1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.11.2009 - Avrupa basınından özetler

Almanya Dışişleri Bakanı Westerwelle'nin Ortadoğu temasları, AB'nin lider kadrosunun başarı şansı, Rusya'nın konumu ve iklim zirvesinden beklentiler, bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

Westerwelle'nin Ortadoğu ziyareti Avrupa basınında da geniş yankı buldu

Westerwelle'nin Ortadoğu ziyareti Avrupa basınında da geniş yankı buldu

Avrupa gazetelerinden derlediğimiz basın özetlerinin ilk konusu, Almanya'nın yeni Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin İsrail ziyareti. İsviçre gazetelerinden Neue Zürcher Zeitung, İsrail’in yerleşim politikasının diplomatik girişimleri boşa çıkardığı görüşünde:

“Alman Dışişleri, durumun giderek umutsuzlaştığı Ortadoğu’da nasıl bir tavır alacağını sonunda açıkça söylemek zorunda kalacak. Yeri geldiğinde İsrail’e de bazı şeylerin 'kabul edilemez' olduğu söylenebilmeli. İsrail’in yerleşim politikası işte böyle bir durum. Belki, İsrail tarafından Ortadoğu’daki bütün sorunların kaynağı olmakla suçlanan İran örnek oluşturabilir. İran’ın nükleer programını 'kabul edilemez' olarak niteleyen ama karşı adım atmayan, gördüğü saygıyı bir anda kaybedebilir. Almanya’nın İsrail politikası da aynı akıbete uğrayabilir.”

Fransız gazetelerinden Le Figaro, İsrail’deki yüzlerce Filistinli ile Hamas’ın elindeki İsrail askerinin takas edilmesi için Almanya’nın aracılığında yürütülen görüşmeleri şöyle yorumluyor:

“Hamas, uluslararası izolasyondan kurtulmak istiyor. Hamas örgütünün yüksek sayıda tutukluyu kurtarma şansının artması, Filistin özerk yönetimini daha da köşeye sıkıştırıyor. Nitekim Mısır, Filistin Özerk Yönetim Konseyi Başkanı Mahmud Abbas’tan uzaklaşmaya başladı. El Fetih’e bağlı silahlı grubun eski lideri Mervan Barguti’nin de serbest bırakılacaklar arasında yer aldığı doğruysa bu, Hamas’ın büyük başarısı olur. Barguti, artık El Fetih ile Hamas’ın barışmalarından yana çıkıyor ve Filistin özerk yönetiminin yeni başkanı olmayı umuyor. Barış müzakereleri tıkandığı için, bütün ümitler İsrail ile Hamas arasındaki dolaylı görüşmelerde. Gazze Şeridi’ne hâkim olup istediğinde gerginliği ortadan kaldırabilecek olanlarla somut görüşmeler başlatılacağa benziyor. Bu yürekli hamle desteklenmeyi hak etmiştir.”

Sol liberal İtalyan gazetesi La Repubblica , Avrupa Birliği'nin tepe yönetimi konusunda alınan son kararların ışığında Birlik bünyesindeki güç dengelerine değiniyor:

“Avrupa Birliği’nin tepe yönetimi için yapılan seçimlerin yönetmenliğini Almanya’nın yaptığı gözden kaçmıyor. Berlin yönetimi, siyasi ve ekonomik sarsılmazlığına güvenerek ağırlığını koyuyor. Bazen ‘değişken’ Fransa ile güç birliği yapıyor, bazen de ABD ile Çin arasında kendine bağlantı yolu arayan Rusya ile. Bayan Merkel, önemli hükümetleri gölgede bırakabilecek bir Konsey Başkanı istemiyor. Avrupa’nın yenilikçi ve rahatsızlık verici bir dışişleri bakanına kavuşmasını da. Avrupa Birliği’nin dış ve savunma politikalarıyla ilgili kararları bundan böyle de başkentlerde alınacak.”

Viyana’da yayımlanan Avusturya gazetelerinden Der Standard , Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’i konu alan yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Genç devlet başkanı, son zamanlarda ülkesinin geri kalmışlığını kendinden önceki Kremlin liderlerinden çok daha acımasız bir şekilde dile getiriyor. Medvedev, çığırından çıkan yolsuzluğu, hukuk devletinden uzaklığı ve hammadde ihracatına olan bağımlılığı, sefaletin başlıca nedenleri olarak sıralıyor. Putin’den farklı olarak Stalin döneminde işlenen katliamları da en sert ifadelerle kınıyor. Medvedev’in teşhisleri doğru ama yeterli değil. Devlet başkanı, selefi Putin ve onun danışmanları tarafından icat edilmiş olup mevcut şartları besleyen ve hatta değişmez hâle getiren güdümlü bir demokrasiyle yönetildiklerini dile getirmiyor.”

Basın özetlerimizin son bölümünü Kopenhag’da yapılacak olan dünya iklim zirvesine ayırdık. Avusturya gazetelerinden Die Presse, Danimarka başkentindeki zirveden karar çıkmasının beklenemeyeceği görüşünde:

“Bu karmakarışık ve bölük pörçük manzara karşısında Kopenhag’da neyin kararı verilebilir ki? Bu aslında teorik bir soru. Çıkış noktaları son derece farklı olduğu için Kopenhag’da hiçbir şeyin karara bağlanamayacağı bugünden belli. ‘Karbondioksit emisyonunu sanayi ülkeleri bu kadar, kalkınma halindeki ülkeler ise şu kadar azaltacak’, diye karar alınsa bile, bu nasıl gerçekleştirilecek? Asıl sorun burada. Fosil enerji bağımlısı dünyamız henüz büyük alternatifi bulabilmiş değil. Kısa zamanda bulamayacak da.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa