1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.06.2009- Avrupa basınından özetler

İran ile İngiltere arasındaki gerginlik, ABD Başkanı Barack Obama’nın iklim politikası ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in vergi indirimi vaadi, bugünün Avrupa basınında öne çıkan konular…

default

İtalyan La Repubblica gazetesi İran ile İngiltere arasındaki gerginliği konu alıyor yorumunda:

“En azından ana hedef ABD değil. Gerçi ABD de İran’ın suçlamalarından nasibini alıyor ama İngiltere daha iyi bir hedef teşkil ediyor. İran’ın yönetim zirvesindeki Hamaney – Ahmedinejad ikilisi kriz döneminde iç politik nedenlerle basmakalıp sloganlar kullansa da, kapıyı ABD Başkanı Barack Obama’nın suratına çarpmakta şimdilik tereddüt ediyor. İran’da iktidar sahibi kim olursa olsun, gündemde kalacak olan nükleer program konusunda Obama ile muhatap olunacak. İngiltere’ye saldırmanın bedeli ise daha düşük. Eski sömürgeci güç, İran’ın geçici hedef tahtası olmaya son derece elverişli.”

İngiliz The Times gazetesi, Tahran’daki elçilik görevlilerinin istenmeyen adam ilan edilmesi ve göz altına alınmasıyla patlak veren gerginliği şöyle yorumluyor:

“İngiltere’nin cevabı net, makul ve etkili olmalıdır. Her şeyden önemlisi İngiliz vatandaşlarının can güvenliğidir. Büyükelçilikte sadece bulunması gereken çalışanlar tutulmalı, işadamları, İngiliz pasaportlu İranlılar ve turistlere ülkeyi terk etmeleri tavsiye edilmelidir. İngiltere elçilik mensuplarının gözaltında tutulması ve kasıtlı çıkarılan diğer zorluklara karşı yanıtın sadece İngiltere değil, diğer ortakların da onayıyla, tüm Avrupa tarafından verileceği konusunda İran’ı uyarmalıdır.”

Stockholm’de yayımlanan Svenska Dagbladet gazetesi İran’daki gelişmeleri değerlendirdiği yorumunda, propaganda amaçlı yargılamaların başlayabileceği uyarısında bulunuyor:

“İran’daki rejim, gösterilere kanlı şiddetle, tutuklamalarla ve haberleşme özgürlüğünü kısıtlamakla karşılık verdi. Şimdi de protestoların dış mihraklarca körüklendiğini iddia ediyor. Bu klasik yöntemin ısıtılıp önümüze konmasına artık alıştık. Anayasayı Koruyucular Konseyi seçim sonucunu onayladığı takdirde rejime muhalefet etmek daha da zorlaşacak. 1936 – 38 yılları arasında Moskova’da sergilenen propaganda amaçlı açık davalar İran’da da başlayabilir. Muhalefet lideri Hüseyin Musevi’nin de sanıklar arasında yer alması mümkün. İçteki krizin, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın saldırgan dış politikasını daha da azdırıp azdırmayacağını kestirmek zor.”

ABD Başkanı Barack Obama’nın iklim politikasını konu alan yorumunda Süddeutsche Zeitung gazetesi şu görüşlere yer veriyor:

“Temsilciler Meclisi’nden geçen yasa başlı başına önemli bir dönüm noktası sayılamaz. Yasa daha çok, çeşitli lobilerle Temsilciler Meclisi üyelerinin şahsi çıkarlarını dengeleyici bir uzlaşma paketine benziyor. Ama iklimin korunmasına katkısı olabilir, olmalıdır da. Amerikan yönetimi iklimi koruma politikasını son derece iddialı bir proje olarak nitelendiriyor. Ama bu yasanın asıl etkisi, Amerikalıların iklimin korunması ve enerji sarfiyatı ile ilgili tutumlarını değiştirmeye başlaması olacaktır. Medeni Haklar Yasası da ırkçılığı ortadan kaldıramamış ama ırk ayrımcılığı zamanla toplum tarafından dışlanır olmuştu. ABD iklimin korunmasındaki gecikmeyi telafi edecektir.”

Basın özetlerine Avusturya gazetelerinden Der Standard’ın yorumuyla son veriyoruz. Yorumun konusu, Almanya Başbakanı’nın genel seçimler öncesinde vergi indirimi sözü vermesi:

“Bayan Merkel’in kaosu sonlandırıp partisinin tek ağızdan konuşmasını sağlamaya çalışması normal. Ama Angela Merkel herkesi hizaya getirse bile inandırıcılık açığını kapatması kolay olmayacak. 15 milyar euroluk vergi indiriminden söz ediyor. Aynı zamanda da Bakanlar Kurulu Almanya tarihinin en yüksek borçlanmasına imza atıyor. Buna, seçmeni alaya almak denir. En ağır kriz döneminde vergilerin azaltılacağına en büyük hayranları bile inanmıyor. Kaldı ki halka yapılacak bu iyiliğin nasıl finanse edileceği de meçhul. Mucizeye sadece masallarda rastlanır. Alman seçmen de bunu çok iyi biliyor!”

Derleyen: Ahmet Günaltay