1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.08.2010 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basınında Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarrazin'e tepkilerle, Fransa'nın Romanları sınır dışı etmesiyle ilgili yorumlar ön planda.

default

Avusturya'dan Der Standard, Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarrazin'in göçmenleri hedef alan sert açıklamalarını ve bu konuda yazdığı kitapla ilgili tartışmaları ele alıyor. Yorum şöyle:

"Almanya'da Müslüman göçmenlerin ülkeye uyumu konusunda herşey doğru işlemiyor. Burada aile ve namus kavramları ile Kuran-ı Kerim'in, Alman Anayasası'ndan daha fazla geçerli olduğu paralel toplumlar sözkonusu. Sarrazin eleştirilerini genellikle Berlin'deki göçmenlere dayandırarak yapıyor. Oysa kendisi yedi yıl boyunca Berlin'de senatör olarak görev yaptı. Uyum konusuyla ilgilenmek için yeterince zamanı vardı. Sarrazin olayları siyah-beyaz görmüyor, onun bakış açısında sadece siyah hakim. Entegrasyon konusunda varolan birçok olumlu örneği gözardı ediyor. Onun tamamen kendine özgü açıklamaları ve tavrı başkalarına pahalıya malolacak bir provakasyon kokuyor."

Fransa'nın ülkedeki Romanları Bulgaristan ve Romanya'ya sınır dışı etmesiyle ilgili yorumlar, Avrupa basınında geniş yer buluyor. Bulgaristan'ın Monitor gazetesi konuyu şöyle yorumluyor:

"Kısa bir süre öncesine kadar politik olarak doğru sayılmayan bir uygulama şimdi uygulamaya geçiriliyor. Fransa Romanları Romanya ve Bulgaristan'a gönderiyor. İtalya ve AB üyesi diğer bazı ülkeler de aynı uygulamaya başvurmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'da Romanlarla ilgili sorun onların kendi iç sorunu değil. Birçok Avrupa ülkesinin Romanlar konusunda izlediği politikalar tamamen çifte standart ve de ahlaki açıdan da hiç yerinde değil. Bizim çingenelerimiz Avrupa'ya akın ediyor, bunu yaparak sadece memleketleri olan bölgelere dönüyorlar, yani evlerine."

Macaristan'ın Nepszabadsag aynı konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

"Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Romanya ve Bulgaristan'dan gelen Romanlara karşı bir meydan savaşı yürütmüyor. Onun savaşı suç ve suçlulara karşı. İstemi dışında ya da değil, Cumhurbaşkanı bir halk grubunu giderek kötüleşen suç istatistikleriyle kıyaslıyor. Bu Fransız kamuoyunun hoşuna gidiyor, çünkü Doğu Avrupa'dan gelen Romanlar kentlerin kıyısındaki gecekondularında gerçekten de bir Fransız dramasının hoş olmayan tarafını gösteriyor. Ancak bu dramda sadece Romanlar oynamıyor. Fransa şu sıralar yüzde 8 bütçe açığı ile mücadele ediyor, sert tasarruf önlemleri şart. Sarkozy şimdi dikkatleri başka bir yöne mi çevirmek istiyor? Fransa'ya daha iyi yaşam standartlarına sahip olmak için gelen Bulgar ve Rumen 15, 20 bin Roman, 65 milyonluk ülkenin en büyük sorunuymuş gibi davranılıyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu