1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

24.06.2010 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinden, Afganistan'daki NATO kuvvetleri komutanı General McChrystal'ın görevden alınmasının yankıları, Çin'in kur politikası ve BM'in Milenyum ara raporuna dair yorumlar seçtik.

default

Avrupa gazetelerinden derlediğimiz basın özetlerine Afganistan NATO kuvvetleri komutanı General McChrystal’ın bu görevden ayrılmasını konu alan yorumlarla başlıyoruz. Zürih’te yayımlanan Tages-Anzeiger adlı İsviçre gazetesi ‘Zirvede patlak veren skandalların bazen duruma açıklık getirebileceği ve siyaseti rahatlatabileceği’, görüşünde:

“Başkan Barack Obama’nın General McChrystal’ı merasimsiz bir şekilde azledişi de böyle bir hadiseydi. General ve kurmaylarının Başkanı ve maiyetindekileri hedef alan açıklamalarının mazur görülecek bir yanı yoktu. Bu nedenle McChrystal’ın azledilmesi sürpriz olmadı. Obama aynı zamanda, General McChrystal tarafından hazırlanan Afganistan stratejisine bağlı kalacağını da açıkladı. Bu strateji şimdiye kadar fazla bir şey getirmedi. Aksine Afganistan’daki durum giderek kötüye giderken Başkan da zamanla yarışmak zorunda. Askerî birliklerin Afganistan’dan çekilmesine önümüzdeki yıl başlanacağını kendisi duyurmuştu.”

Danimarka’nın Berlingske Tidende gazetesi ABD’nin Afganistan stratejisinin iflas ettiği görüşünü savunduğu yorumunda şu yargıya varıyor:

“ABD’ndeki yönetim zirvesinin geleceğin Afganistan stratejisi yüzünden, azledilen başkomutan ile Beyaz Saray arasında ‘savaş’ başlatacak kadar anlaşmazlığa düşmesi ihtiyatlı söylemek gerekirse, ‘endişe vericidir.’ Afganistan stratejisinin sadece yıkıntısı kaldı. McChrystal, Başkan ve onun danışmanları doğru strateji saptamakta zorlanıyorlar. Bu manzara, ABD ve müttefiklerinin bölgeye ilgili stratejileri açısından hiç de hayra alamet değil. Washington’daki anlaşmazlık Taliban’a yarıyor. Obama bir an önce Afganistan cephesine rahatlama getirecek yeni bir stratejik girişim hazırlamak zorundadır.”

Çin yönetiminin gerçekçi kur politikası izlemesi için yapılan baskılar karşısında para birimi Yuan’ı sınırlı dalgalanmaya bırakacağını duyurması Fransız Le Monde gazetesinden aktaracağımız yorumun konusu. Yorumda, Çin parasının revalüe edilmesinin taviz mi yoksa taktik mi, olduğu soruluyor:

“Pekin yönetiminin, para biriminin dalgalanma kurallarını değiştireceğini duyurmasının gerçek nedeni ABD ve Avrupa’da tam kestirilemiyor. Çin, kendi kriter ve zamanlamasıyla paraya esneklik getireceğini söylüyor. Ticari ortakları tarafından, ihracatı teşvik amacıyla parasını suni olarak düşük tuttuğu gerekçesiyle eleştirilen Pekin yönetimi Toronto zirvesinde suçlu sandalyesine oturmamak için böyle bir manevra yapmış olabilir. Amerikan Kongresi, bu mütevazı tavizin ikili ticaret bilançosundaki dev açığın azalmasına yarayacağından şüpheli.”

Diğer bir Fransız gazetesi, La Croix ise Birleşmiş Milletlerin Milenyum ara raporunu yorumluyor:

“BM raporuna göre, kampanyanın başladığı 2000 yılından bu yana dünyadaki aşırı fakirlik çeken ve günde bir dolardan az parayla geçinmek zorunda olanlar, nüfusun artışına rağmen, azaldı. Bu cesaret verici haber zengin ülkelere, ekonomik krize rağmen açıkla mücadeleyi sürdürmeleri için verilmiş bir mesajdır. Hatta daha da ileri gidilip uluslararası seferberlikle fakir ülkelerin ekonomik kalkınması garanti altına alınabilir. Kalkınma yardımlarının artırılması, zengin sanayi ülkelerinin menfaatinedir. Çünkü küresel güvenliği tehdit eden gelişmeler çoğu zaman dünyanın en fakir bölgelerinde baş vermektedir.”

Sol liberal İngiliz gazetesi The Independent’in Fas’taki balina avcılığı konferansının başarısızlığa uğramasını konu alan yorumuyla basın özetlerine son veriyoruz:

“1986 yılında imzalanan balina avını yasaklama anlaşması her yıl on binlerce balinanın hayatını kurtardı. Nesli tükenmek üzere olan balina türlerinin bugün de okyanuslarda yüzmesini o anlaşmaya borçluyuz. Avlanma yasağının yumuşatılması bu tarihi süreci tersine çevirir, Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu'nu da bir koruma kuruluşu olmaktan çıkarıp hammadde idaresine dönüştürürdü. Komisyon’un yeniden toplanması bir yıl alacak. Ama avlanma yasağının gevşetilmesinde ısrar eden Japonya’nın baskısı azalmayacak. Hatta Japonya pervasızca, kalkınma yardımı karşılığında gelişmekteki ülkelerin desteğini satın almıştı. Umalım, bir sonraki konferans da başarısızlığa uğrasın.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa