1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.08.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında, Suriye Devlet Başkanı Esad'ın çekilmesi olasılığı, İran-ABD gerginliği, Almanya'da kanser kayıt sistemine ilişkin yeni yasa tasarısı ve sünnet yasağı konuları ele alınıyor.

Bugünkü Alman basınında, Suriye Devlet Başkanı Esad'ın çekilmesi olasılığı, İran-ABD gerginliği, Almanya'da kanser kayıt sistemine ilişkin yeni yasa tasarısı ve sünnet yasağı konuları ele alınıyor.

Berlin'de yayınlanan Tagesspiegel, Suriye Devlet Başkan Yardımcısı Kadri Cemil'in Moskova ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar ışığında Beşar Esad'ın olası geri çekilmesi konusunu değerlendiriyor.

“Bu, Suriye'de değişimin başlangıcı olabilir. Suriye Devlet Başkan Yardımcısı Kadri Cemil, Moskova'da Devlet Başkanı ya da kabaca diktatör Beşar Esad'ın çekilmesi konusunun müzakere edilebileceğini söyledi. İşaret belli ve görmezden gelinmesi mümkün değil. Çünkü verildiği yer ve zaman açısından, işaretin kime verildiği aşikâr. İki hafta içerisinde iki kez Moskova'yı ziyaret eden Devlet Başkan Yardımcısı'nın sözleri dikkate alınmalı. Eksik olan tek şey Putin'in Esad'ı davet etmesi ve onu orada saklaması.”

Hamburg’da yayımlanan Die Zeit gazetesi, tartışmalı nükleer programı nedeniyle İran ile ABD arasında yaşanan gerginliği yorum sütunlarına taşıyor:

“Görüşme turlarını bir biri ardına bloke eden İran rejimi, görünüşe göre aldırış etmeden zamana oynuyor. George W. Bush'tan Barack Obama'ya kadar başkanlarının bu durumu ‘kabul edilemez' olarak nitelediği ABD'nin de zamanı henüz bitmedi. Zira baskı, diplomasi ve siber saldırılar gibi yöntemler henüz tükenmedi. Peki, bu durum ne zaman sona erecek? Tam da Hamaney inşaat emrini verdiği zaman. İsrail'in kopardığı yaygara da dinî lideri bundan alıkoyamayacaktır. Ne var ki ABD'nin bombardıman gemileri ve uçak gemileri daha farklı bir dil konuşuyor.”

Almanya Sağlık Bakanı Daniel Bahr, erken teşhis imkânını arttıracak ve kanserle ilgili verilerin daha verimli şekilde toplanmasına olanak sağlayacak yeni bir yasa tasarısı sundu. Yasa tasarısı farklı kliniklerde tutulan kanser kayıtlarının federal düzeyde ortak bir standarda kavuşturulmasını öngörüyor. Buna göre kayıtların teşhis, tedavi, tedavi sonrası kontrol ve nüks vakalarını detaylı olarak belgelenmesi hedefleniyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung'un konuyla ilgili yorumunu dinliyoruz.

“Yeni kanser kayıt sistemiyle hangi tedavinin en iyisi olduğu, nerede kötü muamelede bulunulduğu, tedavi sonrası ne tür hastalıkların ortaya çıkabileceği ve bir kanser tedavisi sonrası yaşam kalitesinin nasıl olduğu gibi sorulara yanıt bulunması bekleniyor. Bu tarz veri toplamanın bilimsel açıdan faydası uluslararası açıdan kanıtlanmış durumda. Bunu, meme ve kolon kanseri tedavisindeki ilerlemelerde görmek mümkün. Potansiyel hastalardan başka kimin bu tür verilerden daha fazla çıkarı olabilir? Sağlık sigortası şirketlerinin kanser kayıt sisteminin yürürlüğe gireceği eyaletlerde ne kadar ödeme yapması gerektiği konusundaki tartışmalarda herhangi bir söz hakkı yok. Kayıt sisteminin yılda 60 milyon euroya mal olması bekleniyor. Bu da vatandaş başına 1 euro ediyor. Bunu kim istemez ki?”

Köln Eyalet Mahkemesi’nin çocukların Almanya’da dinî amaçlı sünnet edilmesini yaralama olarak kabul eden kararı, Alman Etik Kurulu’nda kapsamlı bir şekilde tartışılacak. Nürnberger Zeitung sünnet yasağı konusunu ele alıyor:

“Acısız! Gelecekteki tartışmalarda bu konu gündeme gelecek. Sünneti yasaklamak din özgürlüğüne müdahale demektir. Çünkü böyle bir yasak, pek çok dinde bebeklik yaşında düzenlenen kabul törenlerinden kaçınılması ile aynı anlama geliyor ki bu da sonuçta Hrıstiyanlıktaki vaftizi etkileyebilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız