1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.02.2009 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde dünya genelinde etkili olan ekonomik krizin etkileri ile Guantanamo esirlerinin akıbetiyle ilgili yorumlara yer veriliyor.

default

Almanya'da işsizlik oranı, yaklaşık bir yıllık bir gerileme döneminin ardından Şubat ayında yeniden yükselişe geçerek 3,5 milyon sınırını aştı. Bielefeld merkezli Westfalen-Blatt, bugünkü yorumunda bu gelişmenin nedenlerini irdeliyor:

"İşsiz sayısındaki artışın yine de nispeten sınırlı kalması, pek çok işletmede kısa mesai uygulamasına geçilmesi sayesinde oldu. Federal İstihdam Kurumu'nun tahminlerine göre bu uygulama, bir ay içinde yaklaşık 670 bin çalışanı kapsadı. Kısa mesai formülü, işsizliğin büyük bir hızla artmasını frenleyecek gibi görünüyor. Uzmanlar, dört milyon sınırının kısa sürede aşılacağına inanmıyor. Ancak bu tahminlerin, Federal Hükümet'in ekonomik gelişmelere dair öngörüleri temel alınarak yapıldığını hatırlatmakta da yarar var. Yaşadığımız mali ve ekonomik krizin, tarihte eşi benzeri olmadığını idrak etmeye başladık. Çok bilinmeyenli o kadar çok denklem mevcut ki, ne zaman ne olacağını kestirmek neredeyse imkansız hale geldi."

Zor günler geçiren otomotiv devi Opel'i kurtarma planlarını değerlendiren Braunschweiger Zeitung'da şu satırlar göze çarpıyor:

"Yaşanan sorunlar, Opel'in bağlı bulunduğu ana kuruluş olan Amerikan General Motors tröstünün pek de umurunda değil anlaşılan. Federal Alman Hükümeti, hâlâ ABD'den gelecek inandırıcı bir kurtarma planını bekliyor. Oysa GM, yeni planlar hazırlamaktansa milyarlık yeni yardım paketlerinden nasıl yararlanabileceğinin hesaplarını yapıyor ve bu kapsamda Almanya'yı da tekneye almaya çalışıyor. Amerikan tröstünün geçen yıl 25 milyar euro zarar ettiği hesaba katılırsa, bu tutuma fazla da şaşırmamak gerek aslında. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse: Detroit alev alev yanıyor. Bu durumda Almanya'daki Opel'i söndürmeye çalışır ya da bundan kurtulmanın yollarını arayabilir mi? GM'in her ikisini de istememesi kuvvetle muhtemel. Çünkü Opel, Amerikan tröstünün işine bile yarayabilir."

ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'nde tutulan esirlerin akıbeti bir süredir Almanya ve Avrupa'da hararetli tartışmalara neden oluyor. Almanya'nın doğusundaki Frankfurt an der Oder kentinde yayımlanan Märkische Oderzeitung, yorumunda bu tartışmalara değiniyor:

"AB İçişleri Bakanları'nın Guantanamo konusunda sergiledikleri görüş ayrılıkları da gösteriyor ki AB, ortak bir politika belirlemekten henüz çok uzak. Oysa ki serbest kalacak Guantanamo esirlerinin Avrupa tarafından da kabul edilmesi yönünde Washington'dan bir talep gelmesi durumunda Brüksel'in bağlayıcı bir cevap vermesi kaçınılmaz. Çünkü bu eski tutuklular, Schengen bölgesinde rahatça dolaşabilecekler. Ama bırakın AB üyelerini, Federal Almanya'daki eyaletler arasında bile bu konuda bir mutabakat söz konusu değil. Örneğin Münih belediye yönetimi, Çin'de takibat ve baskıya maruz kalan 17 Uygur'a ikamet izni vermek istiyor. Kentin bağlı bulunduğu Bavyera Eyaleti'nin Başbakanı Horst Seehofer ise bunu reddediyor. Yanlış yönlendirilmiş olan Amerikan yönetiminin yaptığı hataların vebalini, hukuka aykırı olarak yıllarca esir tutulan altmış dolayında insan çekiyor. ABD'nin Avrupa'dan herhangi bir talebi olsun ya da olmasın, böyle bir muamele kimseye revâ görülemez."