1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.10.2009 - Avrupa basınından özetler

Ekonomik kriz, AB Lizbon Antlaşması, Ortadoğu’da su sorunu ve İran’ın nükleer programı ile ilgili müzakere süreci, bugünün Avrupa basınında öne çıkan konular

default

Fransız Le Monde gazetesi küresel ekonomik krizden gerekli derslerin çıkarılmadığı yorumunda bulunuyor:

“Daha fırtına tamamen dinmeden günlük yaşama geri dönüldü. Sanki hiçbirşey olmamış gibi. İkramiyeler, dudak uçuklatan maaşlar, astronomik tazminatlar… Bazı merkez bankalarının başkanları alarm zillerini çalıyor, ama boşuna. Finans dünyasının parolası malum: Piyasa kurallarına göre, rekabete dayanabilmek için en iyilerin elde tutulması gerek. Ama asıl önemli olan, hem ABD hem de Avrupa’da gelir uçurumunun giderek daha da büyüdüğü, işsizliğin arttığı bir dönemde bu parolanın ortaya koyduğu semboldür. Konu, kapitalizmin giderek daha kibirli, daha eşitsiz bir hal aldığı, ya da tek bir kişiye diğerlerinden 300 ya da 400 kat daha fazla ‘değer' verildiği bir iş dünyasıdır.”

Viyana'dan Kurier gazetesi ise AB'de kapsamlı idari reform öngören Lizbon Antlaşması'nı ele alıyor yorumunda:

“AB'nin temelini oluşturacak Lizbon Antlaşması neredeyse hazır, sadece Çek Cumhuriyeti’nin payına düşeni yapması gerekiyor. Neredeyse on yıllık çalışmalar ve engebelerle dolu bir sürecin ardından AB’nin karşısında ne tür yenilikler ve değişim bulunduğunu çoğu kişi unuttu. Vatandaşlara pekçok yeni haklar getiren, Birlik içinde üst düzey yeni makamlar oluşturan ve Komisyon’un yeniden yapılandırılmasını da içeren kapsamlı antlaşma, Avrupa’yı değiştirecektir. Yeni yapılanma sonrasında göreve gelecek ilk Dönem Başkanı ve ilk ortak Dışişleri Bakanı’nın güçlü, sempatik Avrupalılar olması bu noktada büyük önem taşıyor. AB’nin geleceği ve gücü, Lizbon Antlaşması’nın başarıyla uygulamaya konmasına ve personel seçiminin doğru yapılmasına bağlı.”

Uluslararası Af Örgütü’nün İsrail’i Filistin bölgelerine yeterli içme suyu göndermemekle suçladığı rapor Avrupa basınında da yankı buldu. Avusturya'dan Die Presse gazetesinin yorumu şöyle:

“Uluslararası Af Örgütü’nün raporu, İsrail’in işgal rejimi ve Yahudi yerleşimleriyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu sonsuz belgeler zincirinin en yeni halkası. Gazze Savaşı’nın ardından gelen raporlar da cabası. Yanlış anlaşılmasın: İnsan hakları ihlallerini, işlenen savaş suçlarını saptamak ya da kaçak Yahudi yerleşimlerini belgelemek doğru ve önemlidir. Ancak Ortadoğu sorunu artık bu tali cepheye takılıp kalmış gibi bir görüntü arz ediyor. Filistin yönetimi üzüntü ve acıma duyguları uyandıran her tür halkla ilişkiler başarısını memnuniyetle izlerken, İsrail sipere girmiş, üzerinde ‘rapor' etiketi bulunan herşeye ateş açıyor.”

İtalyan La Stampa gazetesi ise İran'ın nükleer programı ile ilgili müzakere sürecini ele alıyor yorumunda:

“Tahran yönetimi, Washington, Moskova ve Paris'in uranyum zenginleştirme konusunda kabul ettiği uzlaşma önerisini Perşembe günü muhtemelen geri çevirmeyecek. Ancak İran'ın yanıtı alışılan tarzda gelecektir. Bu tarzı sadece müzakere taktiğine indirgememek gerekir. İslam Cumhuriyeti'nin zirvesinde gerginlik olduğu ve bu gerginliğin kaçınılmaz bir şekilde nükleer politikaya da yansıdığı görülüyor. Askeri, siyasi ve ekonomik çıkarlar ve genel olarak Tahran'ın Batı ile ilişkisini şekilllendirecek strateji işte buna bağlı.”

Derleyen: Beklan Kulaks ızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay