1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

26.07.2012 - Alman basınından özetler

Alman basınında bugün Federal Anayasa Mahkemesi’nin Merkel hükümetinin geçtiğimiz yıl hazırlayıp meclisten geçirdiği seçim yasasını iptal kararı başlıca yorum konusunu oluşturuyor.

Handelsblatt gazetesinde yer alan yorum şöyle:

“Mahkeme, bu kararıyla bir noktayı yanlış anlaşılmaya yer kalmayacak şekilde açıklığa kavuşturdu: Seçim yasası hakimiyetin sahibi olan halk içindir. Halkın temsilcisi olan milletvekilleri ikinci sırada gelir. Birçok milletvekilinin bunu öyle kolayca kabul etmek istemediği gibi bir izlenim oluşuyor. Anayasa Mahkemesi, sonuncusu dört yıl önce olmak üzere tam dört kez reform uyarısı yapmak zorunda kaldı. Görünen o ki milletvekilleri derslerini iyi yapmadı ve üç yıllık istişarelerin ardından anayasanın temelini yine ıskaladı. Oysa seçim yasası parlamentonun meşruiyetinin zeminini oluşturur. Demek ki bizim parlamenterlerimiz anayasayı bilmiyor…”

Märkische Zeitung gazetesinin kararla ilgili yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Anayasa Mahkemesi yargıçlarının anayasaya uygun bir seçim yasasını siyasilere dayatma hevesine kapılmaması, işi siyasi sisteme bırakması iyi bir şey. Üçüncü erk olan yargının görevi, kuvvetlerin ayrılığı ilkesinin esas alındığı bir sistemde iradenin özerkliği ve bağımsızlığını güvence altına almaktır. Yasamanın görevlerini yerine getirmek onun işi değil. Yargıçların, yasanın yeniden Mahkeme önüne gelmemesi için hükümeti seçim yasası reformunu muhalefet ile ortaklaşa hazırlamaya zorlaması da oldukça sevindirici.”

Süddeutsche Zeitung’da da aynı konu yorumlanıyor:

“Demokrasinin temel sürecinin işlemesi amacıyla ortaklaşa bir yasa hazırlamak partiler için oldukça zorlu bir görev. Partilerin çoğu kendi seçim bölgelerinde seçim kampanyalarına başladılar bile… Belli bir seçim bölgesi için şimdiden adaylar mevcutken, bunun hukuki dayanağının olmaması ise saçma bir görünüm oluşturuyor. Federal Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda meclise tanıdığı geniş yetki alanı oldukça şaşırtıcı. En azından artık hiç kimse mahkemeye, kendisini hükümetin yerine koyduğu suçlamasında bulunamaz. Ne var ki mevcut çoğunluk ve yanlış tahayyüller yüzünden, mahkemenin böyle bir tutum takınması neredeyse arzulanır bir hale gelmişti.”

Frankfurter Rundschau ise Merkel hükümetini, ülkeyi komik duruma düşürmekle suçluyor:

“Almanya’nın dünden beri geçerli bir seçim yasası yok. Böylelikle Almanya demokrasiler arasında Başbakan Merkel’in tam olarak da engellemek istediği bir konuma gelerek, karikatürlük bir ülke olmayı başardı. Bunun sorumluluğu Hrıstiyan Birlik Partileri ile Hür Demokrat Parti’ye ait. Bundan 20 yıl önce Cumhurbaşkanı Richard von Weizsäcker, partilerin devleti kendileri için bir ganimet haline getirdiği, ‘iktidar saplantılı’ olduğu ve iktidarın ne olduğunu unuttuğu eleştirisinde bulunmuştu. Hrıstiyan Demokratlar ve Liberaller, muhalefetin itirazlarına rağmen meclisten zorla geçirdikleri seçim yasası ile o günden bu yana değişen bir şey olmadığını gösterdi.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Özay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız