1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.06.2011-Avrupa basınından özetler

Afganistan’daki durum ve Yunanistan krizi ışığında Euro Bölgesi’ndeki tartışmalar, bugünkü Avrupa basınında öne çıkan yorum konuları...

default

Afganistan'da haftasonunda bir hastaneye düzenlenen kanlı intihar saldırısının ardından Batı'nın Afganistan stratejisi ve ülkenin geleceğiyle ilgili tartışmalar yeniden alevlendi.

Avusturya'dan Salzburger Nachrichten gazetesi, olumsuz bir bilanço çıkarıyor:

“21'inci yüzyılın en iddialı ve önemli projelerinden birini duvara toslatmayı başardılar. ABD'nin öncülüğü ve sorumluluğunda; NATO, Pakistan ve İran'ın da katkıları ve Afganistan'ın siyasî ve ekonomik elitlerinin sonu gelmeyen yolsuzlukları sayesinde… 2001 yılı sonunda halk Taliban'ın devrilmesini coşkuyla kutluyor; insanlar Batı'nın kendilerine vaat ettiği barışçıl demokratik geleceğin özlemini duyuyordu. Ya şimdi? Eski savaş ağaları hâlâ iktidarda, İslamcılar pek çok bölgede yolsuzluklara bulaşmamış, dürüst bir çevre olarak görülüyor, ülkede iç savaş hayaleti dolaşıyor. Utanç verici bir manzara.”

İspanya'dan El Mundo gazetesi ise ‘Batı hiç ilan edilmemiş bir savaşı kaybediyor' diyor:

“Afganistan'da kan akmayan tek bir gün geçmiyor. BM'nin verdiği yetkiyle başlatılan müdahalenin üzerinden dokuz yıl geçti. Yabancı birliklerin aşamalı olarak ülkeden ayrılma zamanı geldi. Afganistan'ın terörle mücadele eden seçilmiş bir hükümeti var. Ülkede bundan çok daha fazlasına zaten ulaşılamaz. Yine de Afganistan'a yapılan müdahalenin, amaçlarının büyük bölümünü ıskaladığı sır değil. Taliban ülkenin üçte ikisini kontrolü altında tutuyor. Batı, şimdiye kadar ilan etmediği bir savaşı kaybediyor.”

Avusturya'dan Der Standard gazetesi AB içinde Yunanistan'a mali yardımlar konusunda süren tartışmaları ele alıyor:

“Zaman, Yunanistan'ın yaralarını saramayacak. Ülke iflas etmiş durumda. İkilem ise Avrupa'nın şu an sadece kötü ve daha kötü arasında seçim yapabiliyor olması. Bu durumun yanında zamana oynamak hiçbir şey değil. Yine de tartışmalarda daha dürüst olunması gerekir. Avrupa'nın önde gelen siyasîleri Atina'ya ‘yardımlar'dan bahsetmeye bayılıyor. Ama sözkonusu olan artık Yunanistan değil. Yunanistan'a yardım sözü, banka yardımlarıyla eş anlamlı.”

Hollanda'dan ‘de Volkskrant' gazetesi de euro krizine değiniyor ve Almanya gibi büyük ülkelerin tutumunu eleştiriyor:

“Yunanistan dramı, ahlak dersleriyle basite indirgeniyor. Muhasebelerini temiz bir şekilde yapan basiretli, çalışkan Alman ve Hollandalılar, Euro bölgesinin müsrif kötü adamları yüzünden engelleniyor. Almanya ve dümen suyundaki şubesi Hollanda'nın ihracat ve ekonomik büyümesine Euro'nun inanılmaz derecede iyi geldiğini söyleyen kalmadı artık. Euro bölgesinin kilit ülkelerinin sorumlu davrandığı söylemi saçma. Euro bölgesindeki kuralları belirleyen İstikrar Paktı'nı tuvalet kağıdı gibi çöpe atan ilk ülkeler Almanya ve Fransa'ydı.”

İsviçre'den Neue Zürcher Zeitung ise Alman Yeşiller partisinin, Merkel hükümetinin nükleer enerjiden çıkış planına destek vermesini konu alıyor:

“Yeşiller'in haftasonundaki parti kongresinde aldığı karar, şüphesiz çok büyük bir anlam taşımıyor. Nükleer enerjiden çıkış planını hayata geçirmek için iktidardaki koalisyonun, muhalefetin oylarına ihtiyacı yok. Yine de bu konuda mümkün olduğunca geniş destek arayan Merkel için memnuniyet verici bir durum. Yeşiller şık bir manevrayla kendilerini, toplumun ortasında, muktedir, uzlaşma taraftarı bir parti olarak lanse ediyor. Yeşiller'in zamanı geldiğinde evet oyu vereceği de garanti değil zaten. 2013'teki meclis seçimlerini kazanacak olurlarsa, ki bu hiç de imkansız görünmüyor, nükleerden çıkış için gönüllerinde yatan 2017 tarihini yeniden gündeme getirmeleri önünde hiçbir engel yok.”


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay