1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.06.2012 - Alman basınından özetler

Brüksel'deki Avrupa Birliği zirvesi, Alman basınında ağırlıklı olarak yorumlanan konuların başında geliyor.

Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild Avrupa Birliği zirvesiyle ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Zirvede ortalık toz duman olana kadar mücadele ediliyor. Daha fazla ödeyemeyecek olan cazırtıyı kopartıyor: Dayanışma! Almanya’yı bu konuda uyarmaya gerek yok. Alman dayanışmasını Euro bazında ölçmek mümkün. Şimdiye kadar bu dayanışmanın tutarı havale formları, teminat veya kefalet şeklinde 310 milyarı buluyor. İyi de o zaman Euro çatısı neden tutuşuyor? Tutuşuyor, zira dayanışma Avrupa’ya yabancı bir kelime. Yunanistan’ın Euro’ya sessizce dâhil edilmesi dayanışmanın tam tersiydi. Bu, tek kelimeyle dolandırıcılıktı. Bankalar baştan savma iş yaparken, borçlar kontrolden çıkarken, Avrupa’da hiç kimse şimdi bu yüzden zor duruma düşen komşusunu düşünmüyordu. Ortak hareket etme bilinci ve dürüstlük konusundaki bu eksiklik şimdi Avrupa’yı tahrip edebilecek patlayıcı maddelerdir. Şimdi dayanışma talebinde bulunuluyor. Ne var ki dayanışma, borçlu ülkeler için el avuç açmak değil, icraat ve feragat anlamına gelmeli. Dayanışma tek yönlü olmaz.”

Münih kentinde yayımlanan Münchner Merkur gazetesinin AB zirvesiyle ilgili yorumu ise şöyle:

“Başbakan Angela Merkel borç krizinin çözümüne sunduğu katkı nedeniyle suçlamalar ve hakaretler değil, teşekkür almalıydı. Avrupa’nın muhteşem dörtlüsü, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Euro Grubu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Konseyi Başkanı Herman van Rompuy ve Avrupa Merkez Başkanı Mario Draghi'nin kurtarıcıyı sefaletin sorumlusu olarak göstermesi bir küstahlık. Hele hele tam da Berlin’de, Federal Meclis'te Euro İstikrar Mekanizması adı altındaki kendi kendini imha anlamına gelen yasasının onaylandığı gün… Başbakan 700 milyarlık şemsiyeyi alternatifsiz olduğu gerekçesiyle savunuyor ve bir açıdan da gerçekten öyle: Berlin Euro kurtarma projesini bugün feshetse, değeri bir milyar euronun üzerindeki tazminatlar Berlin'in üzerine kalır. O yüzden devlet iflası durumu sürüncemede kalmaya devam ediyor ve federal hükümet para kurtarmak için para harcamaya devam ediyor.”

Mitteldeutsche Zeitung gazetesinin yorumunda şu görüşler yer alıyor:

“François Hollande’ın Angela Merkel’e, Merkel’in de Hollande’a ihtiyacı var. Hollande, kriz içindeki Güney Avrupa’nın avukatı, ama aynı zamanda Merkel’in güneydeki tercümanı konumunda. Ancak her ikisinin eski ahbaplığa dönüş yapması ve yeni üyelere kapılarını açması mümkün görünmüyor. Polonya, kendisini istikrar politikaları açısından çoktandır bir Kuzey Avrupa ülkesi olarak nitelendiriyor. Ülkenin Dışişleri Bakanı Radek Sikorski, Avrupa’nın geleceğine ilişkin çok cesaretli önerilerde bulunuyor. Bu anlamda yaşlı Avrupa’nın genç Avrupa’dan öğreneceği çok şey var.”

Braunschweiger Zeitung ise AB Zirvesi çerçevesinde şu görüşleri yorum sütununa taşımış:

“Avrupa’nın gücünü aşmayan standartlarda yaşaması gerekir. Sağlam devlet finansmanı ve ekonominin rekabet gücünde olması, kalıcı refah için olmazsa olmaz şartlardan. Bunun için de Avrupa’nın, mutlak uyulması gereken ve ihlal edildiği durumlarda şikayet mekanizmalarının da açık olduğu belirgin kurallara ihtiyacı var. Başbakan Merkel’in tavizsiz politik çizgisi, orta ve uzun vadede pek çok şeyi harekete geçirecektir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar / Ercan Coşkun

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız