1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.04.2009 - Avrupa basınından seçmeler

Bugünkü Avrupa basını domuz gribiyle ilgili son gelişmelerle, ABD Başkanı Barack Obama'nın görevinde 100 günü doldurmasıyla ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

default

Meksika’da patlak veren ve hızla yayılan domuz gribi vakaları ve muhtemel bir küresel salgına karşı alınabilecek tedbirler bugünkü Avrupa gazetelerinin yorum sütunlarına yansıyan konuların başında geliyor. İngiliz The Times gazetesi ‘hükümetler ve domuz gribi’ başlıklı yorumunda özetle şu görüşlere yer veriyor:

“Gribin küresel salgına dönüşeceği kesinleşmiş değil, ama zaman kaybetmeden bunun mümkün olduğunu söylemek gerekir. 1918 yılındaki İspanyol gribine dünya nüfusunun yüzde 40’ı yakalanmış ve salgın 50 milyon can almıştı. 1957 yılında patlak veren Asya gribi salgınında iki milyon kişi ölmüş, 1968 yılında Hong Kong'da çıkan grip salgınında da bir milyon kişiyi kurtarmak mümkün olmamıştı. Domuz gribi de devasa boyutlara ulaşabilir. Asıl önemlisi, hükümetlerin salgına hazırlıklı olup olmadığı. Dünya Sağlık Teşkilatı ve Avrupa Birliği’nin kısa zamanda tepki göstermesi sakinleştirici etki yaptı. Şimdilik yapılabilecek şey, düzenli bilgilendirmek ve yatıştırıcı ama aynı zamanda da samimi olmaktır.”

İtalyan La Stampa gazetesi de domuz gribinin şeffaflık gerektirdiğine dikkat çekiyor:

“Domuz gribi sadece insan hayatını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda dünya ekonomisinin toparlanmasıyla ilgili belirsizliğin sürdüğü bir ortamda kötü sürpriz etkisi de yapıyor. Ekonomik krizle sağlık krizi arasındaki benzerlikler, her ikisinin de çaresi olmamasından, virüsün en kısa zamanda özellik değiştirebilmesinden ve kamuoyunun bilgilendirilmesine gösterilen tepkilerden kaynaklanıyor. Finans piyasasından haklı olarak şeffaflık istenen dünyamızın sağlık sistemine de biraz daha fazla şeffaflık getirilmesi fena olmaz.”

Grip virüsleri hakkında kamuoyunun derhal aydınlatılması gerektiğini vurgulayan gazetelerden biri de İspanyol El Periodico gazetesi:

“Hükümetler ve sağlık kuruluşları domuz gribiyle mücadelede her şeyden önce halkı derhal ve kapsamlı bir şekilde aydınlatmalıdırlar. Meksika bu alanda kötü örnek oldu. Hükümet geç tepki gösterdi ve diğer ülkeleri ilk ölüm vakalarının ardından bilgilendirdi. Bu nedenle önleyici tedbirler için zaman kalmadı. Bu ülkeye seyahat edilmemesi şeklindeki uyarılar, turizmin önemli bir ekonomik faktör olduğu Meksika açısından vahim sonuçlara yol açabilir. Bu virüse yakalanan turistlerin hepsi, hastalık belirmeden önce Meksika’da bulunmuştu. Bu bakımdan ‘Meksika’ya gitmeyin’ demek mübalağa olmaz.”

Salzburger Nachrichten adlı Avusturya gazetesinden aktaracağımız yorumun konusu ise ABD Başkanı Barack Obama’nın görevdeki ilk yüz günü. Yorum özetle şöyle:

“Obama’nın el attığı sorunların nitelik ve niceliği açısından, 44. ABD Başkanı’nın göreve iyi başladığını teslim etmek gerekir. Obama ABD’ne yeni bir yön verdi. Irak’tan çekilme kararı alarak en önemli dış politik sözünü tutmuş oldu. Aynı zamanda Afganistan’la ilgili yeni hedefler de tayin etti. Yumuşak Amerikan süper gücünün hala cezp edici olduğunu Avrupa ve Latin Amerika’da kanıtladı. Başkan makul çıkar politikasını yeniden Amerikan diplomasisine kazandırdı. İç politikada da çizdiği büyük hedeflere pragmacı yoldan ulaşmaya çalışıyor. İdeolojik açık vermemeyi bilen Obama, karışık mesajlarla dinleyicilerine bilmece sunma yeteneğine sahip. Böylece Amerika’yı adım adım ve kalıcı bir şekilde değiştirebilecek reform politikası için hareket özgürlüğü kazanıyor.”

Die Presse gazetesi ise Başkan Obama’nın başarısızlığa uğramasının mümkün olduğu görüşünde:

“Obama’nın karizmatik tarzının her şeyi düzeltebileceği düşüncesine veda etmek gerekecek. Obama’nın başarısızlığa uğrama ihtimali, başarıya ulaşma ihtimalinden ağır basıyor. Zafer ile hezimet arasındaki farkın ne kadar az olduğunu başka bir 100 gün bilançosunda da görmek mümkün: Napolyon Paris'e zaferle döndükten tam yüz gün sonra Waterloo’da bozguna uğramıştı.”


Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa