1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.10.2010 - Avrupa basınından özetler

Spekülatör bankalarını kurtarayım derken gırtlağına kadar borca batan İrlanda’nın, son çare olarak Avrupa istikrar fonundan yardım istemesi, Avrupa basınında öncelikle ele alınan yorum konusu.

default

Fransız Liberation gazetesi İrlanda mali yardımlarını şöyle değerlendiriyor:

“Vergi cenneti haline gelen ada devleti sonsuz refah hayalleriyle yaşıyordu. Ama mucize sadece on yıl sürdü. İrlanda çılgınlık yıllarının faturasını ödüyor. Batık bankalarını kurtarabilmek için önce Avrupa Merkez Bankası’na avuç açmıştı. Şimdi de Avrupa Birliği ile Uluslararası Para Fonu’nun kapısını aşındırıyor. Piyasa havarileri iflastan kurtarabilecekleri devlet ve vergi mükellefi bulmaktan memnunlar. Tezleri malum. Avrupa bankaları arasındaki kenetlenmişlik, tek bir bankanın ayağının takılması durumunda bütün Avrupa bankacılık sisteminin kapaklanabileceği. Finans dünyası zafer edasıyla, risk ve ceza korkusu olmadan kumar oynamaya devam ediyor.”

İrlanda’da başlayan yangının bütün Avrupa’yı tehdit ettiğini yazan İtalyan La Repubblica gazetesinde ise şu satırları okuyoruz:

“İrlanda hükümetinin Avrupa istikrar fonundan yardım talep etmesi ve Avrupa maliye bakanlarının bu talebe beklemeden olumlu yanıt vermeleri piyasaları sakinleştirmeye yetmeyecektir. İstikrar fonunun ilk kez müdahaleye çağrıldığı anda yardımın psikolojik etkisi uçup gitmişe benziyor. Dublin’e yapılacak mali yardımın krizin bulaşma tehlikesini savuşturmaya yetmemesinden korkuluyor. Avrupa Komisyonu’nun Ekonomik ve Mali İşlerden sorumlu üyesi Olli Rehn’in de dediği gibi, ‘İrlanda yangınının bütün Avrupa ormanını sarmadan söndürülmesi’ şart.”

İspanyol gazetelerinden El Pais borç krizini konu alan yorumunda İrlanda’nın vergi dampinginden vazgeçmesi gerektiğini yazıyor:

“Finans piyasalarındaki fırtına bir türlü dindirilemiyor. Avrupa Birliği’nin İrlanda’yı kurtarma operasyonu piyasalarda kuşkuyla karşılandı. Borç krizinin başka ülkelere sıçrama tehlikesi önlenebilmiş değil. İrlanda hükümeti kriz şartlarına uymayan, yıkıcı bir politika uyguluyor. İflas halindeki bankaları için yardım istemekte bu kadar tereddüt etmemeliydi. Bunun mantıki sonucu olarak Almanya ve Fransa Dublin yönetiminden vergilerin arttırılmasını talep ediyor. İrlanda’daki şirketler maliyeye başka Avrupa ülkelerinin yarısı kadar vergi ödüyor. Avrupalı vergi mükellefinden İrlanda’nın dampingciliğini teşvik etmesi beklenemez.”

İrlanda krizine kötümser açıdan bakan Die Presse adlı Avusturya gazetesi, Euro denemesinin iflas edip etmediğini soruyor:

“Avrupa Birliği şimdi İrlanda’yı değil, İrlanda bonolarına muazzam paralar yatıran bankaları kurtarıyor. Öncelikle Alman ve İngiliz bankalarını. Yoksa, Euro bölgesinde yer almayan İngiltere kurtarma operasyonuna katkıda bulunmazdı. Yunanistan krizinde de öncelikle Alman ve Fransız bankaları kurtarılmıştı. Kördüğüm çözülemezse bu, Euro’nun sonuna kadar böyle devam edip gidecek. Ya piyasa ekonomisi kurallarını sisteme entegre etmenin bir yolunu bulup devletleri ekonomik disipline zorlamak için devlet iflaslarında parayı alacaklılara ödeteceğiz. Ya da Euro denemesi büyük bir patlama ve muazzam kayıpla sone erecek. Dümeni kırmak için fazla vakit kalmadı.”

Hollanda gazetelerinden de Volkskrant Euro krizinin Avrupa Birliği açısından siyasi riskler de taşıdığına dikkat çektiği yorumunda, Avrupa aleyhtarlarının ekmeğine yağ sürüldüğünü vurguluyor:

“İrlanda nispeten kısa sürede mali istikrar fonunun koruması altına alınabildi. Ama problemlerin bununla ortadan kalkması umudu gerçekleşmeyecek. Yunanistan ve İrlanda uzun yıllar kemerler sıkılı yaşamak zorunda kalacak. Popülist direniş bu ortamda yeşerme imkanı bulacak. Beklenen sosyal huzursuzlukların suçunu Avrupa Birliği ile Uluslar arası Para Fonu’na atmak, hükümetlerin işine gelecek. Onlar bunu yapmazsa, Avrupa aleyhtarlığını körükleme görevini muhalefet üstlenecek.”


Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa