1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.10.2009 - Avrupa basınından özetler

Eski Bosnalı Sırp lider Radovan Karaciç’in Lahey Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde başlayan duruşması, bugün Avrupa basınında öne çıkan yorum konusunu oluşturuyor.

default

Radovan Karaciç

Karaciç’in dün yapılan ilk duruşmaya katılmaması Avrupa kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işleme suçlarından yargılanan Karaciç, duruşmaya katılmamasına gerekçe olarak, “kendisine savunma için yeterli süre verilmemesini” öne sürmüştü.

Avusturya’nın başkenti Viyana’dan Die Presse gazetesinin yorumu şöyle:

“Karaciç, mahkemeyi rehin aldı. Eski Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç’in, yıllar süren dava sürecinin ardından karar açıklanamadan hapiste ölmesi bu özel mahkemenin imajını zaten zedelemişti. Şimdi Karaciç’i yargılama sürecinin, sanığın katılımı reddetmesi nedeniyle uzaması, tüm süreci bir komediye dönüştürebilir. Özellikle de mahkemeyi Sırp halkına karşı hukuki bir silah, taraflı bir kurum olarak görenlerin gözünde.”

İtalyan Corriere della Sera gazetesi ise ‘Karaciç’in yalan stratejisi’ başlıklı yorumunda şu satırlara yer veriyor.

“Eski dostlarından yazar Marko Vesoviç’in ‘patolojik yalancı’ diye nitelendirdiği Karaciç net bir strateji izliyor: Soykırım davasının bir komediye, gerçekdışı ve suni bir oyuna dönüştürülmesi. Saraybosna’daki keskin nişancılar ve öldürdükleri 14 bin insan hayal ürünüymüş gibi.”

Almanya’da üç haftalık koalisyon görüşmelerinin ardından dün Hristiyan Birlik Partileri ile liberal Hür Demokratlar arasında koalisyon protokolü imzalandı. Avrupa gazeteleri yeni hükümette şekillenen iç dinamiklere geniş yer veriyor. Kopenhag’dan Information gazetesi, yeni hükümetin sahip olduğu rahat çoğunluğa rağmen, programda büyük adımlar ve reformların, yeni dış politik çizgilerin yer almadığına dikkat çekiyor ve ekliyor:

“Angela Merkel, savaşa hazır liberalleri dizginlemeyi başardı. Hür Demokratlar'ın en büyük seçim vaadi olan vergi kolaylıkları uygulamaya sokulmayacak. Yeni hükümet programı temelde idari, teknik bir ayarlama niteliğinde. Ne sosyal devletin kapsamlı bir şekilde reformdan geçirilmesi yönündeki beklentileri karşılıyor, ne de eski koalisyonun yaptığından farklı bir şey içeriyor.”

Fransız Le Monde gazetesi ise yeni hükümeti Alman-Fransız ilişkileri açısından değerlendiriyor:

“Yeni Merkel hükümeti Fransa için bir fırsattır. Tabii Nicolas Sarkozy bu fırsatı değerlendirmeyi başarırsa. İmzalanan koalisyon anlaşmasında Alman-Fransız ilişkilerinin çapı ve derinliği itibariyle eşsiz olduğu saptamasında bulunuluyor, Avrupa'nın bütünleşmesine büyük önem veriliyor. Başbakan tarafından oluşturulan ekip, Avrupa konusunda Fransa ile benzer düşüncelere sahip kişileri içeriyor. Yeni Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble Kohl döneminin kıdemlilerinden. 1994 yılında ‘çekirdek Avrupa' oluşturulması çağrısında bulunmuş, ortak para birimi Euro'yu kararlı bir şekilde desteklemişti. Savunma Bakanlığı'nı üstlenen zu Guttenberg parlayan bir yıldız. Amerikan ekolüne yakınlığıyla bilinen zu Guttenberg, seleflerinden bazıları gibi Fransa karşıtı değil. Fransa-Almanya ilişkilerinde yeniden bir canlanma yaşanması mümkün. Ama Paris'in de bu yolda adımlar atması gerek.”

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu
Editör: Ahmet Günaltay