1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.07.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basının ağırlıklı konuları Kosova-Sırbistan gerginliği, Norveç'teki trajedi, Afrika Boynuzu'ndaki açlık felaketi ve ABD'deki bütçe tartışmaları.

default

Sırbistan ve Kosova arasında gerginliğin tırmanarak şiddete dönüşmesi ve bir kişinin hayatını yitirmesi, gazetelerde geniş yer buluyor. Hollanda'dan NRC Handelsblad gazetesi, konuyu şöyle yorumluyor:

"Sırp hükümeti bu sorunun Rusya'nın yardımıyla BM Güvenlik Konseyi'ne taşınmasını ve orada tartışılmasını istiyor. Rusya, İspanya ve AB üyesi diğer dört ülke gibi, Kosova'nın ilan ettiği bağımsızlığı tanımayan 77 ülkeden biri. İşte bu nedenle AB 'izinsiz, yasak' şeklinde tanımladığı şiddet olaylarında harekete geçip, hızla arabuluculuk etmek istiyor. Arabulucuk şart. Çünkü Sırbistan'dan Kosova'yı basit bir biçimde tanıması istenemez. İncitilmiş gururun yarası daha çok taze. Ancak Belgrad'dan Kosova ile müzakereler yürütülmesini kabul etmesi, Priştine'den de yangına körükle gitmemesi talep edilebilir. Müzakerelerin herkese yararı olur, çünkü bu, sonuç olarak ikili ilişkilerin normale dönmesini sağlayacak tek çaredir."

Fransa'dan Le Progres, Afrika Boynuzu'ndaki açlık felaketini ele alıyor. Yorumda şu satırları okuyoruz:

"Açlık sadece diğerlerini, özellikle de Afrikalıları ilgilendiriyor. Fransa'da, Afrika Boynuzu'ndaki kuraklığın kurbanları için toplanan para, bizim neden Somali'deki trajediyle kendimizi özdeşleştirmediğimizi, kendimizi kurbanların yerine koyamadığımızı açıklıyor. Sivil toplum kuruluşlarına, Haiti'deki deprem felaketinin ardından milyonlara ulaşan miktarda yardım yapılırken, Somali için şimdiye dek sadece birkaç yüzbin bin euro bağışlandı. Ayrıca politik olarak bu konuda sorumluluk taşıyan siyasetçiler, bağış konusunda vatandaşlara hiç de iyi bir örnek teşkil etmediler. AB Yunanlar için 15 milyar euro ayırdı, Somaliler için ise sadece yüz milyon euro."

Polonya'dan Gazeta Wyborcza, Norveç'teki katliamın ardından ülkede hakim olan atmosferi değerlendiriyor:

"Yeryüzünde, hükümet, muhalefet ve vatandaşların böylesine bir trajedi ve yas ortamında bu kadar mükemmel davrandığı bir başka ülke var mı? İnsanların, çoğu genç partililer olan kurbanlarla dayanışma göstermek amacıyla parti ve gençlik organizasyonlarına böylesine yoğun biçimde üye olarak, yaşananları protesto ettiği bir ülke? Yerel seçimlerden birkaç hafta önce muhalefetin bu dramı hükümeti zor duruma sokmak için kullanmadığı bir ülke? Trajedi Norveçlileri bölmek yerine, birleştirdi. Oslo ve Utöya adasındaki trajediye kadar Norveç, dünyanın diğer bütün ülkelerinin ancak hayal edebileceği herşeye sahipti: Petrol ve doğalgazdan sağlanan artı kazanca, cömert ve efektif işleyen bir sosyal devlete, düşük işsizliğe, çevrenin harika biçimde korunmasına, ulusal gurura ve ülkelerinin yaşamak için en iyi yer olduğu yönündeki hükme. Şimdi bunlara ek olarak, ulusal bir trajedileri de var. Ancak cennetlerinin yıkılmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu, gerçekten de büyük sanat."

Avusturya'dan Der Standard bugünkü sayısında, ABD'de borçlanma limitini artırma ve bütçe açığını azaltma hedefi konusunda Cumhuriyetçiler'le Demokratlar arasında ortaya çıkan görüş ayrılığını masaya yatırıyor:

"Bu araç en azından amacını yerine getirmeli ve hükümet de mali disiplini sürdürmeli yönünde dile getirilen tez, borç sınırının böyle bırakılmasına gerekçe olabilir. Ancak bu sözkonusu değil. ABD'de 1917 yılında konan borçlanma üst sınırı bugüne dek 70'den fazla kez yükseltildi. En iyi şartlarda şu söylenebilir: Bu sınır, hiçbir hükümeti daha fazla borçlanmaktan alıkoyamadı. En kötü durumda, düzenleme uzun süre engellemelere takılıyor. AB buna rağmen ABD'den birşeyler öğrenebilir. Çünkü Avrupa'da da ek borçların çığrından çıkmasını önleyecek büyüme ve istikrar paktı mekanizmaları var. Ancak paktın açık hükümleri, kriz dönemlerinde daha fazla borçlanma esnekliği sunuyor. Eğer AB'li politikacılar kriterlerin sertleştirilmesini talep ederlerse, o zaman kulakları çekilmelidir. Çünkü çok dar bir korse, onu taşıyan kişiye nefes aldırmaz, bunaltır."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız