1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.09.2010 - Avrupa basınından özetler

AB’nin Ortadoğu barış sürecindeki rolü, İran’ın hedef olduğu virüslü internet saldırısı, Rusya’daki iktidar mücadelesi ve Fransa’nın yeni yabancılar politikası, bugünkü Avrupa basının başlıca yorum konularından.

default

Fransız Le Monde gazetesi AB’nin Ortadoğu politikasını eleştirdiği yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Avrupalılar bu konuda cesaret göstermekten acizler. Avrupa, İsrail’in kayıtsız şartsız taraftarlarıyla, anlaşmazlığa daha objektif yaklaşanlar olmak üzere ikiye bölünmüş durumda. Diplomatlarının bölgeden gönderdikleri raporlara bile sahip çıkmayacak kadar sorumsuzca bir tereddüt içindeler. İsrail – Filistin anlaşmazlığının en can alıcı konularından olan Kudüs’te İsrail’in izlediği politika diplomatları endişelendiriyor. AB ülkeleri, dış politikada birlikte mi yoksa kendi başlarına mı hareket edeceklerine karar veremedikleri için ‘metot’ sıkıntısı da çekiyorlar.”

Paris’te yayımlanan Liberation gazetesi, ‘virüs bile mollaların akıllarını başlarına toplamalarına yaramadı’ değerlendirmesinde bulunduğu yorumunda İran’ın sınaî ve nükleer tesislerindeki on binlerce bilgisayarı hedef alan siber saldırıyla ilgili tahminleri ele alıyor:

“Düşmanı kuşkuya düşürmenin de bir silah olduğu malum. Bu nedenle haberin ne doğrulanması ne de yalanlanması beklenmeli. Ama tıpkı silahlı yapılan darbelerde olduğu gibi, bu çabalar da İran’ın nükleer silah edinme gayretlerini sadece birkaç yıl geciktirebilir. İran’daki iktidar sahiplerinin günümüze kadar uzlaşma ve müzakere tekliflerini geri çevirmesi diplomasinin önünü tıkamamalıdır. Bilgisayar virüsü, mollaların akıllarını başlarına toplamalarını sağlayacak silah olamaz.”

Avusturya’nın Der Standard gazetesinden aktaracağımız yorumun konusu ise, Moskova’nın güçlü belediye başkanının azledilmesinden sonra, devlet başkanı ile başbakan arasında iktidar mücadelesi patlak verdiğine dair ortaya atılan iddialar:

“Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev yolsuzlukla mücadeleye öncelik veriyor. Lujkov’un azlinden sonra bu öncelik değişir mi, göreceğiz. Sonucu ne olursa olsun yargılama adil yapılırsa, hukuk devleti olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır. Aksi takdirde Rusya, düzenin Kremlin tarafından sağlandığı mutlakıyetçi merkezcilik geleneğinden kurtulamaz. Medvedev’in Luşkov karşısında kazandığı zafer, Putin ile arasındaki iktidar mücadelesinin ne durumda olduğu hakkında fikir vermiyor. Luşkov’un yıldızı zaten sönmekteydi. Putin’den de yıpranmış birini destekleyerek kendi popülaritesini tehlikeye atması beklenemezdi. 2012’nin başkan adaylığı için süren mücadele henüz ortada.”

La Republique des Pyrenees adlı Fransız gazetesinin yorumunda ise Paris hükümetinin yabancılar hukukunu sertleştirme kararı eleştiriliyor:

“Kanun enflasyonu hukuku öldürür. 2002 yılından bu yana Fransa’da iç güvenlikle ilgili 25 ayrı yasa çıkarıldı. AB düzeyinde her yeni inisiyatifin, etkileri açısından incelenmesi gerekir. Fransa bunu yaptı mı? Tabii ki hayır. Çünkü Fransız yasalarından etkili olması değil, Sarkozy’e zirvede kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu oyları getirmesi bekleniyor. Fransız uyruğunun iptal edilmesi, müebbet hapis cezasının yapamadığını yapıp, mücrimi bir Fransız polisini öldürmekten alıkoyabilir mi?”

İspanyol El Periodico gazetesinin aynı konuya ayırdığı satırlarla basın özetlerine son veriyoruz:

“Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy kaçak göçle mücadeleyi yüzüne gözüne bulaştırdı. Yabancılar politikasında durmadan yön değiştiriyor. Bu, 2002 yılında içişleri bakanlığına getirildiğinden beri başlattığı inisiyatiflerin beşincisi. Romanların sınır dışı edilmesi yüzünden Avrupa Birliği Komisyonu ile Paris arasında baş gösteren gerginlik daha da artacak. Uzmanlara göre, yasaları ihlal edenlerden Fransız uyruğunun geri alınması AB hukukuna aykırı. Sarkozy’nin tek derdi yeniden seçilmeyi garantilemek ve anketlerdeki popülarite puanını arttırmak. Bunun için de seçmenin ilkel içgüdülerini okşamakta mahzur görmüyor.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu