1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.08.2005 - Avrupa basınından özetler...

Avrupa basınında bugün en çok işlenen konu, Irak Anayasası. Anayasa’nın, Sünniler’in beklentilerini karşılamadığı, hemen hemen her gazetede yer alıyor. Ayrıca Alman basını, üç hafta sonra yapılacak parlamento seçimleri nedeniyle, Alman siyaset sahnesindeki politik çekişmelere geniş yer ayırıyor. Ve Türkiye - Avrupa Birliği meselesi de yine kimi basın organlarında ele alınan konulardan...

Basın turumuza, Alman basınında geniş yer bulan iç politika tartışmalarıyla başlıyoruz. Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesi, Hristiyan Birlik Partileri’nin Başbakan adayı Angela Merkel’in, Hristiyan Demokrat’ların Dortmund’daki parti kongresinde, Türkiye’nin Avrupa Biriği’ne üyeliği gibi tartışmaları konulara hiç girmediğini yazıyor. Gazetede, “Türkiye’nin üyeliği tartışma konusu olsa da, partide gerçekten fikir ayrılığına neden olmuyor,” deniliyor. Handelsbaltt gazetesi ise seçime üç hafta kala, Hristiyan Birlik’in seçim politikasına ilişkin tahminlerde bulunuyor: “Birlik, durup beklemek yerine, Türkiye meselesine ağırlık verecek, yabancıların işlediği suçları ve terör tehdidini sahneye çıkartacaktır.”

Avusturya’da yayımlanan Der Standard gazetesi, Türkiye Avrupa Birliği tartışmalarına da yer ayırmış: “Türkiye ile yapılacak müzakereler öncesinde, cepheler netleşiyor. Gazetede, “Avrupa Birliği’nin genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Türkiye’nin müzükerelerin 3 Ekim’da başlaması için gerekli tüm şartları yerine getirdiğini söylüyor. Ama Almanya’da Hristiyan Birlik Partileri’nin Türkiye’nin üyeliğine karşı, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac da, Kıbrıs’ı tanımayan bir ülkenin üyeliğinin düşünülemez olduğuna dair fikir belirtmişti” deniliyor.

Süddeutsche Zeitung gazetesi ise seçimin favorisi olarak görülen Hristiyan Birlik Partileri’nin vergi reformu konusunda ikiye bölündüğüne dair haberi manşeti taşımış. Gazetede, “Seçime üç hafta kala Birliğin vergi politikası belirsizliğini koruyor. Paul Kirchhof’un radikal vergi programına karşı parti içi muhalefet giderek büyüyor. Eski Anayasa yargıcı Kirchhof’un Maliye Bakanı olması planlanıyor. Partinin ileri gelenleri, Kirchhof’un programını eleştirmesine karşın, başbakan adayı Angela Merkel Kirchhof’u savunuyor,” deniliyor.

Rheinische Post gazetesi de “Hristiyan Demokrat Parti’nin önemli isimleri, ‚Kirchhof’a dur’ diyor. Çünkü vergi meselesi, güç meselesi. Profesyonel politikacılar, hırslı bir profesörün bu gücü ellerinden almasını istemiyorlar,” yorumunu yapıyor.

Almanya’da 18 Eylül öncesi çok konuşulan politikacılardan biri Sol Parti’nin adaylarından Oskar Lafontaine. Hannoversche Allgemeine Zeitung gazetesinde, Alman basının kendisi için yaptığı ‘lüks solcu’ tanımına kızan Lafontain’in “Eski sol gelenekle, yeni zenginlerin şaşaalı yaşamı arasında zik zak çizerken, gerceklik duygusunu yitirdiği,” belirtiliyor. Rheinische Post da, Lafontaine’in ‘lüks solcu’ tartışmasına nokta koymak için mahkemeye gitmeye hazırlandığını yazıyor.

Uzun tartışmalardan sonra parlamentonun onayına sunulan Irak Anayası’na ilişkin haberler, bugüntü Avrupa basınında geniş yer bulmuş. Frankfurter Allgemeine gazetesinde, manşete taşınan haber için şu yorum yapılıyor:

“Anayasa politik hedefini ıskaladı. Sünniler referandumda veto silahına sarılabilir. O zaman da Irak, Ocak ayında yapılan seçim öncesi duruma geri düşer. Bütün Anayasa hazırlanma süreci yeniden yaşanır.“

Süddeutsche Zeitung da, 27 milyon nüfuslu Irak’ın yüzde 20’lik kısmını oluşturan Sünniler’in, referandum sürecinde Anayasa’yı veto edebileceklerine dikkat çektikten sonra, Irak hükümetinin baskısı üzerine Amerika Birleşik Devletleri’nin Ebu Garip cezaevinden binlerce tutukluyu salıverdiği yazıyor:

“Serbest bırakılan tutukluların bir kısmı bombalı saldırı, işkene, adam kaçırma veya cinayet gibi suçlar işleyenler. Ancak Amerikan ordusuna göre bu kişiler, buç işlemeyeceklerine yemin etmişler. “

Polonya’da yayımlanan Gazeta Wyborcza da Irak Anayası’na ilişkin gelişmeleri ise şöyle duyuruyor: “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bush, Irak Anayası’nın Ortadoğu için büyük bir gelişme olacağını söylemişti, ne var ki Anayasa’nın Irak için bile bir gelişme olup olmayacağı belli değil. Çünkü Irak Anayasası, Amerikalılar tarafından Bağdat’ın göbeğinde kurulan yeşil bölgede doğdu. Yeşil bölgede demokrasi hakim, sefalet, adaletsizlik, terör ve ölüm burada yok. Yeşil bölgenin, Irak’ın geri kalan kısmıyla ortak çok az noktası var. Ama daha da kötüsü, bu sanal dünya da bile zafer şüpheli görünüyor. Çünkü Sünniler şimdiden referandumda Anayasa’nın geri çevrilmesini istiyorlar.”

  • Tarih 29.08.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Yesim Kasap
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbpP
  • Tarih 29.08.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Yesim Kasap
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbpP