1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.10.2012- Alman basınından özetler

Yeni bir politikacı-medya skandalı ve Yunanistan'a tanınan ek süre, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Almanya, yine bir politikacının, basında çıkması öngörülen bir habere telefonla müdahale ettiği iddialarıyla çalkalanıyor. Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Horst Seehofer’in sözcüsünün, Sosyal Demokrat Parti (SPD) hakkında Almanya’nın ikinci kanalı ZDF’in Ana Haber Bülteni’nde çıkacak haberi engellemeye çalıştığı iddia ediliyor.

Basın turumuza Essen merkezli Westdeutsche Allgemeine Zeitung (WAZ) gazetesinin konuya ilişkin yorumu ile başlıyoruz.

“Hafta sonunda yaşanan ve ZDF çevrelerince diğer Alman basın yayın organlarına doğrulanan olay, iki türlü değerlendirilebilir. Birincisi: Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisi’nin sinirleri iyice zayıfladı. Bavyera’daki seçimlere bir yıl kala kaybetme korkusu tahmin edilenden de daha büyük. İkincisi: Kimileri, eski Cumhurbaşkanı Christian Wullf’un başına çorap ören, Bild gazetesi Genel Yayın Yönetmeni arayarak bir habere müdahale ettiği olaydan gereken dersi çıkaramadı. Güç sahiplerinin küstahlığı utanma sınırı tanımıyor. Kurnaz politikacı Horst Seehofer, durumun ne kadar büyük bir patlayıcı güç taşıdığını hemen fark etti ve savunma hamlesine geçti. Ancak bu, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Olayın kişiler üzerinde sonuçları olabileceği göz ardı edilemez.“

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

“Medyaya bu şekilde bir müdahale, geçtiğimiz yüzyıldan kalma bir etkileme biçimine benziyor. Yani, asıl önemli politik kararların arka odalarda alındığı dönemlerdeki tarza. Oysa Alman demokrasisi geçtiğimiz yıllarda ciddi anlamda belirgin yol aldı. Bu bir ilerlemedir. hatta bazen bu ilerleme o kadar ileri gitti ki, medya karar verici konumuna yükseldi. Ama tabii bu da bir gerileme anlamına gelir.”

Heilbronner Stimme gazetesi Yunan hükümetinin, tasarruf önlemlerini hayata geçirmek için kendisine iki yıllık ek süre tanındığı yönündeki açıklamasını yorum sütunlarına taşıyor.

"Ama bununla ana sorun henüz çözülmedi: Yunanlar kendi hükümetlerine olan güveni kaybetti. Üç partili koalisyon hükümeti verilen yanlış sözlerle iktidara geldi. Ücret kesintilerinden, en az emeklik maaşının düşürülmesi ve vergi zamları kadar az bahsedildi, bunların hepsi birer garanti olarak gösterildi. Ama bunlardan geriye hiçbir şey kalmadı, çünkü verilen tüm sözler zaten baştan beri yalandı.”

Die Welt gazetesinin yorumu ise şöyle:

“Bir kez daha müsamaha yani. Aynı zamanda da son kez. Çünkü sadece para birliğini değil, aynı zamanda birliği oluşturan ögeleri de dokunulmaz görmeye devam eden, kendini küçük düşürür ve şantaja açık hale getirir. Hem kendisine hem de uzun vadede Avrupa fikrine büyük zararlar verir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız