1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

26.03.2012 - Alman basınından özetler

Saarland parlamento seçimleri, nükleer güvenlik zirvesi ve Avrupa mali paktıyla ilgili tartışmalar, bugünkü Alman gazetelerinden seçtiğimiz başlıca yorum konuları.

Süddeutsche Zeitung, Hristiyan Demokrat Birlik’in kazandığı Saarland eyalet parlamentosu seçimlerine şu satırları ayırmış:

“Seçmen, üçlü koalisyonu feshederek erken seçim kararı alan Saarland eyaletinin Hristiyan Demokrat Başbakanını, daha önce de iki kez seçim kaybeden Sosyal Demokrat adaya tercih etti. Bu küçük eyalette alınan sonuçlar federal düzeydeki trendi de yansıtıyor. Hristiyan ve Sosyal Demokratlar koalisyonu oylamadan önce kararlaştırılmıştı. 2013’teki genel seçimlerden sonra da Almanya’nın büyük koalisyon tarafından yönetilme ihtimali oldukça yüksek. Berlin’deki koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti, yüzde ikinin altında kalan oy oranıyla adeta silindi. Liberallerin Almanya genelindeki durumu da bundan farklı değil. Üçüncü trend ise, Korsanlar Partisi’nin Almanya’nın yeni liberalleri olarak kendini kabul ettirmesi. Korsanlar, dijitalleştirilmiş liberalizm anlayışıyla Hür Demokrat ve Yeşiller Partileri’nin en büyük rakibi durumuna geldi.”

Korsanlar Partisi’nin yükselişini Stuttgarter Zeitung şöyle yorumluyor:

“Berlin, Korsanların parlamentoya girdiği ilk eyalet oldu. Bu genç parti dünkü eyalet seçiminde sadece büyük kentlerin partisi olmadığını gösterdi. Mayıs ayındaki iki önemli eyalet seçiminde de bu başarısını tekrarlarsa 2013 genel seçimlerinde ‘oturmuş partilere’ rakip olabilir. Böylelikle de Berlin’deki hükümet kuruluşuyla ilgili bütün senaryoları çöpe attırabilir.”

Güney Kore’nin başkenti Seul’deki nükleer güvenlik zirvesinde, silah hammaddesi nükleer malzemenin yetkisiz ellere geçmesinin önlenmesi ve nükleer terörizmden korunma konuları ele alınıyor. Neue Osnabrücker Zeitung yorumunda, kriz ülkelerindeki nükleer malzemenin büyük endişe kaynağı olduğuna dikkat çekiyor:

“İkinci nükleer güvenlik zirvesinden de muhtemelen niyet açıklamalarından fazlası çıkmayacak. Büyük ilerleme kaydedilmesi zaten beklenmiyordu. Barack Obama’nın, Prag’daki konuşmasında dile getirdiği ‘nükleer silahlardan arındırılmış dünya’ idealine bir adım dahi yaklaşılamadı. Aksine tehlike daha da arttı. Kuzey Kore ve İran hızla silahlanıyor. İran’ın yakında atom silahlarının yayılmasını önlemle anlaşmasından çekilebileceği endişesi büyüyor. 40 yıl önce imzalanan bu anlaşma ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın nükleer silah bulundurmasına izin veriyor ve aynı zamanda onlara topyekun nükleer silahsızlanma yükümlülüğü getiriyor. Diğer devletlerin nükleer silah geliştirmesini de yasaklıyor. Başkan Obama, Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasını sağlayan Prag konuşmasında malum olanı tekrarlamış ama gerçek sorunlara çözüm önermemişti. İsrail, Pakistan ve Hindistan örnekleri, anlaşmanın uygulanamadığının en bariz kanıtıdır. Nükleer silaha kavuşan kriz ülkelerinin sayısı arttıkça, nükleer savaş tehlikesi de artacaktır. Bu arada El Kaide’nin de ‘kirli bombaya’ sahip olmaya çalıştığı da unutulmamalı.”

Berlin'in Tagesspiegel gazetesinden aldığımız ve Avrupa Birliği’nde bütçe disiplinini sağlamak amacıyla imzalanan anlaşmanın Alman siyasi partileri arasında yol açtığı çekişmenin değerlendirildiği yorumla basın özetlerine son veriyoruz:

“Alman Sosyal Demokrat Partisi vazgeçilmez şartlar öne sürmekle kendini zor durumda bırakmış oldu. Muhtemel finans krizlerine karşı mali işlem vergisi ihdas edilmesi şekildeki talebinden artık vazgeçemez. Ancak Başbakan Angela Merkel bu vergiyi Avrupalı ortaklarına kabul ettiremiyor. Sosyal Demokratlar taleplerinde ısrar eder ve anlaşmaya mecliste onay vermezlerse, bin bir güçlükle bastırılan borç krizi yeniden parlar. Bu durumda siyasi yönetim para birliğinin bünyesinde yatan arızayı ortadan kaldırmaktan aciz olduğunu gözler önüne serer ve Euro’ya öldürücü darbe indirilmiş olur. Bu felaketten de geniş ölçüde, Avrupa projesini on yıllardır hararetle savunan Alman Sosyal Demokrat Partisi sorumlu olur.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: A. Günaltay

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız