1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

24.10.2012 - Avrupa basınından özetler

ABD’de 6 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimleri, öne çıkan yorum konusu.

Sol liberal Macar gazetesi Nepszabadsag, televizyondaki toplam üç düellonun, daha önceleri silik bir tablo çizen Mitt Romney’nin kampanyalarına olumlu etkisi olduğu görüşünü savunuyor ve yorumunu şu satırlarla tamamlıyor:

“Romney, televizyon düellolarının seçmene yönelik çok büyük etkisini kullanarak, muhafazakâr sağ seçmen kitlesini merkeze çekmeyi başardı, böylece bu siyasi çevrenin kararsız seçmene daha az korkutucu gelmesini sağlamış oldu. Obama ile yaptığı maçın skorunu tersine çeviremediyse de, aradaki mesafeyi azaltmış oldu. Böylece başkan adayları yarışında sil baştan oldu.”

Fransız Le Monde, üç bölümden oluşan yorumunda özetle şu görüşleri savunuyor:

“Bir kez daha televizyon tartışmasını izlemiş de olsak, muhafazakâr adayın (Romney) en küçük yeni bir düşünce taslağına sahip olmadığını, orijinal sayılabilecek hiçbir şey, hiçbir vizyon görmediğimizi söylemeliyiz. Romney, Cumhuriyetçi Parti içindeki görüş ayrılıklarının kurbanıdır; çünkü parti yeni muhafazakârlar, ABD’nin kendi kabuğuna çekilmesinden yana olanlar, aşırı milliyetçiler ve realist kanat arasında gidip geliyor, ortak bir politik çizgiye sahip değiller.

Sol liberal İspanyol gazetesi El Pais de üçüncü ve son televizyon tartışmasının seçmenin eğilimlerini çok fazla etkilemeyeceği kanısında:

“ABD’nin dış politikaları dünyanın geri kalan ülkeleri için önemli bir konu. Ama Amerikan vatandaşları açısından istihdam piyasası, vergiler ve sosyal konular daha ağır basıyor. Aslında Obama ile Romney’nin dış politikadaki düşünceleri birbirinden çok farklı değil. Başkan Obama şimdiye kadar izlediği politikalarda genel anlamıyla daha akılcı bir rota izledi. Guantanamo esir kampını kapatamadıysa bile, ABD’ne sarsılan güveni yeniden inşa etti. Ama bu son tartışma seçmenin eğilimlerini çok fazla değiştirmeyecektir.”

Sağ liberal İtalyan gazetesi Corriere della Sera ise iki başkan adayının tartışmalarında Avrupa’nın tamamen unutulduğu üzerinde duruyor:

“Çin ve Rusya konusuna değinildi, Mitt Romney, başkan seçilirse Güney Amerika’ya daha fazla odaklanacağını söyledi, Obama da bu konuya ucundan değindi. Ama Avrupa Birliği ve ortaklarına ilişkin tık çıkmadı. Neden? Bu durum acaba iyiye mi, kötüye mi işaret? Avrupa ve ekoloji konuları tartışmalarda hiç dile getirilmedi. Cumhuriyetçi adaylar Ocak ayında AB’yi telaffuz etmişlerdi, ama sadece, Euro’nun kurtarılmasına tek bir Dolar verilmeyeceğini ilan etmek için!”

Rus gazetesi Kommersant, Başkan Obama’nın televizyon tartışmalarının sonuncusunda üstünlük sağlamasının, başkanlık yarışının sonucunu şimdiden belirlediği anlamına gelmediğini belirtiyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“Tartışmalar gösterdi ki, Romney vergi konularından daha fazla anlıyor. Dış politika konularında ise kâh Rusya’yı, kâh terör örgütü El Kaide’yi ABD’nin en büyük düşmanları arasında sayıyor. Obama tartışmanın başından itibaren hücum stratejisi uyguladı, Romney de bu ataklara etkili bir biçimde karşılık vermeyi denedi. Ama tüm bunlar genel izlenimi değiştirmiyor: Başkan Obama, Romney'nin tam bir jeo politika acemisi olduğunu kameralar önünde gözler önüne serdi.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız