1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.04.2009 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde Meksika’da ortaya çıkan domuz gribi ve küresel krize ilişkin değerlendirmeler dikkat çekiyor. Basında yeralan bir diğer konu da din dersinin zorunlu olup olmayacağına ilişkin Berlin'deki referandum.

default

Fransa'da yayımlanan L'est Republicain gazetesi domuz gribi salgınını değerlendirirken, insanın yaptığı hatalara dikkat çekiyor:

“Deli dana ve kuş gribinden sonra şimdi de domuz gribi… Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelinde alarma geçerek salgın riskine karşı uyardı. Risk varlığını sürdürüyor. Kötü bir bilim-kurgu filmini hatırlatan bu grip, uluslararası araştırmacıları huzursuz ediyor. Gerçi önceki salgınlardan öğrenilen tedavi yöntemleri var ama insan yanlış yapmaktan vazgeçmiyor. Kâr elde etme hevesi, doğal dengeyi hiçe sayarak daha fazla üretme yarışı ve kayıtsızlık, ortaya çıkan yeni salgınla ilgili korkuları artırıyor.”

İsviçre'nin Zürih kentinde çıkan Tages Anzeiger gazetesi de salgını kuş gribi ile karşılaştırıyor:

“Uzmanlar, uzun süre önce böyle bir senaryoya karşı uyarmıştı. Domuz, kuş ve insanda görülen virüslerin karışarak özellikleri bilinmeyen yeni bir tür virüs oluşabileceğini söylemişlerdi. Nitekim insandaki bağışıklık sistemi için yeni ve bu yüzden de bir o kadar tehlikeli olan bir virüs ortaya çıktı. Virüsün dünya için ne kadar tehlikeli olduğu henüz bilinmiyor. Ama kuş gribi ile karşılaştırıldığında, şu ana kadar elde edilen veriler ışığında, daha az ölümcül olduğu görülüyor. Ama bu virüsün de tehlikeli olduğu elbette şüphe götürmez.”

İtalyan La Stampa gazetesi, Avrupa'nın dünya finans sisteminin merkezi olabilmesi için bu krizi fırsat olarak görüyor:

“Devam eden küresel ekonomik kriz yüzünden Amerikan ekonomisinin zayıflaması, Avrupa açısından kazançlı senaryolar ortaya çıkarıyor. Yaşanmakta olan resesyonun sadece ABD'de değil, Avrupa'da güçlüklere yol açtığı ve daha fazla ekonomik ve mali önlemler gerektirdiği aşikâr. Ama kriz önümüzdeki aylarda derinleşmeye devam ederse ve Avrupa'daki hükümetler de sıfır faiz uygulaması yerine vergi indirimleri ile devlet yardımları konusunda anlaşırsa, bu iyi sonuçlar doğurabilir.”

Berlin'de hafta sonu okullarda din dersinin zorunlu olup olmamasına ilişkin yapılan halk oylaması gazetelerin ağırlık verdiği konulardan. Berliner Morgenpost gazetesi şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Geçen aylar ve haftalar Berlin için iyi oldu. Uzun zamandır din konusuyla meşgul olan yüzbinlerce kişinin imzası ile din derslerinin müfredattaki yerinin güçlendirilmesi referanduma sunuldu ve 'Pro Reli'nin talebi için dün Berlin'de bir oylama yapıldı. Sandıktan kiliseler ve Pro Reli'nin taleplerine çoğunluğun karşı olduğu sonucu çıktı. Bu sonuç, din dersleri konusunda şehrin ikiye bölünmüş olduğuna işaret ediyor…”

Heidelberg'de yayımlanan Rhein-Neckar Zeitung'un konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

“Tanrı yok. Hiçbir yerde. En azından ahlak dersinin zorunlu hale getirilerek toplumumuzda laikliği bir parça daha ileriye taşıyan Berlin'in okul politikasında. Açık ara farkla Berlinlilerin büyük çoğunluğu zorunlu din dersine “hayır” dedi. Büyük bir çoğunluk ise sandık başına gitmedi bile. Ama sonuç şunu gösteriyor ki; zaman anti-din zamanı.”

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Murat Çelikkafa