1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

26.08.2010 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında bugün Fransa’nın Romanlar'a karşı izlediği sert politika, ayrıca Romanlar'ın Avrupa'daki durumu ve Afganistan’ın güvenliği ile ilgili tartışmalar geniş yer tutuyor.

default

Fransa’nın ülkedeki kaçak Romanları sınır dışı etmesi bugünkü Avrupa basınında geniş yer alıyor. Norveç’in muhafazakar Aftenposten gazetesi, Romanların sadece Fransa’da değil, AB üyesi diğer bazı ülkelerde de istenmediğine dikkat çekiyor. Yorum şöyle:

“Avrupa’da Romanlar kadar başka hiçbir grup bu denli takip edilmiyor, baskı görmüyor. En büyük saldırılara Fransa, İtalya, Romanya ve Macaristan’da rastlıyoruz. Fransa’nın Romanları sınır dışı etmesi, bütün Avrupa’nın utancı. Norveç polisi de bu yaz Romanların yakalanması için bir operasyon başlattı. Kamp kurarak, dışarıda hayat süren bu insanlar suçlu olarak nitelendiriliyor. Otoban köprülerinin altında, kartonların üzerinde uyuyan insanlar, tıpkı fareler gibi yakalanıyor. Polisin, politikacıların ve medyanın dikkati özellikle, yasaların çiğnenmesine değil, bu insanların kökenine yoğunlaşmış durumda. Romanların başına gelenler, hızla tırmanacak bir trajedi ve felaketin habercisi."

Sol liberal Fransız Liberation gazetesinin konuyla ilgili yorumunda ise Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy eleştiriliyor:

“Sarkozy polemik ve popülizme başvurarak, kendi cephesini bir arada tutmayı, seçmenlerini yeniden mobilize etmeyi ve sağ cephenin sert özünü yeniden bulmayı umud ediyor.”

Avusturya’dan Die Presse Paris’te düzenlenecek olan mülteci ve göç konusunun masaya yatırılacağı uluslararası toplantıyı yorumluyor:

"Eğer Paris yasadışı göçün masaya yatırılacağı buluşmaya ağırlıklı olarak Romanlara karşı sert politikalar izleyen ülkeleri davet ederse, o zaman inandırıcılığını yitirir. Bu toplantıda göç değil, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen Romanların sınır dışı edilmesinin ululuslararası meşruiyet kazanması görüşülecek gibi görünüyor. Bu bağlamda hiçbir yenilik yok. Ancak burada dikkat çeken nokta, AB Komisyonu temsilcilerinin davetlililer listesinde yeralmaması. Burada verilen mesaj açık: AB ülkelerindeki göçmenlere nasıl davranacağımızı biz belirleriz! Brüksel’in bu konuda söylediklerinin önemi yok. Brüksel’e yapılabilecek tek eleştiri, göçmen politikalarının ülkelerin bu konuda kendi başına hareket etmeleriyle işleyemeceği. AB’nin Dönem Başkanlığı’nı yürüten Belçika gibi bazı ülkelerin Fransızlara, bunu hatırlatması iyi olur. Bunu da Paris’teki zirveye katılmayarak yapabilirler."

İspanya’nın ABC gazetesi bugünkü sayısında Afganistan’da İspanyol askerlere düzenlenen intihar saldırısını yorum sütunlarına taşıyor:

“İki İspanyol askerle bir tercümanın ölümü, Afganistan’da askeri operasyonların insani misyondan ayrılamayacağını gösterdi. Bu ülkede cephelerin açık ve net biçimde belli olmadığı bir savaş hakim. Buna ek olarak halkın yeniden inşaya katkı sağlamayı hedefleyen Batılı askerlere yönelik düşmanca tavrı giderek artıyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın Afganistan için bir strateji belirleme sözü henüz somutlaşmadı. Uluslararası güçlerin meleksi karaktere sahip misyonlarıyla ilgili güzel sözlere değil, gerçek bir askeri plana ihtiyacı var. Çünkü düşmanın hiçbir biçimde merhamet göstermediği, acımadığı bir ülkede görev yapıyorlar.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu