1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.09.2010 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin yorum sütunlarında Rusya'daki iktidar mücadelesi, Kuzey Kore’de Kim hanedanının yerini sağlamlaştırma adımları, yeni Hollanda hükümeti ve Almanya'nın enerji politikası geniş yer buluyor.

default

Süddeutsche Zeitung’un ‘Moskova’da iktidar oyunları’ başlıklı yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Yuri Luşkov’un devlet başkanı tarafından acımasızca görevden uzaklaştırılması, Medvedev ile Putin arasındaki iktidar dağılımını yansıtan, hatta otoriter rejimin işlerliği hakkında fikir veren bir hadisedir. Bir belediye başkanı bundan iyi onurlandırılamaz. İki yıl önce seçilen devlet başkanı Luşkov darbesiyle, inisiyatifin kimde olduğunu ve reform projesinin daha ölmediğini herkese gösterdi. Ama anayasanın verdiği yetkiyle tek bir emirle görevden almak varken haftalarca medyayı Luşkov’u karalama kampanyasına alet eden Medvedev’den siyasi yenilenme beklenebilir mi?”

Mannheimer Morgen gazetesi Kuzey Kore’deki iktidar değişikliği hazırlıklarına şöyle değiniyor:

“Müstakbel diktatör genç olması dolayısıyla Kim hanedanının son komünist mensubu çıkabilir. Çünkü Kuzey Kore’de de eninde sonunda, halkın taş devrinden günümüze taşınacağı bir çağ açılmak zorunda. O günler gelene kadar, Kuzey Kore’nin yurttaşlarına hayatı zehir eden ama aynı zamanda büyük tehlike saçan bir ülke olmasına katlanmak zorundayız. Çünkü iktidardakilerin atom denemeleriyle dünyayı sadece kandırmak mı istediklerini yoksa nükleer silaha gerçekten sahip mi olduklarını kimse tam olarak bilmiyor. Kim'ler gelip gidiyor, ama bilmece hâlâ çözüm bekliyor.”

Neue Osnabrücker Zeitung, Hollanda’daki azınlık hükümeti kurma çalışmalarını konu alan yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Mark Rutte başbakanlık koltuğuna oturacak ama Hollanda’nın gizli başbakanı, liderliğindeki Özgürlük Partisi’nin sağ liberal – Hıristiyan demokrat azınlık hükümetini destekleyeceği İslam karşıtı Geert Wilders olacak. Sol kanadın koalisyon ortaklığına yanaşmaması, başka alternatif bırakmıyor. Mecliste tek oyluk çoğunluğu bulunan üçlü iktidar ortaklığını zorlu kararlar bekliyor. Ekonomik kriz yüzünden tırmanan devlet borçlarının azaltılabilmesi için tasarruf tedbirlerine başvurulması kaçınılmaz olacak. Müstakbel başbakanın, İslam tartışmasının tırmandırılmasına mani olması kaçınılmazdır. Göç politikasının düzeltilmesini istemek yerinde bir taleptir. Ama din özgürlüğünü sorgulayan veya yabancı düşmanlığını körükleyen, Avrupa’ya ihanet etmiş olur.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un, Alman hükümetinin enerji politikasını konu alan yorumu ise şöyle:

“Kimse, koalisyon hükümetinin yavaş çalıştığını söyleyemez. Bakanlar kurulundan geçen enerji konsepti önümüzdeki 40 yılın yol haritasını çiziyor. Amaç, herkese ‘temiz elektrik’ sunabilmek. Ama bu iddialı programın kaça mal olacağını telaffuz etmeye kimse yanaşmıyor. Nasıl, treni otomobile tercih eden Yeşiller Stuttgart’ta yeni gar inşa edilmesine karşı çıkıyorsa, yenilenebilir enerji dostları da, yeni havi hatlar, yer altı karbondioksit depoları ve konutların ısı izolasyonu söz konusu olduğunda, kendilerini temize çıkarmaya bakıyorlar. Zamanı geldiğinde, hiçbir hükümet bütün ayrıntıların tartışıldığını iddia edemeyecek. Uzun vadeli enerji politikasının faturasını kimse gündeme getirmek istemedi. Gerçek rakamlar uygulama sırasında ortaya çıkacak.”

Borçlu Avrupa ülkelerinin kredibilitesini kurtarmak için yaratılan kefalet fonuyla ilgili tartışmalar büyüyor. İktisat gazetesi Handelsblatt’ın bu konuya ayırdığı satırlarsa şöyle:

“Avrupa Merkez bankası Başkanı haklı olarak, hatalı mali politikaları devlet tahvili satın alarak ödüllendirmek yerine fiyat istikrarına öncelik verilmesinde ısrar ediyor. Euro krizinin para politikasına çelişkili görevler yüklemesi kaçınılmazdı. Merkez Bankası gibi vergi mükellefi de bütçeyi düzeltmeye zorlanamaz. Mali yardımlar ne kadar ağır şartlara bağlanırsa bağlansın, gözdağı asıl, devlet tahvillerini satın alanların da zarar edeceği borç erteletmeyle verilebilir.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu