1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.05.2010 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinde bugün Berlin’deki bir mahkemenin okulda namaz kılınmasının yasaklanması yönünde aldığı karar ve Meksika Körfezi’ndeki petrol felaketine ilişkin yorumlar dikkat çekiyor.

default

Berliner Morgenpost gazetesi, okulda namaz kılınmasını yasaklayan mahkeme kararını şöyle değerlendiriyor:

"Berlin mahkemesinin okulda namaz kılınamayacağı yönündeki kararının ardından hoş olmayan bir duygu geride kaldı. Hrıstiyan bir öğrencinin tıka basa dolu bir okul kantininde sofra duasından men edilmesi düşünülemezken, neden bir okul, bir öğrencisinin teneffüs sırasında bir köşede sessizce namaz kılmasını yasaklıyabiliyor. Dinlere eşit muamale anlayışı nerede? Diğer yandan devlet okullarında Hrıstiyanlığa ait her tür ibadetin kabul görmemesi de düşündürücü. Din dersleri dışında ne Katolikler gibi diz çökerek ne de Protestanlar gibi ellerini havaya kaldırarak dua edilemiyor. O yüzden bu karara kızan Müslümanlar, dinlerinde çok dinli bir toplumdaki yaşama uyacak bir ibadet formu olup olamayacağını sakince düşünmelidir.

Berliner Zeitung’da ise konuyla ilgili şu yorum dikkat çekiyor:

"Birçok Berlinli Müslüman, kararı elbette bir güvensizlik beyanı gibi algılamış olmalı. Müslüman öğrencilerin şimdi bir ibadet odası talep etmesinden endişe ediliyor. Zira yasaklanan şey, isyan duygusu uyandırıyor ve bu da ergenlik çağındaki öğrenciler için hayli çekici. Ancak yakında her iki öğrenciden birinin Alman kökenli olmayacağı Berlin okullarında kültürler arası çatışmanın daha da sertleşmesi içten bile değil."

Meksika Körfezi’ndeki felaket de Alman gazekelerinin başlıca konularından biri. ABD Başkanı Barack Obama’nın Körfez bölgesinde petrol arama yasağı getirmesine dikkat çeken Tageszeitung’da şu satırları okuyoruz:

"Derinlerdeki sondaj çalışmaları için altı aylık moratoryum doğru yönde atılmış bir adım. Aynı istek, ikim yasasının tartışılması ve hayata geçirilmesinin hızlandırılmasında da geçerli olmalı. Petrol felaketinden kısa bir süre önce ABD’nin önümüzdeki on yıllar için enerji ve iklim politikalarını saptayan yasal düzenleme rafa kaldırıldı. Bunun nedeni elbette ki seçim taktiği. Kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde Demokratlar, çevre konusundan ziyade, göçmen politikalarında büyük bir siyasi başarı elde edebileceklerini düşünüyordu. Ancak felakete uğrayan bölgedeki manzara, yönetimin zirvesinde görüşün tamamen değişmesine yol açtı. Washington’da şu anda bazı şeyler değişiyor. Petrol ve atom lobileri elbette projelerini kurtarmak için ellerinden geleni yapacak."

Thüringer Allgemeine gazetesinin yorumu ise şöyle:

"İngiliz şirketi BP, Meksika Körfezi’ndeki petrol sızdıran deliği kapamak için beş haftadır araştırma yapıyor. Şimdi balçık ve çimento ile bu deliklerin kapanıp kapanmayacağı da hala belirsiz. Ancak buna karşın, ABD tarihinde meydana gelen en kötü petrol sızıntısının maliyetinin kime çıkacağı şimdiden öngörülebiliyor: Elbette vatandaşlar. ABD Kongresi, petrol vergisini dört katına çıkarmayı düşünüyor. Şimdiden 160 kilometrelik kıyı şeridinin temizlenmesi ve denize akan petrolün nötralize edilebilmesi için milyarların hazır edilmesi gerekiyor…"

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız