1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

26.05.2009 - Alman basınından özetler

Kuzey Kore’nin nükleer denemesinin yankıları, maddi sıkıntı içindeki Alman süt üreticisinin protesto gösterisi ve ekonomik beklentilerdeki düzelme, bugünkü Alman basınının başlıca yorum konuları.

default

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung gazetesi, ‘Pyöngyang’daki diktatörün atom silahıyla oynamaktan ancak diyalogla vazgeçirtilebileceğini vurguladığı değerlendirmesinde şu görüşlere yer veriyor:

“Dünyamızın nükleer güçleri arasına Kuzey Kore de katıldı. Sevinilecek yanı olmasa da bu bir gerçek. Bunu ne kadar çabuk idrak edersek, o kadar iyi. 2006 yılındakinden çok daha güçlü bir bomba deneyen K. Kore nükleer pokerde elini güçlendirmiş oldu. Komünist rejimin elindeki kozu görmezden gelmek hayalperestlik olur. ABD Başkanı Barack Obama'nın, Çin’in ortak edilmediği yeni K. Kore stratejisinin daha başarılı olup olmayacağını kurmaylarıyla görüşmesi gerekir. Güney Kore ve Japonya ile birlikte yürütülecek engelleme politikasına paralel olarak Pyöngyang yönetimiyle doğrudan görüşmelere başlanması, halihazırdaki K. Kore politikasına alternatif teşkil edebilir. Çin, komünist komşusuna gerçek yaptırım uygulanmasına hep karşı çıktı. Dünyanın nükleer güçleri arasına bir ülkenin daha katılmasının nedenleri arasında Çin’in tutumu da sayılmalıdır.”

Düsseldorf merkezli Rheinische Post gazetesi, K.Kore’nin nükleer silahlanması yüzünden tehdit altına giren, dünyanın atom bombasına hedef olan tek ülkesi Japonya’nın nükleer silahlanmayı yasaklayan Anayasa’sını tartışmaya açtığını hatırlatıyor. Lübecker Nachrichten gazetesinde ise şu satırları okuyoruz:

“Sefalet içinde kendini tecrit edip atom bombasıyla kendini savunmayı amaçlayan bir ülkeye dünya nasıl davranabilir? İktidardakileri değil de sadece fakir halkı etkileyeceği kesin olan ek yaptırımlarla mı? Tehditler, komünist rejimin gözünü yıldırmaya yetmedi. Geriye sadece, meşakkatli de olsa, görüşmeler kalıyor. Diktatör Kim’in iktidarı genç oğluna devretmesiyle K. Kore’nin yeniden dünyaya açılması ve yeni yönetimin yoğun ekonomik yardım karşılığında nükleer silahlardan vazgeçirtilmesi de ümit edilebilir. K. Kore sonsuza kadar, devletler denizindeki tecrit edilmiş bir ada gibi kalamaz.”

Almanya’nın önde gelen siyasi gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung'dan aktaracağımız yorumun konusu ise Alman çiftçisinin devletten yardım talep etmesi:

“Bankacılık, otomotivcilik ve perakendecilikten sonra şimdi de çiftçi devlete avuç açıyor. Ekonomik kriz yüzünden dünya piyasasındaki et, peynir ve tereyağı talebinin azalması, çiftçiyi krizin sorumlularından daha fena vurdu. Öncelikle sütteki arz fazlası yüzünden fiyatlar dibe vururken, küçük çiftlikler de kapanmaya başladı. AB, talebin yüksek olduğu dönemde, Berlin’in de onayıyla sütteki üretim kotalarını arttırmayı kararlaştırmıştı. Bavyera’nın iktidar partisi Hristiyan Sosyal Birlik, bunun faturasını eyalet seçimlerinde ödedi. Başbakanlık önünde açlık grevi yapan çiftçiler ve Zafer Abidesi’ni kuşatan traktörler Almanya Başbakanı’na, üreticinin bir zamanlar partisinin sadık seçmenleri olduğunu hatırlatmışa benziyor. Hükümet alelacele destek primlerinin daha çabuk ödenip traktör yakıtının ucuzlatılmasını kararlaştırdı. Ama üreticinin kaderini süt tayin edecek.”

Basın özetlerini, Berlin’in Tagesspiegel gazetesinde yayınlanan ve ekonomik toparlanma belirtilerini konu alan yorumla kapatıyoruz:

“Krize nazar mı değdi? Kötü haberlere tam alışmışken, borsa endeksinin ardından ekonomik beklenti barometresi de tırmanmaya başladı. Devletin konjonktüre milyarlar enjekte etmesine rağmen sanayi sektörü yerinde sayıyor, inşaatçılığın sırtı da minderde. İşsizlik artamaya başlasın, asıl o zaman göreceğiz. Önümüzdeki yıl işsizliğin beş milyona çıkması bekleniyor. Böyle bir ortamda ekonomik canlanmaya inanmak ve güvenmek kolay olmasa gerek.”



Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa