1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.09.2012 - Alman basınından özetler

Başbakan Merkel’in, “İslam Almanya’nın bir parçasıdır” sözü, İçişleri Bakanlığı’nın Müslümanların tepkisini çeken afiş kampanyası, Yahudiler’e yönelik saldırılar bugünün Alman basınında yorumlanan konular arasında.

Münchner Merkur gazetesi, Başbakan Merkel'in İslam'ın Almanya'nın parçası olduğu yönündeki sözüne mesafeli yaklaşıyor:

“İşin dikkat çekici yanı şu: Ne zaman bir yatıştırma ihtiyacı olsa Alman politikacılar burada yaşayan Müslümanları o zaman kucaklıyor. Şimdi Başbakan'ın yaptığı gibi. Dünyada karşılaştığımız haliyle ‘İslam' toplumumuzun karşısına yine zorluklar çıkardığında, güruh sokaklara döküldüğünde. İşte o zaman Alman politikacılar alelacele Almanya'da düşünceleri yasaklamayı düşünmeye başlıyor. Ancak İslam'ın ve sözcülerinin ‘bizim bir parçamız' olabilmesi için önce kendi dinleri için sürekli talep ettikleri saygıyı bizim değerler düzenimize de göstermeleri gerekiyor. Düşünce özgürlüğünü, hoşa gitmeyecek durumlarda bile demokrasinin en önemli getirisi olarak kabul etmek de bunun bir parçası.”

Almanya'da Müslüman gençlerin radikal İslamcı eğilimlere kapılmasını önlemek üzere İçişleri Bakanlığı'nın başlattığı afiş kampanyasına tepkiler sürüyor. Üzerinde Müslüman genç fotoğraflarının ve ‘Kayıp' ibaresinin bulunduğu afişlerle ebeveynler, çocuklarında radikal eğilim görmeleri durumunda danışma hattını aramaya çağrılıyor. Essen kentinde yayımlanan Westdeutsche Allgemeine Zeitung'un yorumu şöyle:

“Kayıp afişli kampanya Müslümanları genel zan altında bırakıyor. Bu nedenle entegrasyona hizmet etmiyor. Tam tersi etki yapıyor ve güvenlik politikaları açısından da bir anlam ifade etmiyor. İçişleri Bakanı Friedrich de muhtemelen bunun farkında. Yoksa afiş kampanyasını niye durdursunlar? Burada ‘kayıp' olan bir şey varsa, o da hassasiyettir. Bu özellikle de Köln kentinde görülüyor. Tam da aşırı sağcı teröristlerin saldırısının psikolojik yükünü hâlâ çekmekte olan ve haksız yere zan altında bırakılan çok sayıda göçmenin yaşadığı kentte devlet İslamcılara karşı afiş savaşı yürütüyor. Sanki geçmişte hiçbirşey yaşanmamış gibi. Akıl alır gibi değil.”

Almanya Yahudiler Merkez Konseyi Genel Sekreteri Stefan Kramer'in Berlin'de sokakta yürürken sözlü tacize uğraması ve Yahudilere yönelik çeşitli taciz ve saldırılar ülkede antisemitizm tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Berliner Zeitung'un yorumu şöyle:

“Antisemitizm günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Yom Kipur bayramının kutlandığı çarşamba günü taksiye binen bir aile sinegoga gitmek istediğini söyledikten sonra şoför tarafından otomobilden indirildi. Berlin'deki Yahudi cemaatinin, sünnet tartışmaları nedeniyle Yahudilere yönelik önyargıların daha yoğunlaştığı şeklindeki uyarılarını ciddiye almak gerek. Berlinli Yahudilere dönük tehdit, ülkedeki sosyal barışa yönelik kabul edilemez bir saldırıdır.”

Hamburger Abendblatt gazetesi ise son açıklanan işsizlik rakamlarını ele alıyor:

“İhracata sıkı sıkıya bağımlı Alman ekonomisi için, özellikle de Güney Avrupa talebindeki düşüşü, personel masraflarında frene basmadan omuzlamak her ay daha da zorlaşıyor. Pek çok çalışanın durumu belirsizleşiyor. Alman sanayisinin belkemiği otomotiv endüstrisinde çok sayıda üretici artık üretimi azaltmaya başladı. Ama tüm bunlara rağmen karamsarlığa da yer yok. 2009'daki malî krizde bile şirketler çalışma saatlerinde yaptıkları düzenlemeler, fazla mesainin azaltılması gibi önlemlerle istihdam piyasasında çöküşü engellemişti. Bunun bu sefer de başarılabilmesi gerek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız