1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.06.2010 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde, tartışmalara neden olan, göçmenlere zekâ testi uygulanması önerisi ve Güney Afrika'daki futbol heyecanının Almanya'ya yansımasıyla ilgili yorumlar ağırlıkta.

default

Alman Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi Berlin Eyalet Teşkilatı İçişleri Politikaları Sözcüsü Peter Trapp'ın ülkeye gelen göçmenlerin zekâ testine tutulmasını önermesi tartışmalara yolaçtı. Oldenburgische Volkszeitung konuyu şöyle yorumluyor:

"Hrıstiyan Birlik sıralarından gelen, göçmenlerin zekâ testine tabi tutulması önerisi, şu başlık altında verilebilir: Tümüyle aptalca ve saçma. Burada Anayasa'daki insana dair tanımla çelişen, çok yüksek derecede bir dışlayıcı tavır söz konusu. Bu öneriye hiçbir biçimde hoşgörü gösterilmemeli. Hem hükümet, hem de muhalefet cephesinden öneriye şiddetli protestoların gelmesi ve bu konuda ortak bir tavır sergilenip, politik uçurumların aşılması, doğruydu."

Düsseldorf'da yayımlanan Westdeutsche Zeitung'un aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

"Almanya'da göçmenler ortalamanın da üzerinde bir oranda okulları diploma almadan terkediyorsa, bunun aptallıkla ilgisi yok. Göçmenlerin bu başarısızlığı Almanya'da sosyal tabakaların harcını oluşturan eğitim sistemiyle çok yakından bağlantılı. Ancak Türk ailelerin, çocuklarının dil öğrenmelerinin ve diploma sahibi olmalarının onların hayatı için çok önemli olduğunu yeterince kavramaması da bir sorun."

Berliner Zeitung ise konuyu farklı bir açıdan ele alıyor:

"Hrıstiyan Demokrat Birlik Partili politikacı Peter Trapp'ın göçmenlere zekâ testi uygulanması önerisi, Alman toplumunda daha geniş bir yelpazeye yayılabilir: Örneğin hedge fon yöneticilerine, müşteriye sattıkları ürünleri anlamaları için zekâ testi uygulanabilir. Politikada da bu yapılabilir. Bir makama gelmek isteyen politikacı bunun öncesinde zekâ seviyesinin test edilmesine izin verebilir. Bu öneriye Cumhurbaşkanı adayı Christian Wulff sıcak bakmayacaktır. Zekâ testi olursa, Hrıstiyan Birlik Partisi'nin Berlin Eyalet Teşkilatı'nın başına Frank Henkel yerine, ünlü gazeteci ve sunucu Günther Jauch'un geçme ihtimali de daha fazla olurdu herhalde!"

Der neue Tag gazetesinin aynı konudaki yorumundaysa şu satırları okuyoruz:

"Almanya'ya gelmek isteyen göçmenler hangi test ve kontrollerden geçmek zorunda? Kan testi yaptırıp, AIDS hastası olmadıklarını, Alman kökenleri olup olmadığını, Almanca gramer yapısına hâkim olduklarını ve Almanya'da yaşayan birçok insanın bile tam olarak anlamadığı federal sistem konusunda bilgi sahipi olduklarını göstermek zorundalar. Şimdi de zekâlarının yeterli seviyede olduğunu göstermeleri isteniyor. Bu öneriyi dile getiren beyler, sadece Alman toplumunun ne kadar akıllı olduğu konusunda endişelerin ortaya çıkmasına sebep olmakla kalmadı, aynı zamanda Alman halkını da aptal yerine koydu."

Bugünkü gazeteler, Güney Afrika'daki FIFA 2010 Dünya Şampiyonası'nın Almanya'da yarattığı coşkuya da geniş yer ayırıyor. Bild gazetesi, şampiyonanın Almanya'da herkese sorunları unutturduğu yorumunu yapıyor:

"Almanya'da şampiyonanın büyüsüne kapılmayan yok. Futbolseverlerin, ülkenin farklı yerlerinde biraraya gelip, maç izlediği yerlerde neşeli ve rahat bir hava hâkim. Otomobillerimize siyah, kırmızı ve sarı bayraklar asıyoruz. Neşeli insanlar, evlerinin teraslarında ya da bira bahçelerinde toplanıp birlikte televizyon seyrediyor. Dört yıl önce Almanya'da yapılan şampiyonada başlayan hava şimdi de devam ediyor: Futbol, ülkemizi değiştiriyor. Yıllarca tabu kabul edilen yurtseverlik, artık yanlış anlaşılmıyor. Çünkü dünyaya gönderdiğimiz mesaj olumlu: Almanya neşeli bir ülke. Almanya barışcıl bir ülke. Almanya modern ve yaratıcı bir ülke. Ve biz Almanlar kendimizi, birçok şeyi harekete geçirebilecek bir ekip olarak görüyoruz. Umarız, bu birçok konuda görüş ayrılığı içinde olan politikacılarımız için bir örnek teşkil eder."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu


Editör: Murat Çelikkafa