1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.08.2012 - Alman basınından özetler

Suriye’de Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun uluslararası yardım çağrısıyla bir kez daha ön plana çıkan insanî kriz ve Almanya’daki organ bağış skandalı, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları arasında.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriyeli mülteci sayısındaki artışın getirdiği büyük yükün uluslararası toplum tarafından paylaşılmasını istedi. Davutoğlu konunun Perşembe günkü BM Güvenlik Konseyi toplantısında da gündeme geleceğini belirtti. Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumu şöyle:

“Başta Türkiye, Ürdün ve Lübnan olmak üzere komşu ülkeler Suriyeli mültecileri barındırmak için son aylarda son derece ağır bir yükün altına girdi ve yüz milyonlarca dolar harcadı. Artık sınıra dayandılar. Sınır geçişlerini zorlaştırdıkları için Türkleri dayanışma eksikliğiyle eleştirmek ucuz bir suçlama olur. Çünkü şimdiye kadar Ankara ve Amman'dan gelen yardım çağrıları Batı'da boş duvarlarda yankılandı.”

Mannheimer Morgen gazetesinin yorumu ise şöyle:

“BM Güvenlik Konseyi'ndeki aktörler siyasî bir çözümde uzlaşamadı. Bu nedenle Batı da artık sorunun muharebe alanında çözülmesine bel bağlıyor. Kesinlikle acı bir alay içeren bir bakış açısı. Üstüne üstlük tehlikeli de. Çünkü katliamla geçen her gün, iç savaşın kanlı zulmünün yanında mültecilerin sefaletini de artırıyor. Suriyeli halk grupları sorunlarını kaçtıkları ülkelere de taşıyor. Örneğin Lübnan'ın kuzeyi şimdiden kaosa saplanmaya başladı. Batı istesin ya da istemesin, Suriye'nin komşularına yardım etmek zorunda.”

Almanya'da organ bağış skandallarının ardından kontroller sertleştiriliyor. İki üniversite kliniğinde üç cerrahın hastalarının durumuyla ilgili verilerde tahrifat yaparak onları bekleme listesinde öne kaydırttıkları ortaya çıkmış ve soruşturma başlatılmıştı.

Mitteldeutsche Zeitung'un yorumunda, hükümetin planladığı önlemler ile ilgili şu satırları okuyoruz:

“En azından sistemin zayıf yönleri güçlendiriliyor. Kontrol ve cezalar sertleştiriliyor. Artık özel müfettişler klinikleri habersiz bir şekilde teftiş edecek, bekleme listelerinin oluşturulmasında ‘altı göz ilkesi' uygulanacak, doktorlar tek başlarına istedikleri gibi hareket edemeyecek, şimdiye kadar gizli tutulan teftiş raporları kamuya açıklanacak. Bunların hepsi tamam. Kötü olan, bunun şimdiye kadar uygulanmaması ve aslında çok normal olan bu önlemlerin hayata geçirilmesi için bir organ bağış skandalına ihtiyaç duyulmuş olması.”

Bonn kentinde yayımlanan General-Anzeiger gazetesinin yorumu ise şöyle:

“En önemli sayfa kapandı: Halkın güveni. Şu an üzerinde düşünülen tüm önlemlerin, kaybedilmiş güveni geri kazanmaya yönelik olması gerekir. İnsanlar sistemde suistimal tehlikesinin sıfırlandığına inanırsa ancak o zaman organ bağışlamaya yanaşır. Organ bağışçılarının sayısının artması gerekiyor. Bu çok açık. Almanya'daki organ bağışlarının sayısı Avusturya ya da İspanya'dakinden çok daha düşük.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız