1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.12.2009 - Alman basınından özetler

28 Aralık 2009 Pazartesi gününün Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorum konuları, Aşure bayramında İran’da meydana gelen şiddet olayları ve bir Amerikan yolcu uçağını havaya uçurma teşebbüsünden oluşuyor.

default

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung İran’daki muhalefetin protesto eylemleri sırasında çıkan olayları şöyle değerlendiriyor:

“Sağlam bilgi almanın mümkün olmadığı İran’da cereyan eden hadiselerden şu sonuç çıkarılabilir: Sokaklardaki kalabalık protesto hareketinin önderlerini geride bıraktı. Dini lider Hamaney’in parçalanan afişleri ve ‘diktatöre ölüm’ çığırışları Mir Hüseyin Musevi ile Mehdi Kerrubi'nin sloganlarıyla örtüşmüyor. Musevi ve Kerrubi ikilemle karşı karşıyalar. İslam Cumhuriyeti’nin kurumlarını resmen tanıyıp, siyasi muhalefeti yasal yollardan yürüttükleri takdirde taraftarlarının onlardan uzaklaşması söz konusu olabilir. Çünkü sokaklardaki muhalefet rejim değişikliği istiyor. Bu durum iktidar sahiplerinin de işine yaramıyor. Çünkü tanınmış ruhani liderler Musevi ve Kerrubi ile diyalog kurulmasını isterken İran silahlı kuvvetlerinin de halka karşı kullanılmak istemediğine dair haberler geliyor. Artık mollaların değil de Devrim Muhafızları’nın dediğinin olması İranlıları rahatsız etmeye başladı.”

Neue Osnabrücker Zeitung ise konuya şu satırları ayırmış:

“İran’daki yeşil muhalefet hareketinin öfkesi taşkınlığa dönüşüyor. Muhalefet haklı olarak kendine kulak verilmesini istiyor. Ahmedinejad siyasi bakımdan hayatta kalmak istiyorsa, protestolara izin vermeli, gözü dönmüş Devrim Muhafızları’nı dizginlemeli ve muhalefete saygılı olmalıdır. Statükoyu kanla korumaya çalışmak, ikinci İran devriminin temellerini atmak anlamlına gelir.”

Rheinische Post gazetesi bir Amerikan yolcu uçağının Nijeryalı bir genç tarafından patlayıcıyla düşürülme teşebbüsüne şu satırları ayırmış:

“11 Eylül 2001’den sonra bir süre sıkıntılı hislerle uçaktaki koltuğuna oturan yolcu artık aşırı bulduğu güvenlik tedbirlerinden sıkılmışa benziyordu. Ömer Abdülmuttalib zamanla güvenlik mekanizmasına sızan ihmalkarlık ve savsaklamadan az daha yararlanıp büyük bir katliam yapacaktı. Olay aynı zamanda, uçuş güvenliği üzerinde titreyen Amerikan makamlarının, kuşku uyandırması gereken Nijeryalı’ya mani olamadığını ve sınırsız imkanlar ülkesinin imkanlarının aslında pekala sınırlı olduğunu da gözler önüne serdi.”

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesi, başarısızlığa uğratılan terör saldırısı teşebbüsünden alınması gereken dersi şöyle özetliyor:

“Kendimizi kandırmayalım. Almanya güvenli bir ülke ama ‘bizde olamaz’ yanılgısına kapılmayalım. Terör yeniden kapımızı çalıyor. Her an bizde de kendini gösterebilir. Şimdi güvenlik tedbirleri daha da arttırılacak. Yolcuların homurdanmasını şimdiden duyar gibiyiz. Ama bir saat daha fazla beklemeye değmez mi?”

Neue Osnabrücker Zeitung’un ABD Başkanı Barack Obama’nın sağlık reformu projesini konu alan satırlarıyla basın özetlerine devam ediyoruz:

“Obama kamuoyunun bu konuda bölünmesini önleyemezdi. Cumhuriyetçilerin hemen başında takındığı olumsuz tavır Amerikalıların yarısı tarafından benimsendi. Eyaletleri için para isteyen Senatörlerin baskısına boyun eğmesi, Başkan Obama’ya itibar kaybettirdi. Obama, reformlarının çekirdeğini oluşturan, sağlık sigortasını devletleştirme planının başarısızlığa uğramasını da önleyemedi. Ama, sigortasız Amerikalıların %90’ının sigorta kapsamına alınması bile başarı sayılır.”

Halle kentinin Mitteldeutsche Zeitung gazetesi, 2010 yılıyla ilgili ekonomik tahminleri konu alan yorumunda, devletin işten çıkarmamayı teşvik programının sona ermesiyle birlikte Almanya’daki işsizliğin artacağını ancak doğu Almanya’daki işletmelerin krize bu kadar dayanıklı çıkacağının tahmin edilemediğini yazıyor. Almanya’nın önde gelen iktisat gazetelerinden Handelsblatt’ın borsalardaki gelişmeyi konu alan satırları ise özetle şöyle:

“Alman borsa endeksi yılbaşından bu yana %25 artarak 6 bin puan sınırına dayandı. Artış oranı Mart- Aralık döneminde %64'ü buldu. Ama küresel konjonktür düzelmesine rağmen birçok ülkenin iflasın eşiğine gelmesi ve işletme kârlarının beklentilerin gerisinde kalması, bunun böyle devam edemeyeceğini gösteriyor. Devlet ve merkez bankalarının, dağıttıkları astronomik yardımları sona erdirmek zorunda olmaları da borsanın keyfini kaçıracaktır.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Baha Güngör

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız