Ama onu kaç kişi istiyor, bu belli değil. Ancak Avrupa’nın küçülmesini isteyen liderlerin sayısının ilk bakışta sanılandan daha fazla olduğu şüphesi doğuyor. ‘Avrupa sadece ihtiyaç halinde hatırlansın' diyenlerin sayısı maalesef oldukça fazla. Bu da, Juncker’in şansını yükseltmiyor.”

Hollanda'dan ‘de Volkskrant' gazetesinin yorumu ise şöyle:

“Nihayet hararetli bir zirve daha! İki yıllık laf kalabalığının ardından Avrupalı liderler şimdiki zirvede iki tartışmalı konuyu masaya yatıracak: Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe sokulması ve küresel ısınma. AB’nin dokuz yıllık tartışmaların ardından hala yeni bir idari düzenlemeye gidememesi utanç verici.”

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay