1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.05.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazeteleri, Fukuşima'daki kazada nükleer santraldeki iki rekatörde daha çekirdek erimesi olduğunun açıklanması ile Almanya'da EHEC adlı virüsün yol açtığı mide bağırsak enfeksiyonunun yayılmasına ağırlık veriyor.

default

Japonya'nın Fukuşima nükleer santralindeki iki reaktörde daha çekirdek erimesi olduğunun açıklanması basında geniş yer buluyor. Frankfurter Rundschau Japon hükümetini eleştiriyor:

"Fukuşima'daki kazanın üzerinden 75 gün geçtikten sonra, santrali işleten Tepco, 11 Mart'taki kazada açıklananandan daha fazla reaktörde çekirdek erimesi olduğunu teslim etti. Önemli değil. Nasıl olsa santraldeki nükleer ışınların etkisi birkaç milyon yıl sürecek, eksik bilgilendirmenin birkaç hafta sonra gelmesi sorun değil. Şimdi bu açıklamanın ardından bütün gerçeklerin ortaya çıktığına inanılmak isteniyor. Büyük olasılıkla aylar süren yalanlardan sonra bu olmayacak. Ancak Japon hükümetinin, hem kendisini, hem de dünyanın geri kalanını parmağında oynatan bu enerji şirketi hakkında ne yapma niyetinde olduğu merak ediliyor. Ancak belki de bu, halkın aptal yerine konulması sürecine başından beri ortak olan bir hükümetten beklenemez. Başbakan Kan 18 Mart'ta, durumun daha uzun süre kontrol altına alınamayacağını söylemişti. Burada Sayın Kan'a şu soru sorulabilir: Peki sizin uzun süre ile kasttettiğiniz kaç yıla eşdeğerdir?"

Neue Westfälische'nin yorumu da eleştirel:

"Krize yavaş yavaş alışan Japonlar reaktörlerdeki çekirdek erimesini tıpkı hava durumu haberine tepki gösterir gibi rahat karşıladı. Ancak uluslararası alanda, Japon hükümetinin yaptığı açıklamalara güvenilemeyeceği yönünde kötü bir izlenim doğdu."


Rheinische Post'un yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

"Japonya'daki nükleer kaza Batı dünyasını ağır biçimde sarstı, çünkü ülke dünyanın teknolojik açıdan zirvesinde görülüyordu. Ancak zaman içinde birçok başarılı, gözde firma ve bilim insanlarına sahip olan Japonya'nın, bilimsel araştırma ve geliştirme alanında geniş bir açığa sahip olduğu ortaya çıktı. Bu durum Tepco firmasını da kapsıyor. Tepco Almanya'daki işletmelerle kıyaslanabilecek bir firma. Ancak hasarın ardından sergilediği kriz yönetimiyle bu işin üstesinden gelme konusunda umutsuz bir vaka olduğu görüldü."

Bugünkü Alman gazetelerinde geniş yer bulan bir başka konu ise Almanya'nın kuzeyinde EHEC virüsünün yol açtığı mide bağırsak enfeksiyonunun can kaybına yol açması. Märkische Allgemeine virüsle ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Bu virüs nereden geliyor? Neden bu kadar tehlikeli, ölümlere neden oluyor ve bunun sorumlusu kim? Bu soruların yanıtları birkaç gün içinde açıklığa kavuşacak. O zamana dek de huzursuzluk sürecektir. Ancak bundan daha fazlası olmamalı. Yani paniğe kapılmak için bir neden yok. Sağlık daireleri alarma geçmiş durumda ve bu tehlikeyi ciddiye alıyorlar. Bu durum vatandaşların huzursuzluğa kapılmasına sebep oldu. Uzmanların verdiği bilgilere göre - ki bu yeni değil - bilinen risk grupları tehlikede: Yaşlılar, bebek ve çocuklar, kronik hastalıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar. Hem bu gruba, hem de diğer vatandaşlara virüse karşı izleyebilecekleri basit ama çok etkili bir strateji gösterildi: Hijyen kurallarına dikkat etmek ve yiyecekleri kaynatmak. Burada karşı karşıya olduğumuz düşman, birçoklarının inandırmak istediği gibi yönetilemeyecek, kontrol altına alınamayacak katil bir bakteri değil."

Mitteldeutsche Zeitung ise virüsle mücadelenin yollarının aslında bilindiğine dikkat çekiyor:

"EHEC virüsünün şiddetli biçimde ortaya çıkması, korkutuyor. Üç kişi öldü, bir kişi yoğun bakımda ve ölüm-kalım savaşı veriyor. Bilim insanları hararetli biçimde virüsün, her halükarda gıda alanında saklı olan kaynağını arıyorlar. Özellikle pişmemiş gıdaların yeterince yıkanmamasının virüse yol açtığı tahmin ediliyor. Bazı mutfaklarda hijyenik kurallara uyulması konusunda ihmalkar davranılmış olabilir. Sebze ve meyvelerin özenli bir biçimde yıkanması ya da soyulması, belki de tıpkı mutfakta çalışılmadan önce ellerin yıkanması gibi öğretilmeli. Tıpçıların bu eski kuralların yeniden ciddiye alınması yönündeki çağrıları, şimdi çok etkili bir biçimde doğrulanmış oldu."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız