1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.06.2012 - Alman basınından özetler

Cuma günü bir Türk keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesi haftasonunda Alman gazetelerinde geniş yer aldı.

Süddeutsche Zeitung, “Amatörlük mü yoksa kötü niyet mi?” başlıklı yorumunda, “Fantom uçuşu Ankara'nın lanse ettiği şekilde günlük bir olaymış gibi görünmüyor” ifadesine yer veriyor. Yorumda Türk hükümetinin başlangıçta olayı yatıştırmaya yönelik açıklamalarda bulunduğu, söylemin pazar günü Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun açıklamalarıyla sertleştiği belirtiliyor ve Türk uçağının Suriye'deki tek Rus-Suriye ortak üssünün bulunduğu liman kenti Lazkiye yakınlarında uçtuğuna dikkat çekiliyor.

Die Welt gazetesindeki yorumda ise “Türkler Suriye'ye müdahale riskine mi giriyor?” sorusuna yanıt aranıyor. Boris Kalnoky imzalı yorumda Türkiye'nin söyleminin olaydan iki gün sonra sertleşmesinin, diğer ülkelerle yapılan istişareler ile bağlantılı olduğu belirtiliyor ve bu istişarelerde durumun Suriye'ye siyasî baskıyı artırmak için nasıl kullanılabileceğinin görüşüldüğü ileri sürülüyor. Yorumda askerî müdahalenin Türkiye'ye getireceği avantaj ve dezavantajlar irdeleniyor:

“Bölgede tek büyük Müslüman güç haline gelme, avantajlar arasında yer alacaktır. Türkiye yıllardır bu statünün peşinde. Ama sık sık bahsettiği ‘yumuşak güç' politikasıyla bunu şimdiye kadar pek başaramadı. Bu sefer ‘sert güç' göstermek gerektiğini düşünebilir. Ayrıca Suriye'de İran'ın etkinliğini sona erdirmek de Türkiye'nin işine gelir. Riskler ise büyük. Öncelikle ekonomik açıdan büyük önem taşıyan Rusya ile ilişkiler bozulur. Esad'ın devrilmesi Suriye'yi yıkıma götürebilir. Bu da Suriyeli Kürtlerin özerklik ilan ederek Irak'taki Kürtlere katılması durumunda Türkiye'deki Kürt sorununu kızıştıracaktır. Suriye'de İslamî bir radikalleşme Türkiye'de giderek güçlenen ama pasif kalan Türk Hizbullahına sirayet edebilir.”

Berlin'de yayımlanan tageszeitung gazetesinde yer alan Jürgen Gottschlich imzalı yorumda ise amacın Suriye'yi daha da köşeye sıkıştırmak olduğu belirtiliyor ve Türkiye'nin NATO'yu devreye sokma girişiminin ABD desteğiyle gerçekleştiğinin düşünülebileceği kaydediliyor.

“Suriye'deki iç savaş uzun süredir jeopolitik satranç tahtasının önemli bir taşı haline geldi. Amerikan yönetimi için Esad, Tahran'daki molla rejiminin üzerine dayandığı temellerden biri. Esad devrilirse İran'daki rejim de sallanır. Bu sadece İsrail'in değil, Suudi Arabistan ve Batı'nın müttefiki Körfez ülkelerinin de çıkarına. Suriye'de Ankara'ya karşı yükümlülükler üstlenecek yeni bir hükümet, Türkiye'nin bölgedeki en önemli güç olma hedefine giden yolda son adım olacaktır. Suriye ile ilgili poker son hız devam ediyor. Hiç kimsenin açık oynamadığı açıkça ortada. Cuma günkü uçak düşürme olayı Suriye'ye Batı askerî müdahalesinin önünü açabilir. NATO'nun salı günkü toplantısının ardından gözler Esad'ın son hamisi Rusya'ya çevrilecek.”

Frankfurter Rundschau'nun yorumu ise şöyle:

"Bu olay, Suriye yönetiminin nasıl aşırı derecede gerildiğini gösteriyor Geçtiğimiz hafta bir MİG 21 savaş uçağı pilotunun uçağıyla birlikte Suriye'den kaçması, Arap despotların son askerî kalesi olan hava kuvvetlerine bile artık güven olmayacağını gösterdi.”

Son olarak Bamberg kentinde yayımlanan Fraenkischer Tag gazetesinin yorumuna yer veriyoruz:

“Türkiye, Esad'ı gereksiz yere kışkırtmış olduğu suçlamasını hak ediyor. Bir savaş uçağını Suriye sınırının yakınında bile uçurtmak tamamen budalaca. Esad'ın bunu askerî tehdit olarak görmesine şaşmamak gerek. Suriye'de sinirler laçka olmuş vaziyette. Türkiye'nin sinirlerine hakim olması, başka provokasyonlardan hatta misillemeden kaçınması bu durumda daha da önem taşıyor. Gerginliğin kızışması tüm bölgeyi yangına sürükler.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Başak Sezen

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız