1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.06.2012 - Alman basınından özetler

Bir Türk savaş uçağının Suriye tarafından vurularak düşürülmesinin ardından Türkiye ile Suriye arasında tırmanan gerginlik ve konu ile ilgili toplanan NATO zirvesi Alman basınında geniş yer tutuyor.

Berlin'de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesi Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konu ile ilgili yaptığı açıklamaları şu şekilde yorumluyor.

“Ankara, ordusunu dizginlemesi için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı zorlamak istiyor. Aynı zamanda Türk tarafının sınır yakınında Suriye birliklerine askerî saldırılarda bulunma tehdidi, Suriye muhalefeti tarafından uzun süredir talep edilen, rejim karşıtları için bir tampon bölge oluşturulmasına imkân verebilir. Elbette her şey yolunda giderse… Ne var ki bu o kadar da belirgin değil, zira Esad rejiminin ne yapacağını önceden kestirmek zor. O yüzden Erdoğan’ın taktiği kuşkusuz bir çaresizliğin ifadesi. 16 aydır kan dökülen Suriye’de diplomasi hemen hemen hiçbir somut adım atılmasını sağlamadı. Böylesi bir durumda savaş mantığının ön plana geçmesi, Suriye sorununda tüm aktörlerin acizlik içinde bulunduğunu gösteriyor.”

Mannheimer Morgen adlı gazete, Suriye-Türkiye gerilimi çerçevesinde NATO'dan çıkan kararı ve Türkiye'nin bölgedeki rolünü şöyle yorumluyor:

"Suriye-Türkiye gerginliği kapsamında NATO Antlaşması’nın beşinci maddesi, yani toplu savunma yükümlülüğü işletilmedi. NATO Suriye’ye son bir uyarıda daha bulundu, ancak İttifak’ın hiçbir üyesi -buna Türkiye de dahil- Esad rejimine karşı savaş başlatma niyetinde değil. Sadece Türkiye Başbakanı Erdoğan, Suriye ile bir söz savaşına girişti. Bu da anlaşılabilir bir şey, çünkü Türkiye bir askerî jetinin düşürülmesine sessiz kalamazdı. Türkiye son dönemde kendini Ortadoğu’da bölgesel lider güç olarak görüyor ve o yüzden de İttifak içindeki ortaklarıyla her zaman tam olarak örtüşmeyen bazı hedefler gözetiyor. F-4 Phantom tipi jetinin düşürülmesi kadar İsrail askerlerinin 2010 yılında (Filistin’e insanî yardım götüren Mavi Marmara adlı) Türk gemisini vurması Türkiye’nin bölgedeki bu liderlik rolüne ters düşüyor."

Maerkische Oderzeitung gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

“Türkiye, güncel tehditlere rağmen şiddetin tırmanmasını engellemeye çalışacaktır. Bölgedeki güç ve çatışma hatları çok karışık, yangının daha da yayılması tehlikesi açık bir şekilde mevcut olduğundan ordunun da daha saldırgan olması gerekiyor. Bunun yanı sıra, NATO üyeleri askerî bir müdahaleden kaçınmak istiyor. Çünkü bir tuzak ortamında tek başına kalma tehlikesi çok büyük.”

Münih kentinde yayımlanan Münchner Merkur gazetesi ise Suriye ile Türkiye arasındaki gerginliğe ilişkin şu görüşlere yer veriyor:

"Suriye toprakları üzerinde bir Türk uçağının vurulmuş olmasının Türkiye'ye bir saldırı olarak değerlendirilmesi, küçük bir kıvılcımdan yangın çıkarmaya çalışan, hem de Ankara'daki öfkeli ittifak ortağına rağmen veya onları bahane ederek yapılan bir kötü niyetlilik olur. Filistin sorunundan İran'ın nükleer programına kadar bölgede ortam zaten yeterince gergin durumda. Uluslararası çıkarlar arasında, NATO'nun askerî çözümü mantıklı bir seçenek olarak kabul edebilmesini imkansız kılan bir dizi farklılık bulunuyor. İttifak üyelerinin, müttefikleri Türkiye'yi etkilemek için ellerinde her türlü neden var."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar / Başak Sezen

Editör: Ercan Coşkun