1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.04.2009 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde dikkat çeken yorum konularını, ABD Başkanı Obama'nın görevdeki ilk 100 günü, domuz gribi ve Pakistan'da Taliban ile hükümet arasındaki mücadele oluşturuyor.

default

ABD Başkanı Barack Obama’nın görevdeki yüzüncü gününü konu alan yorumlarla başlıyoruz basın özetlerimize. Nürnberger Nachrichten gazetesinin yorumu özetle şöyle:

“Obama dış politikada Bush’un tam tersi. Guantanamo kampını kapatma ve terör zanlılarına işkence yapılmasını yasaklama kararları, Amerika’nın değerlerine yeniden inandığını gösteriyor. Bütün dünyada havariliği yapılan insan hakları kendi ülkesinde ayaklar altına alınamaz. Bush’un doğrudan ya da dolaylı olarak şer eksenine dahil ettiği rejimler varlık gerekçelerini kısmen de olsa Amerikan aleyhtarlığından alıyor. Obama’nın diyalog gönüllülüğünün düşman imajını ellerinden aldığı rejimler meşruiyetini kaybeder.”

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesindeki değerlendirmede ise siyasi gerçekler karşısında başkanların hareket özgürlüğünün daralabileceği hatırlatılıyor:

“Obama iyi bir Başkan mı? Bunu sormak için henüz erken, belki de soru şeklen yanlış. Dünyanın sözde en güçlü lideri çoğu zaman olayların peşinde sürüklenir. İstediği gibi karar ve yön veremez. Elindeki imkanları en iyi şekilde kullanmak zorundadır. Bu da her zaman iyi sonuç vermez. Seçim kampanyasının galip ve mağlupları olur. Gerçek siyasi hayatta ise sadece mümkün olanın başarılmasına çalışılabilir. Obama’nın koştuğu parkurda galip gelinemez.”

Barack Obama’nın görevdeki ilk yüz gününü konu alan son yorumu Würzburg merkezli Main-Post gazetesinden aktarıyoruz:

“Devraldığı ağır miras sebebiyle Başkan’ın kısa zamanda hitabet ustası ve siyaset şovmeninden başka bir şey olmadığının ortaya çıkacağını sananlar yanıldı. Washington’un alışılagelmiş klişelerine sığmayan Başkan’ın büyük projelerini gerçekleştirebilmesi için biraz şansa ihtiyacı var. Obama maceraperestlikle değil ama büyük risk alarak yeni ufuklara açılmak için dümen kırdı. Henüz atlatılmamış olan kriz nedeniyle statükoculuğun mu yoksa Obama’nın vizyon ve pragmacılık karışımı siyasi tarzının mı galebe çalacağını zaman gösterecek. ABD’nin ve dünyanın hayrına ikincisini temenni edelim.”

Basın özetlerine, kısa zamanda bütün dünyaya yayılmasından endişe edilen domuz gribi hastalığını konu alan bir yorumla devam ediyoruz. Frankfurter Rundschau gazetesinden aktaracağımız yorum özetle şöyle:

“Tehlikeli mikroplar uçak yolcuları tarafından birkaç saat içinde bütün dünyaya taşınabiliyor. AIDS ve kolerada olduğu gibi bunun da ceremesini asıl dünyanın en fakir ülkelerindeki insanlar çekecek. Domuz gribinden Meksiko varoşlarındaki fakirler öldü. ABD, İspanya ve Avustralya’da aynı virüse yakalananlar ise hastalığı nispeten hafif atlattı. Zengin sanayi ülkelerinde beslenme ve tıbbi bakım katbekat iyi olduğundan, bunun şaşılacak bir tarafı yok. Ama rahatça arkamıza yaslanma hatasına da düşmeyelim. Çünkü sefalet ve aşırı nüfus karışımı, modern tıbbın da üstesinden gelemeyeceği yeni virüsler doğurabilir.”

Basın özetlerimize Düsseldorf'da yayımlanan Rheinische Post gazetesinde yer alan ve Pakistan’ın içinde bulunduğu tehlikeyi konu alan yorumla son veriyoruz:

“Pakistan Devlet Başkanı Zerdari, ülkesindeki nükleer tesislerin güvende olduğuna ve radikal unsurların atom bombası ele geçiremeyeceklerine dair teminat veriyor. Bu, ormandaki küçük bir çocuğun korkudan ıslık çalmasına benzemiyor mu? Pakistan, muazzam bir iç sorunla yüz yüze. Ordu ile hızlı bir şekilde büyüyen Taliban arasındaki iktidar mücadelesi daha bitmedi. Taliban kendini, gerçek İslam’ın temsilcisi ve muhafızı olarak görüyor. Son haftalarda gücünü artıran Taliban bölgesel şeriatın geçerli kılınmasında İslamabat yönetiminden taviz koparmayı başardı. Birçok Pakistanlı, kaybedenler safında kalmamak için taraf değiştirme zamanının gelip gelmediğini merak etmeye başlayacaktır. Aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi de veren hükümet ile Taliban arasındaki mücadele şiddetlenecektir. Taliban’a göre Pakistan hükümeti, nefret ettiği ABD’nin kuklasıdır. Washington, Afganistan’ın barışa kavuşturulabilmesi için Pakistan’ın huzurlu olması gerektiğini biliyor. Taliban da huzuru önemli ölçüde bozuyor.”


Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa