1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

24.11.2008 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında mali kriz tartışmaları, ABD’nin yeni Başkanı Barack Obama’nın bugün açıklamayı planladığı yeni kabinesi ve üç Alman’ın Kosova’da tutuklanmasına ilişkin yorumlar geniş yer tutuyor.

default

Süddeutsche Zeitung mali kriz karşısında hükümetlerin fazla bir hareket alanı olmadığını belirtiyor yorumunda.

“Dünyadaki hiçbir hükümet küresel bir resesyona karşı koyamaz. Otomobil sanayii bunun iyi bir örneği. İnsanlar işlerini kaybetme korkusu nedeniyle yeni bir otomobil satın alma isteğini geri plana atıyorsa, hiçbir vergi indirimi ya da pirim fikir değişikliği yaratamaz. Ama devlet de yığınla üretilen otomobilleri kendisi satın alamaz ya da Opel gibi bir şirketi kriz süresince faaliyet alanını değiştirip örneğin kamuya ait yüzme havuzlarının bakımını üstlenmeye zorlayamaz. Gerçekte kendi hataları nedeniyle resesyonun daha da kötüleşmesini önlemek dışında siyasetin yapabileceği çok fazla bir şey yok.”

Financial Times Deutschland gazetesi ise vergi indirimi tartışmalarını ele alıyor.

“Merkel, kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik’in bir an önce vergi indirimine gidilmesi talebini reddediyor. Ona göre vergi mükellefinin üstündeki yükü hafifletmek için 2009 seçimlerini beklemek gerekiyor. Normal dönemlerde bu muhtemelen iyi bir seçim kampanyasının başarısı olarak görülebilirdi. Önce bütçeyi düzelten politikacı olmak, ardından hediyeler dağıtmak. Ancak normal dönemlerde değiliz. İktisatçıların tek tartıştıkları, Alman ekonomisinin önümüzdeki yıl hangi boyutlarda daralacağı. Yöneticiler işten çıkarma dalgaları bekliyor. Bazı otomobil üretim tesislerinde montaj bantları şimdiden durdu. Görevini ciddiye alan bir hükümetin hemen şimdi harekete geçmesi gerekir.”


Berliner Zeitung da özel tüketimin canlandırılmasının tek çözüm yolu olduğu görüşünde:

“Şu an ideali, özel tüketimi canlandırabilmek. Gerçi istihdam piyasasındaki riskler nedeniyle tüketicilerin ceplerine kalan paranın büyük bölümünü harcamak yerine tasarrufa yönelmeleri tehlikesi de var. Ama yine de tüketiciye yönelmek en doğrusu. Almanya’da yıllardır tehlikeli bir gidişat sözkonusu. Ekonomik verimde ihracatın payı on yıl içinde ikiye katlandı, tüketici harcamaları ise orantılı olarak geriledi. Bu nedenle sosyal harcamaların düşürülmesi şart. Vatandaşlar cüzdanlarındaki bu ek parayla tüketim için daha fazla harcama yapacaktır.”


Mainz’ta yayımlanan Allgemeine Zeitung’un yorum köşesinde ise yeni ABD Başkanı Barack Obama’nın yeni kabine planları ele alınıyor.

“Yoğun geçen seçim kampanyalarının ardından şu an ABD’de pragmatistlerin zamanı. Obama’nın kabinesi, şimdiye kadar basına sızan isimlerden anlaşıldığı kadarıyla, deneyim, bilgi ve memnun edici bir ideolojik serbestlikle bezenmiş tam bir yıldızlar ekibi. Obama bunu rekor tempoyla başardı ve Beyaz Saray’a giden yolu ne kadar büyük bir stratejik ustalıkla hazırladığını kanıtlamış oldu.”

Dresdner Neueste Nachrichten gazetesi ise Kosova’da AB binasına düzenlenen saldırı ile ilgili üç Alman’ın tutuklanması ışığında bölgedeki güvenlik durumunu ele alıyor.

“Kosova ve Avrupa Birliği için aslında faillerin kökeni ikincil önem taşıyor. Brüksel’i asıl endişelendiren, bağımsızlığını ilan eden Kosova’daki güvenlik vakumu. Genç devletin egemenliği ile ilgili süren tartışmalar ışığında, AB hukuk devleti misyonuna bağlı iki bin polis, avukat ve gümrük memurunun işlerine planlandığı gibi başlayıp başlayamayacakları belli değil. Bu otorite boşluğunda başkent Priştina’da, bir zamanlar Viyana ya da Casablanca’da olduğu gibi ajanlar ve her nevi dolandırıcı cirit atıyor.”