1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.10.2010 - Alman basınından özetler

Avrupa’nın karşı karşıya olduğu yasadışı göç sorununda Türkiye’nin oynadığı rol, Türkiye’nin dış politikası ve Irak’ta Tarık Aziz’in idam cezasına çarptırılması, Alman basınının yorum konularını oluşturuyor.

default

Düsseldorf merkezli Rheinische Post gazetesi Yunanistan’ın yaşadığı mülteci sorununu Türkiye'yi mercek altına alarak irdeliyor:

“Ortadoğu, Asya ve Afrika’dan geliyorlar ve her gece yüzlercesi Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçiyor. Hâlihazırda 350 bin yasadışı göçmenin Yunanistan’da yaşadığı belirtiliyor. Çoğunluğu buradan başka Avrupa ülkelerine geçmek istiyor. Sorunla başa çıkamayan Yunanistan, Avrupa Birliği’nin sınır koruma kurumu Frontex’ten yardım istedi. Oysa anahtar Türkiye’de. Çünkü asıl Türkiye’de, insan kaçakçılığı yapan organize çetelere karşı ciddi anlamda önlem alınmadı. Avrupa’ya ulaşan yolların çoğunluğu artık ciddi boyutlarda denetlendiği için yasadışı göçmenlerin yüzde 90’ı Türkiye üzerinde geliyor. Ankara hemen harekete geçmek yerine AB ile bir mülteci antlaşması üzerinde yürütülen müzakerelerde âdeta poker oynuyor. AB üyesi olmak isteyen bir ülke açısından bu riskli bir strateji…”

Frankfurter Allgemeine gazetesinin yorum sütunundaysa “Ticaret ülkesi Türkiye, komşularını keşfediyor” başlıklı şu yorum yer alıyor:

“Türkiye on yıl öncesine kadar Ortadoğu’da varlık gösteremiyordu. Şimdiyse Osmanlı İmparatorluğu’nun halefi konumundaki Türkiye’ye arabulucu ve ticaret ortağı olarak saygı duyuluyor. Türkiye, dinamik ekonomisi ve fiilen İslam, seküler siyaset ve parlamenter demokrasinin birlikte yaşanabildiği bir devlet olarak Ortadoğu’daki devletler ve toplumlar için bir yumuşak güç haline geldi. Türkiye bu değişime rağmen Avrupa ve Batı’ya yöneliminden vazgeçmiyor. Türkiye, Avrupa Birliği gibi Ortadoğu’da, ABD’den sonra ikinci sırada yer alan bir aktör konumunda. Soğuk Savaş dönemi sonrasında Türkiye dünya politikalarındaki tektonik kaymaları zamanında fark etti ve şimdi çağdaş ve özgüvenli bir ticaret ülkesi olarak fırsatlardan yararlanmak istiyor. Ama yüzü halen Avrupa’ya yönelmiş durumda. Ancak burada kapılar halen kapalı. Bu nedenle özgüven kazanmış Türkiye, Ortadoğu dâhil olmak üzere artık kendi çıkarlarını dikkate alıyor.”

Alman gazetelerinde ayrıca Saddam Hüseyin döneminin Dışişleri Bakanı Tarık Aziz’in idam cezasına çarptırılması ön plana çıkıyor. Neue Osnabrücker Zeitung, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi aktarıyor:

“Tarık Aziz’in idam cezasına çarptırılmasının siyasi motivasyonu açık. İntikam esasına dayanan bir karar bu. Aslında koalisyon gücünün işgalle değiştirmeyi hedeflediği bu değil miydi? Irak’a adalet ve düzeni temin etmek için müdahale edilmedi mi? Aziz’in Saddam Hüseyin döneminde bir çok suça ortak olduğu şüphe götürmez. Ancak aynı zamanda Irak’ın ılımlı simalarından biriydi. Hrıstiyan, eğitimli, neşeli ve çağdaş. Aziz ve idam cezası işgalin ve sonuçlarının ahmaklığının bir simgesi.”

Ulusal gazetelerden Süddeutsche Zeitung ise Aziz’in idam cezasına çarptırılması konusunda şu görüşü aktarıyor:

“İdam cezası barbarlık. Tarık Aziz'e verilen idam cezası, tıpkı 2006 yılında idam edilen Saddam Hüseyin gibi, devrilen diktatörlüğün cezalandırılmasıdır. Ancak bu, idam cezasının reddedilmesi zorunluluğunun sorgulanmasına yol açmamalı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Değer Akal

Editör: Murat Çelikkafa