1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.06.2010 - Alman basınından özetler

Toronto'da yapılan 20'ler grubu zirvesi ve Güney Afrika'da devam eden 2010 FIFA Dünya Şampiyonası'nda Almanya'nın çeyrek finale yükselmesi, Alman gazetelerinde öne çıkan başlıca konular.

default

Düsseldorf’ta yayımlanan Handelsblatt gazetesi, 20'ler Grubu'nun aslında bir kriz ittifakı olduğuna dikkat çekiyor ve kriz olmadığı dönemlerde ise dünyanın önde gelen sanayi ülkelerinin başı çektiği bu ittifak içindeki tek tek ülkelerin de birbirinden çık farklı çıkarları gözettiklerini belirtiyor. Yorum şöyle devam ediyor:

“Toronto’daki zirvenin düzenlenişine ilişkin bu anlaşılmaz lojistik harcamalara bakıldığında, bundan böyle bir kimse grup fotoğrafı bile çektirmek istemeye yanaşmazsa hiç şaşırmayın! Küreselleşme, gerçi aynı gezegende gerçekleşiyor ama herkes aynı gelişme aşamasını yakalayamıyor. O nedenle yavaş yavaş yine kriz öncesi düzene geri dönülüypor. G7-G8, uluslararası işbirliğinin mutfak kabinesi gibi, G20 ise güzel duyguların ve kulağa hoş gelen çağrıların kotarıldığı tartışma klübü olarak işlev görüyor.”

Münchner Merkur gazetesi ise 20’ler Grubu’nun Toronto’daki zirvesine daha iyimser bir bakış açısı ile yaklaşıyor. Gazete yorumunda, Avrupalıların savunduğu “borçlanma yerine tasarruf” yeni temel ilkesinin en azından kağıt üzerinde kabul gördüğünu savunuyor ve şöyle devam ediyor:

“Zirve katılımcıları, en azından kağıt üzerinde bütçe açıklarını 2013 yılına kadar yarıya indirmek istediklerini beyan ettiler. Bu görüş değişikliği biraz da neredeyse iflas bayrağını çekme durumuna gelen Yunanistan'nın milyonlarca Avrupalıda önce şok yarattığını, sonradan da bunun kollektif bir bilinç değişimine yolaçtığını kavrayan Almanya Başbakanı’nın sayesinde olmuştur denilebilir. Ve yine o Almanya Başbakanı, euronun istikrarını Amerika’nın konjonktür politikalarına kurban etmeyi de hiçbir zaman aklından geçirmemiştir.”

Yine Münih’te yayımlanan Tageszeitung gazetesinin G20 zirvesine ilişkin eleştirel yorumunda ise şyu satırları okuyoruz:

“Küresel mali krizin başgösterdiği 2008 yılından bu yana mali piyasalara gem vurulmaya çalışılıyor. Ne var ki Toronto’daki toplantıda somut anlaşmalar yine başka bir bahara ertelendi. Eğer bankalar sistemi ve kredi derecelendirme kuruluşları gerçekten dünya çapında geçerli kurallar oluştursa ve küresel mali vergiler uygulamaya konulsaydı, işte o zaman bu zirve tantanası için harcanan her bir centin değeri olurdu. Ama mevcut durumda pek bir değeri kalmıyor!”

Son olarak 2010 Dünya Futbol Şampiyonası ikinci turunda dün oynanan Almanya-İngiltere maçına ilişkin iki yorumu aktarıyoruz. Dresden’de yayımlanan Sächsische Zeitung, sadece hakemin İngiltere’nin golünü saymaması açısından değil, genel anlamda da ezeli Almanya-İngiltere karşılaşmaları tarihinde yeni bir sayfa açtığını belirtiyor. Ve yorumunda bu görüşüne açıklık getiriyor:

“Çünkü bu ikinci tur maçında Alman milli futbol takımı, en iyi performanslarından birini sergilemiştir. Çeyrek finale, hakemin hatalı kararı sayesinde kaldığı gibi bir utanç duygusu içerisinde de girmedi, zira maçı bileğinin hakkıyla kazandı ve çeyrek finalin en güçlü 8 takımı arasında yer almış oldu.”

Ulm’da yayımlanan Südwest Presse ise, 1938 yılından bu yana Dünya Şampiyonaları’nın en genç takımıyla sahaya çıkan Alman milli futbol takımının, İngilizlere bu kadar haddini bildireceğini kimsenin beklemediğine işaret ederek, şu görüşlere yer veriyor:

“Alman futbolunun bu büyük zaferini, Mesut Özil ve Thomas Müller gibi yıldızların üstün performansıyla yakaladık. Ve takım gelişme sürecine de henüz nokta koymuş değil! Teknik direktör Joachim Löw de bunun farkında. Bu yüzden; eğer Alman Futbol Federasyonu, görev süresinin uzatılması için Löw ile yeni bir sözleşme imzalamazsa, bunu kimse anlayamaz.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Murat Çelikkafa