1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

26.08.2005 - Avrupa basınından özetler...

Avrupa basınında bugün Türkiye’nin Avrupa Birliği tartışmaları, İran ve Kuzey Kore’nin nükleer programı, kuş gribinin Avrupa’da yayılma ihtimali ve Almanya’da erken seçim tarihinin, Anayasa Mahkemesinin aldığı karar neticesinde kesinleşmesine dair haber ve yorumlar yer alıyor.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği Avrupa basınından tartışılmaya devam ediyor. Rheinischer Merkur gazetesinde, Thomas Gutschker imzalı “Diplomatik deprem” başlıklı yorum dikkat çekiyor. Gutschker, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’da yayımlanan Phileleftheros gazetesinde yer alan bir habere dayanarak, 3 Ekim’de Avrupa Birliği’nin Türkiye ile başlatmayı planladığı müzakerelerin tehlikeye girdiğini belirtiyor. “Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopoulos’a ilettiği bir notta, veto hakkını kullanmaya çağırdı” diyen gazete, kısa bir süre önce Fransa Başbakanı Dominique de Villepin’in „Birlik’in 25 üyesini de tanımayan bir ülkenin Avrupa Birliğine üye yapılmasını düşünemiyorum“ şeklindeki sözlerini hatırlatıyor ve tüm gelişmeler göz önünde tutulduğunda, 3 Ekim’de müzakerelerin başlamasının olası görünmediği yorumunu yapıyor.

Rheinische Post gazetesi, Almanya’nın Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jörg Schönbohm’un, Hıristiyan Birlik Partileri’ni seçim kampanyalarında duygusal konulara değinmeye çağırdığını yazıyor. Hıristiyan Demokrat Parti mensubu Schönbohm’un şu sözleri aktarılıyor: “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılımı insanları yakından ilgilendiriyor. Almanya’da şimdiden Türklerle ilgili büyük bir entegrasyon sorunu yaşıyoruz. Müzakereler başlamalı, ama sonucu açık olmalı.”

Die Tageszeitung ise Almanya’nın Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch’un, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine ilişkin kaygılarını dile getirerek, bu konuyu seçim kampanyası malzemesi haline getirmek istemeyen Hıristiyan Birlik Partileri’nin başbakan adayı Angela Merkel’i sırtından vurduğunu yazıyor. Gazetede, Koch’un “Avrupa’nın sınırları var! Ne Fransa’da, ne Hollanda’da, ne Danimarka’da, ne de Almanya’da çoğunluk, Türkiye’nin Birliğe katılmasına taraftar değil. Sadece ekonomik değil, dini ve kültürel etkenler de Türkiye’nin Birliğe katılmasını engelliyor” şeklindeki sözleri aktarılıyor.

Fransa’da yayımlanan Le Monde gazetesi ise İran ve Kuzey Kore ile var olan gerginlikten yola çıkarak nükleer silahlanmayı değerlendiriyor:

„Kuzey Kore’de halen varlığını koruyan ucube Kim Yong-İl yönetimi, atom bombası vasıtasıyla ömrünü uzatmaya çalışıyor. Nükleer tehditten yararlanarak ekonomik imtiyazlar elde etmeyi hedefliyor. Diğer yandan, İran da ABD ve İsrail’e derin kuşkuyla bakıyor. Öyle anlaşılıyor ki, Tahran yönetimi, atom bombasının bağımsızlığını güvence altına alacağına inanıyor. Bu tür fikirler, İran ve Kuzey Kore ile sınırlı kalmayabilir. Böyle bir gelişme, dünya barışı açısından son derece tehlikelidir.“

Göçmen kuşların kuş gribini Avrupa’ya taşıma ihtimali, Avrupa medyasının ilgi alanında kalmaya devam ediyor. Hollanda gazetesi de Volkskrant, Avrupa ülkelerinin bu konuda attığı adımların yetersizliğine dikkat çekiyor. İşbirliği eksikliğine de işaret eden gazete, kuş gribinin, küreselleşmenin diğer yüzünü sergileme ihtimalinin yüksek olduğunu kaydediyor.

Kuş gribine umursamazlıkla yaklaşmanın korkunç sonuçlar doğurabileceğine değinen Fransız Liberation gazetesi ise, „Salgın, bir yandan dünya ekonomisini çok olumsuz etkileyebilir, diğer yandan da hastalıktan dolayı çok sayıda kişi hayatını kaybedebilir. Kuş gribinin, yuvasında, yani Asya’da kalacağını ummak saflık olur. Şimdi, panik yapmadan gereken önlemleri alma zamanıdır“ diye yazıyor.

Almanya’da erken seçimlerin 18 Eylül’de yapılması kesinleşti. Federal Anayasa Mahkemesi, seçimlerin iptal edilmesi talebiyle iki milletvekilinin şikayetini reddetti ve erken seçimlerin yapılmasının yasalara uygun olduğu kararına vardı. Karar, Alman medyasında geniş yankı buldu. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, kararın Almanya’da parlamentarizmi zayıflattığını, Meclisin ve milletvekillerinin önemine darbe vurduğunu yazıyor. Gazete, “Schröder’e giderayak bir zafer daha nasip oldu” ifadesine yer veriyor.

Handelsblatt gazetesinin mahkeme kararına ilişkin yayımladığı yorumda ise Anayasa Mahkemesi yargıçlarının verdiği hükümden duyulan memnuniyet dile getiriliyor. Handelsblatt’ın yorumunda, “Bazılarının iddia ettiği gibi Başbakanlık demokrasisinin önü açılmadı. Aksine karar, 21. yüzyıl Almanyası’na gayet uygundur” görüşü dile getiriliyor.

  • Tarih 26.08.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Nihat Halıcı, Yeşim Kasap
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbpQ
  • Tarih 26.08.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Nihat Halıcı, Yeşim Kasap
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbpQ