1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.05.2004 - Avrupa basınından özetler...

Düsseldorf’ta çıkan Handelsblatt adlı gazete, ABD Başkanı George W. Bush’un Irak politikasını şu satırlarla değerlendiriyor:

"Bush, Irak’ta kazanması imkansız bir mücadelenin içinde. Ancak Başkan yine de rotada yapılacak bir iki ufak değişiklik ve imaj tazeleme ile durumu kurtarabileceğini sanıyor. ABD’nin BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu yeni Irak karar tasarısı da bu görüşün damgasını taşıyor ve ABD Irak’ta batağa saplanmamış izlenimi uyandırmaya çalışıyor. Ancak gerçekte Bush’un kazanması artık söz konusu bile değil. Birliklerini geri çekerse, hem savaşı, hem de büyük bir ihtimalle seçimleri kaybeder. Yok, durumun daha da kötüye gitmesini engellemek için örneğin bir iç savaşın önüne geçmek için birlikleri Irak’ta tutmaya devam ederse de, ABD bunun faturasını her gün giderek daha ağır bir şekilde ödeyecek; ölen askerler, kaybedilen saygınlık ve siyasi felç...Bush, bu durumda da koltuğunu kaybedebilir."

Rheinische Post gazetesi de Bush’un çıkmaz sokağa girdiğini belirtiyor:

”Bush yeniden seçilme mücadelesi veriyor, ancak Iraklı esirlere yapılan işkencelerin fotoğrafları ve Amerikan askerlerinin sürekli artan ölüm haberleri, popülaritesine ciddi bir darbe vurdu. Bush durumunu düzeltmek için dün halka seslendi, ancak çıkmazdan kurtulmuşa benzemiyor. İşkence skandalı Bush’un inanırlılığını önemli ölçüde zedeledi. Irak’ta demokrasi planları, son yapılan yanlışlar ile iyice zora girdi. Ama Bush yine de beş hafta sonra Irak’ı Iraklılar’a geri vermeyi planlıyor. Ancak tabii ki egemenliğin sadece bir bölümü devredilecek....Bush, ülkenin yeniden imarında BM’ye rol vermek istiyor, ama biraz göz boyama BM’ye yetmeyecek, örgüt haklı olarak Irak’ta güce ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Fakat bütün bu süreç yine de ülkede giderek artan şiddete yanıt değil: Irak Savaşı daha bitmedi.”

Alman iç siyaset alanında, Uluslararası Para Fonu’nun eski başkanı Horst Köhler’in dokuzuncu cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından gözler bugün Göç Yasası konusunda Başbakan Gerhard Schröder’in siyasi parti liderleri ile yapacağı görüşmelere çevrildi. Görüşmeler öncesi Neubrandenburg’da çıkan Nordkurier adlı gazetenin göçe ilişkin yorumu kısaca şöyle:

”Giderek daha az çocuğun dünyaya geldiği ve insanların - çok şükür ki – giderek daha uzun yaşadığı bir sanayi ülkesinde, düzenli bir göç kaçınılmazdır. Almanya uzun zamandan beri bir göç ülkesi, bu gerçeği görmezlikten gelmek bunu değiştirmiyor. Ancak buraya sadece ekonomiyi işgüçleri ve bilgileri ile desteklemek amacıyla insanlar değil, bazen sosyal güvenlik sistemine yük olacak kişiler de geliyor. Fakat en iyi göç yasası bile bu istismarı engelleyemez. Ama bu yasa ile ülkemiz, diğer ülkeler ile rekabette ihtiyacı olan taze kana kavuşabilir. Başta ABD olmak üzere, diğer ülkeler uluslararası terör tehlikesine rağmen bu gerçeği özümsemiş durumda.”

Artan petrol fiyatları da berlin’de çıkan Neues Deutschland gazetesinin yorum sütununa konu olmuş:

”Aslında petrol ve benzin, batılı otomobil sürücülerine fazla paraya malolmadığı zamanlarda da, kesinlikle ucuz değildi. Petrol üreten ülkelerde doğaya verilen zarar, tanker kazaları ve atmosferin ısınmasına neden olan aşırı tüketimi bugünkü fiyatla karşılamak mümkün değil. Ama artan fiyat, tüketimi ne kadar kısar, bunu tahmin etmek zor. Petrol sorununu çözmenin tek yolu var, o da tüketimi azaltmak. Daha fazla üretim, sadece gelip geçici bir çözüm olur.”

Avrupa basınına geçiyoruz. Rusya’nın başkenti Moskova’da çıkan Kommersant gazetesi, yeni Irak karar tasarısının ABD Başkanı Bush’un siyasi kariyeri için bir anlamda ölüm-kalım meselesi olduğunu belirtiyor. Yorum kısaca şöyle:

”Şu ana kadar Irak’taki sorumluluk sadece Başkan Bush’un üzerindeydi. Bush, Irak yüzünden hergün oy kaybediyor ve bu oylar Kasım ayında yeniden seçilebilmesi için büyük önem taşıyor. Bu yüzden Bush, çıkmaz sokağa giren Irak’ın kaderini BM’nin ellerine bırakmak istiyor. Yeni Irak karar tasarısı, Bush’un itibarını koruyabilmesi için son şansı. Herkes Irak’ta kann akmaya devam edeceğinin farkında. Ancak bu artık Başkan Bush’un sorunu olmayacak.”

Son olarak Belçika’dan bir yoruma yer veriyoruz. Brüksel’de çıkan La Libre Belgique , AB Anayasası üzerindeki son müzakereler hakkında şu yorumu yapıyor:

”Birliğe üye ülkelerin dışişleri bakanları, üzerinde tartışmalı noktalarda yine çekiştiler: AB Bakanlar Konseyi’nde kararların alınabilmesi için gereken çoğunluk, her üye ülkeden asgari parlamenter sayısı. Özellikle İspanya parlamenter sayısının arttırılmasını istiyor. Almanya’nın parlamenter kontenjanından İspanya’ya kayma olup olamayacağı yönündeki soruya Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’in cevabı gayet kesin 'tahayyül bile edilemez'. Pekala nereden gelecek bu sandalyeler? Diplomasi çevrelerinde parlamentonun büyütülebileceği bile söyleniyor."