1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.08.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında, Alman politikacıların Yunanistan’a ilişkin açıklamaları ve Suriye’deki gelişmeler ağırlıklı olarak ele alınıyor.

Stuttgarter Zeitung, Ekonomi Bakanı Philipp Rösler başta olmak üzere bazı Alman politikacıların Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden çıkması gerektiği yönündeki açıklamalarını eleştiriyor:

“Avrupa’nın önde gelen sanayi ülkelerinden birinin ekonomi bakanı sık sık başarısızlıktan bahsettikçe, yatırımcılar Yunanların iyi yönde olduklarına nasıl güvenebilir? Rösler ve Hrıstiyan Sosyal Birlik Partili Dobrindt, seçmenin gözünde önem kazanmak istiyor olabilir ancak disiplinsiz ve sorumsuz bir şekilde hareket ediyorlar. Talep ve teşvik ilkesine başka bir alternatif yok. Yunanlar, kendilerinden talep edilen reformları uygulamak zorunda. Aynı zamanda devam etmelerini sağlamak için şu ana kadarki özverileri de göz önünde bulundurulmalı. Bazı politikacılar neyin gerektiğine doğru karar veremiyorlar.“

Lüneburg’da yayınlanan Landeszeitung da aynı konuyu ele alıyor:

“Kabine disiplini kötü. Başbakan Merkel’in koalisyona özellikle Yunanistan konusundaki açıklamalarında ölçülü olmaları yönündeki uyarıları neredeyse hiç dikkate alınmamış. Nitekim Hrıstiyan Sosyal Birlik Parti Genel Sekreteri Alexander Dobrindt, bir kez daha Yunanistan’a sataştı. Hrıstiyan Sosyal Birlik Parti ne yapmaya çalışıyor? Böyle bir lâkırdının daha fazla huzursuzluk çıkaracağı sanki hiç umurlarında değil. Onun için önemli olan önümüzdeki yıl Bavyera eyalet kabinesine girebilmek. Yeni Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Merkel ile anlaşmaları yerine getireceğini belirtirken en azından Bavyeralı politikacılar çenelerini tutssalar iyi olur.“

Tagesspiegel gazetesi ise Suriye’ye olası bir müdahalenin bilançosunu çıkarıyor:

“BM Güvenlik Konseyi'nde anlaşmazlık olsa da uluslararası toplum öngörülebilir bir zaman zarfında müdahalede bulunmak zorunda kalacak. Suçlar her geçen gün daha korkunç bir hâl alıyor, Daraya’daki katliam bunun en son örneği. Mültecilerin sayısı da geçtikleri ülkelerin altından kalkamayacakları bir rakama ulaşmak üzere. Sadece geçen hafta 30 bin Suriyeli iltica etti. Çatışmalar daha da şiddetleniyor. Özellikle de Esad’ın kimyasal silahları müdahaleyi zorunlu kılıyor. ABD Savunma Bakanlığı, silahların etkisiz hale getirilebilmesi için en az 60 bin askere ihtiyaç olduğunu tahmin ediyor. Şu çok açık: Önümüzdeki yıllarda uluslararası toplumu Suriye’de bekleyenler daha kapsamlı olacak, daha uzun sürecek ve NATO’nun Libya’daki 7 bin 587 hava saldırısından daha masraflı olacak.”

Ingolstadt'ta yayınlanan Donaukurier gazetesi ise Avrupa'ya gelen Suriyeli mültecilerin geri gönderilmesi yönündeki söylemleri eleştiriyor:

“Bu kulağa hayli insanlık dışı geliyor: Yunanistan'a kadar ulaşmayı başarmış Suriyeli mültecilerin, iç savaş ve katliama rağmen ülkelerine geri gönderilmesi isteniyor. Anlaşılan o ki Brüksel'deki yetkililer, Euro borç kurtarma ve ödeme cambazlıklarıyla uğraşmaktan insani trajedileri takip edemez olmuşlar. Eğer Avrupa, Suriyelilere yapılması gereken yardımı komşu ülkelere bırakırsa, Lübnan, Ürdün ve Türkiye'de de kaos çıkmasına şaşılmamalı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız